“Kiautschau bölgesinde korkunç bir kuraklık oluyor ve yöre halkı umutsuzluk içinde… Katolikler, protestanlar, yağmur için dua ediyorlar, Çinliler kutsal ateş yakıyorlar… Fakat hiçbiri işe yaramıyor…
O zaman “Yöre Konseyi”, iç bölgelerden, Schantung’dan bir uzman, bir YAĞMURCU getirtmeye karar veriyor…
kendisini şehir kapısında karşılamaya geliyorlar ve soruyorlar:
“Sizin için ne yapabiliriz? Arzunuz nedir?”
“Şehir dışında küçük bir ev verin ve beni rahatsız etmeyin!”
yağmurcu, küçük bir bahçeyle çevrili evine çekilip üç gün ortalıkta gözükmüyor… Dördüncü günün sabahı lâpa lâpa kar yağmaya başlıyor; bu mevsimde kar, en iyimser umutları bile aşan bir hâdise…
halk büyük bir coşku ile sokaklarda bağırıyor:
“Yağmurcunun işi bu, yağmurcunun işi!”
Şehirden geçen arkadaşım, bu adamı görmeye gidiyor ve kendisine bunu nasıl becerdiğini soruyor…
çinli, büyük bir tevazu içinde cevap veriyor:
– “Oh! Bunu çok kolay açıklayabilirim.
Ben Schantung’tan geliyorum; orada yağmur düzenli yağar, herşey düzenlidir, bu sebeple ben de düzen içindeydim. Kuraklığın hüküm sürdüğü Kiatschau’ya geldim, burada herşey düzensizdi, benim de düzenim bozuldu.
Bu sebeple, sakin kalabileceğim ve DERiN DÜŞÜNCEYE DALABiLECEĞiM bir ev istedim. Üç gün-üç gece kendi kendime çalıştım ve eksik olan düzen yeniden kuruldu; kurulunca da yağmur yağmaya başladı!” https://galeri.uludagsozluk.com/r/2487617/+
Yağmur, doğanın en sessiz ama en etkili dilidir. Bir damla düşerken gökyüzünden, hem yeryüzünü hem de insan ruhunu dokunur. Yağmurun sesi, bazen bir ninni gibi sakinleştirir, bazen de ritmik bir davul gibi kalpte yankılanır. Gökyüzünden süzülen bu su, sadece toprağı değil, bazen insanın iç dünyasını da ıslatır; biriken duyguları, unutulmuş hatıraları ve gizli özlemleri yüzeye çıkarır.
Yağmur, hüzünle, yalnızlıkla, özlemle özdeşleşir. Pencereden dışarı bakarken yağan bir yağmur, çoğu zaman insanı içsel bir yolculuğa davet eder. Her damla, bir anıyı hatırlatır; bir dostu, bir kaybı, bir mutluluğu ya da bir hayali yeniden canlandırır. Yağmur, sessiz bir anlatıcıdır; sözcüklere gerek kalmadan duyguları aktarır.