14 15 yaşlarında iken normalde çok mantıklı ve aklı başında olan anneyi saat gece 2de havuza kıyafetleriyle atlatmak. Alkollü olmasının da etkisi vardı ama normalde havuza atlamazdı bile merdivenlerden girerdi siz düşünün. Sora o da bana gazı verip atlatmıştı gerçi.
3 yaşındaki erkek kardeşin, sakızını kaybettiği için yaklaşık 15 dk. ağlaması
ve 15 dk sonra sakızın bulundu yerin yine 3 yaşındaki erkek kardeşin ağzı olması.
(bkz: yusuf)
60 yaşındaki amcam bunkie jumpıng yaparken çook cool çok adrenalin salgılıyoruz diye zıplayan gençlere bakıp' ayağınızda ip bağlı ne olacak diye kızar'. 'Sen ne anlarsın dayı çok tehlikeli' diye çıkışan genci itekleyip iki dakika sonra boşluğa süzülür.
penceren dışarı çıkması için sineklikle hava yapıp göndermeye çalıştığım kocaman kara sineği, karşıdan bana doğru büyük bir hızla gelirken sineklikle üzerine bir tenis topu misali vurmamla sineğin 2 metre soldaki cama yapışıp ölmesi.
işin garibi önceki gün elime bir tenis raketi almış artistik haraketler falan çalışıyordum ama top yoktu. sineğe kısmetmiş.
bir biyoloji sınavı öncesi hoca sınıfa girer tam kağıtları dağıtmak üzere.
- çocuklar sınav esnasında çok dikkat edicem bu kez en ufak bi hareket yapanın kağıdını alırım.
+ neden ? (sınıf gülmeye başlar)
sınavın son dakikaları artık benim saatime göre 10 dk var yinede bi hocaya sorayım diyorum.
+ hocam kaç dk var?
- 5.
+ neden?
- ...
(sınıf tekrar yarılır halbuki sorduğum 2 soruda gayet mantıklı ama tabi anlayamıyorlar ki. )
bir din sınavı.
+ hşşt 22 22 ?
-... ( ağzıyla bişeyler yapıyo.)
+ anlamadım nee? (hoca bu sırada kıllanmaya başlıyor. )
-Allaaaaaaahh.
(böylelikle cevabın A şıkkı olduğu anlaşılıyor. asdfghjklş)
2007 yılı ekim ayı.. çalıştığım şirket taşınma sürecinde, ne var ne yoksa kolilenip yeni binaya taşınıyor. yeni binada keşif yaparken bir köşeden patır kütür sesler geliyor ve o tarafa yöneliyorum. kolileri taşımakta olan hamal arkadaşlar ellerindeki kolileri sağa sola fırlatıp üzerlerinde tepiniyorlar, üzerinde tepindikleri koliler de içlerinde lcd monitörlerin bulunduğu koliler.
yanlarına yaklaşıp soruyorum; "kardeş siz napıyorsunuz?"
hamal kardeş: begefendi üzerinde "gırılacak" yazıyir..
işyerini koruması için bir köpek alınır. işyerinin önüne bir köpek kulübesi yapılır, köpeğe de bir tasma takılır. sabah olup işe gelindiğinde kulübenin ve köpeğin tasmasının olmadığı görülür. köpek kendini bile koruyamamıştır. akabinde işyeri sahibinin köpekten özür dilemesi vardır. köpekle ilgilenmediği için köpeğin ona ceza verdiğini düşünen bir patron söz konusudur.
olay bugün öğlen başıma geldi.çöp tenekesi gibi bir bilinçaltına sahip olan ben yine etkilenmişim bir şeylerden rüyamda film tadında bir maceraya koşuyorum.silahlı bir saldırının tam ortasındayım,vuruluyorum.hani gerçekten hissettiğiniz olur ya acıyı vücudunuzda öyle bir vaziyetteyim.karnımdan et parçaları kopmuş,kanın aktığını hissediyorum,kendimi binanın dışına atmaya çalışıyorum ve sokak ortasında yığılıp kalıyorum.o sırada birden kulağıma arapça dua okuması gelmeye başlıyor ve her seferinde ses daha da yakınlaşıyor.anlıyorum ki öldüm ve sonraki aşamaya geçiş yapmaktayım.demek ki böyle oluyormuş diyorum kendi kendime ve gözlerimi aralıyorum.neyse sadede geleyim;meğerse gözlerimi aralamam uyanmama işaretmiş.sağolsun bizim dini bütün komşu çıkmış balkona cuma vakti diye okumaya başlamış.tamam adam oku da beni buldun üfleyecek.öldüm sandım resmen.
okuldayken sıra arkadaşımla tenefüse çıktık. bu sırada tv özelliği olan telefonumu istedi, verdim. işi bitince telefonu bana geri verdi ama tuş kilidi yapmadan verdi. farketmedim telefonu cebime attım. ders başladı, okulun en yaşlı ve en sakin hocasının dersi olduğundan sınıfta gırgır şamata almış başını gitmekte.
arkadaşım: wws, bir kadın sesi geliyor !
wws: normal abi, sınıfta herkes konuşuyor...
a: hayır ya öyle değil alttan geliyor ses !
wws: altta sınıf var kızım, normal ses gelmesi, manyak mısın ?!
a: Ya hayır öyle değil diyorum sana kadın sesi geliyor ! (bu sırada kulaklarını filan kapatıyor şaşkın şaşkın suratıma bakıyor..)
wws: saçmalama, alttaki sınıftan geliyordur ses...
a: ya wws dur ses geliyo işte ! off başka kimse duymuyor mu bu sesi !
