semtte oturmaktayız. bayağı bildiğiniz manyak kalıbına uyan bir abimiz olan necük abi başından geçen hikayeyi anlatmaya çalışmaktadır.
necük abi: usta geçen gün hacıosman bayırı'ndan iniyorum, hızım 150 km, havada deli gibi yağıyor ( altında jawa motor vardır*)
abi1: ya necük atıyosunda biraz düzgün at kardeşim, hacıosman bayırı, sen, jawa motor ve 150 km?
necük abi:ya hani 150 olmasa da 140 falandı.
abi2:(anlattırmazlar bir türlü olayı)ya necük git işine abicim ne 140'ı iyice salladın şimdi.
necük abi:tamam 140 yoksa bile 130 falandı hızım. neyse .....
abi3:necük yeter lan sıkma bu kadar, çocuk mu var karşında biliyoruz senin ne olduğunu!
necük abi:(olayı anlatamaz ve kimseyi inandıramaz tam anlamıyla dellenir) 120'den aşağı inenin anasını s*ikerim..
- lan mig 29 alsin tsk en iyi
+ mige kafam girsin en iyisi f-16
- ne f 16'i olum. cocuklara dagitmaya basladilar onu
+ he su ucaklarin kapismasi dogfight miydi la?
- evet
+ o zaman f-16 dogfight'ta mig 29'u ters dondurur.
- ama o zaman hardcore dogfight olur.
+ asdkjandakldas
simon perez burada duyma sorununun oldugunu anlatmistir.
- bak yaslisin, cok bagiriyosun, bi korum bi de kutsal toprak kor. ve siz anca cocuk oldurmeyi bilirsiniz. bakin tevrat ne diyor oldurme! bakin bir mektup... bundan sonra, davos benim icin bitmistir.
+ pardon simdi duyma cihazlarimi taktim ne oldu rte nereye?
- ...
ev satışından kaynaklanan ödemede alıcı ile satıcı arasındaki diyalog.
a:alıcı
s:satıcı
s-şu 150 tl yi de çek ver bana.
a-yok ne verecem o kadar para verdim.
s-ama tapudaki masrafları da ben ödedim oradan zarar ettim.
a-ben ödedim ya görmedin mi?
s-neyi sen ödedin ben ödedim işte.
a-rüşveti ben verdim ya!!!
s-!!!!! (sesi kesilir)
aile fertleri ile arabaya doluşulmuş abanta pikniğegiderken yolda bir hamile bayan kırımızı ışıkta karşıya geçerken.
babanın cümlesi.
-o ablam orta katı kirayı vermiş.
+abi biraz para versene
-siz para harcamayı çok iyi bilirsiniz.
+abi cips alacağım ya baharatlı hem de!
-kur'an "israf etmeyeceksin" diyor!
+abi hadi ya bir an önce alıp geleyim şu cipsi!
-daha da gelmem yanına! *çaat*"kapı kapanır"
+oha! anne! oğlan tayyip çıktı be ?
biri 5 diğeri 9 yaşında iki kardeşin konuşmaladır. fast food yapan bir dükkanın önünde gerçekleşen konuşma:
- abla sanviç ne demek?
- ekmek arası demek.
- peki abla tost ne demek?
- iki ekmek var arasına kaşar sucuk falan koyuyolar. okula gidince bol bol yersin
- goralı ne demek?
- uzaylı demek.
- nasıl yani
- öyle işte.
bu gece 1-2 saatleri civarında habertürk kanalı muhabiri istanbu atatürk havalimanında rte'yi bekleyen insanlarla röportaj yapmaktadır. yaşlı bir teyze ile yapılan röportaj sırasında.
- bugün ayten teyzenler geldi.
+ sebep?
- amcan öldü ya onun için gelmişler.
+ e oha adam nerdeyse geri gelicek daha yeni mi gelmiş akıllarına taziyede bulunmak.
babam: ver ordan 6 tane.
simitçi: abi sana 7 tanesini 2,5'a yaparım
babam: iyi hadi bakalım.
ben: baba 7 simit 2.45 yapıyor.
babam: o 5 kuruş onun hakkı.
kuzenle sinemaya gidilmiştir. filmin saati geldi ve girdik salona, koltuklarımıza da oturduk. reklamlar veriliyor, film başlamak üzere.
- haci film güzel diyorlar ama he. bence pişman olmucaz.
- bencede abi. zaten fragmana felan baktım fena degil.
- evet evet güzel ya.
- kuzen bişi sorcam
- ha ?
- biz hangi filme geldik lan? ( son derece ciddi)
- ... ?? ayakta kal
- ha dogru ya...
tanım: iş arkadaşımla fi tarihinden kalma bir evrağın peşine düşüp, her şeyin yedeğini alan * kurumumuzun arşiv odasından çok her şeye benzeyen lakin arşiv diye geçen odanın altını üstüne getirdiğimiz gün yaşanan diyaloğun örnek olabileceğini düşündüğüm diyaloglar bütünüdür. *
/ ya nerde bu salak?
- uff şurdaki klasörlere de bakalım.
/ ohaa klasörün içinden düdük * çıktı.
- oda bir şey mi? şu dolaptan klozet kapağı çıktı.
/ yuh ahada pisuvar.
- * yok be o borudan temiz su geçiyor. pis değil.
not: bu diyalogdan sonra arkadaşım artık arşive girmiyor. *
der meister'in bir arkadaşısı, istanbul'a gidecektir kendisine gitar almak için. bu olayı fırsat bilen kahramanımız, "bana da baget kap gel" der. arkadaş bagetleri aldıktan sonra mesaj atar. olaylar gelişir..
- meister aldım bagetleri.
+ hadi ya çok sağol, nasıl bişey?
- 5b bildiğin baget işte, güzel bişey.
+ kaç para ki?
- 5 lira.
+ e çok ucuzmuş ama, dayanmaz o.
- bi tane daha vardı ama o fosforluydu, 10 dolar.
+ dolar mı?
- evet 10 dolar yazıyodu. kırmızı yeşil fosforlu, ondan alacaktım beğenmezsin diye almadım.
+ nasıl fosforlu?
- bildiğin.
+ parlıyo mu lan karanlıkta?
- parlamaz da bildiğin fosforlu
+ lan fosforlu karanlıkta parlar ki?
- ya ne bileyim fosforlu bişeydi
+ parlamaz diyosun ama?
efendim uzatma kısaltma yoktur. budur. zeka seviyem hakkında konuşmayın.
izmir ve civarında yaşayanlar az buçuk puro satan beşir abiyi bilirler sanırım. şimdik bu abimiz gayet umursamaz, alacaksan al, almıycak alma triplerinde tok satıcı rolünü oynar pek bi güzel. ayrıca fantastik yönlerinden biri de, bostanlı'da müşterisi olunur, daha sonra vapurla alsancak'a geçtiğinizde bu adam yine göz önündedir. yazın çeşme'yi mekan beller kendine. bir şekilde yılda birkaç kez görülebilir. ayrıca puro borsası vardır kendisinde. canı sıkıldığında fiyatları indirip çıkartır.
olay bostanlı'da geçer, şanzelize insan evladının arkadaşıyla beşir abi arasında cereyan etmektedir.
b:beşir
a: arkadaş
a: abi puro ne kadar?
b: 6 lira abicim.
a: aabi olur mu öyle şey yahu, daha dün aldım 5 liraydı.
b: dün dündü abicim, şimdi 6 lira.
a: abi 5'e bağlayalım be.
b: kardeşim almıycaksan alma *
a: e ii tamam abi, al paranı, kolay gelsin hayırlı işler.
B: eyvallah abicim, hayrını görün, ağzınızdan burnunuzdan gelsin inşallah!
ben bu kadar içten bir temenni görmedim ömrü hayatımda.
+ abi melekler şehrini izledin mi ya çok sağlam film?
- hani şu nicolas cage ile meg ryan'ın filmi mi?
+ hıhı evt...
- hatta nicholas los angeles'de görevli, yorulmak bilmeyen bi melek dimi filmde?
+ evet abi aynen...
- hayır izlemedim!
+ !'^+%&/^+&(I)