(deyip sıranın altına bakmak üzere kafasını bacağıma koydu.)
a: telefonunu çıkar !
wws: niye ? telefonum ne alaka şimdi ya !
a: telefonundan geliyor ses !
wws: yanlışlıkla birini mi aradım acaba...
çıkarttım telefonu, tv açılmış. derya baykal 'ın sesiymiş gelen.
telefonların yeni çıktığı zamanlar arkadaşın telefonuna bakarken 1 cevapsız çağrı yazısını görmem seni çağrı aramış demem akabinde arkadaşın salak o telefon çağrısı manasına geliyo demesi ama bakınca arayanın gerçekten çağrı isimli biri olması.
iftara yakın bir zamanda felç olan trafiği ışıklarda daha da batıran bir sürücü ile münakaşa etmeye başlıyorum, lakin dilimi arılar soksun ki sinirlenince konuşamıyorum, saçmalıyorum.
cey-yürüsene kardeşim, ne sağdasın ne solda çekil de geçelim.
adam-kes be kadın.
cey-sik git.*
adam- dumur!
cey-yani defolsana gitsene kardeşim.
biraz önce mynet okeyde herkes kendini tanıttı bende adım samuel 25 yaşım diyerek başladım ve skeçin tamamını arka arkaya yazdım. tüm masa bana samuel diyor ve an itibariyle küba hakkında sorular alıyorum. *
fotomaç tan transfer haberlerini okurken baya yarılıyorum.
örnek vermek gerekirse.
-ronalda: "aziz başkan senin için gelirim" dedi. yarin istanbulda olacak.
-galatasarayda iç gerginlik fatih terim 9 ismi gönderecek.ayrıntılar 8. sayfada
gibi gibi. tabi ne ronaldo gelir nede 9 isim kadro dışı bırakılır.
fotomaçta hala en çok satılan spor gazetesidir ki asıl buna yarılırız.
arkadaşım elbisesini daraltması için terziye vermiş ve terzi de elbiseyi mahvetmiştir. o sinirle beni arayan arkadaşımın konuşmanın sonunda telaşla "ayy telefonumu terzide unuttumm" demesi yeterince yarmıştır.*
ilk kez eve lig tv almanın heyecanıyla,ligin ilk maçında arkadaşlar eve çağırılır.malum alkol de var.*arkadaşlardan biri de tam karikatürdür.*malum arkadaşın tuvaleti gelmiştir.tuvalete gitmek ister,giderken dengesini sağlayamayıp düşer,kolunun üstüne düşmüştür ve kilosunun etkisiyle kolunu kırar.bütün herkes apar topar yanına koşar ve acıdan mı yoksa korkudan mı bilinmez arkadaş bayılır.apar topar hastaneye götürülür ve yarım saat sonra gözlerini açar,kolu kırıldı diye 8 ay uyutulduğunu düşünüp, doktoru bile gülmekten altına sıçırtan şu sorusu gelir:
Kafede tanışma amaçlı masasına gelmek istediğimi işaret ettiğim kız, yüzük parmağındaki yüzüğü göstermek isterken orta parmağını gösterdi. Neyse ki her iki durum da benim için aynı anlama geliyordu...
kafede tanışma amaçlı masama gelmek istediğini işaret eden erkeğe, yüzük parmağımdaki yüzüğü göstermek isterken orta parmağımı gösterdim. neyse ki her iki durum da onun için aynı anlama geliyordu.
allahın zımbası için ofisi birbirine katan elemanın kendisi için manevi değeri olduğunu iddia ederek (zımba ulan zımba neyin manevisi neyin değeri bu?)çılgına dönmesi, müdüründen çaycısına herkesi zan altında bırakması, saatlerce söylenmesi, bir hışımla işyerini terk edip aynısından almak üzere kırtasiyenin yolunu tutması ve bulamaması, zımbanın elemanın dolaptaki dosyaları karıştırıken şongurt deyu ayağına düşmesi hadisesidir. kopardığı fırtına için ofisteki tüm çalışanlara öğlen yemeği ısmarlaması da ayrı komedi. lan oğlum o nasıl bir manevi değerdir lan.
kendisi teğmen olan enişte beyin anlatmış olduğu olaya göre; dönemin *kara kuvvetleri komutanıerdal ceylanoğlu ve beraberindeki birkaç üstdüzey komutan rutin denetimler için yakın bir zamanda bahsi geçen taburu ziyaret edecektir. Bu önemli ziyaret öncesi askerler toplanır, hepsine tek tek gelecek olan komutanların isimleri öğretilir ki, komutan gelip sorduğunda zor durumda kalınmasın. Gel zaman git zaman komutanlar gelir. Erdal ceylanoğlu, askerlerin karşısına geçer. Nasılsın asker? Soğğoooolll! Faslından sonra içlerinden birisini yanına çağırır. adam kara kuvvetleri komutanı, boru mu? Herkes titriyor ama asker rahat işin garibi. Aralarında geçen diyalog; (erdal ceylanoğlu:ec asker:a)
ec: söyle bakalım asker; Beni tanıyor musun? a: tanıyorum komutanım. Ec: kimim ben? Adım ne benim? A: adınız erdal komutanım. Ec: soyadım? a: valla soyadınız da bi hayvanoğluydu ama tam çıkaramıyom şimdi komutanım!