bekar, kıvırcık saçlı ve uzun olduğu için bazen kendi bile kendinin gay olduğunu düşünen patrick, sürekli karısını anlatan havalı çocukluk arkadaşına ben evliyim, demiş bulunup yakın arkadaşı suzan ı emr i vaki olarak karım diye tanıştırmıştır.
partick in arkadaşının karısı:
- peki patrick le beraber olmak için nelerden ödün verdin suzan?
patrick in havalı arkadaşı:
- oh, hayatım senin kadar ödün vermiş olamaz.
patrick:
- suzan da çok şeyden ödün verdi değil mi hayatım, hadi söyle verdiğin en büyük ödünü bize.
suzan:
- peki. (bu emr i vakinin öcünü alma vakti gelmiştir.) penisim.
herkes:
- ?!
suzan:
- şakaa!
herkes gülmeye çalışırken ekler:
- penisim hala duruyor.
herkes:
- ?!?
suzan:
- şaka!
herkes:
- ahhahha ahhaha..
suzan: penisim hiç olmadı. zaten patrick le ortak yönümüz de bu!
patrick:
-?!??!?
sonra patrick in arkadaşı eş değiştirmenin ne kadar zevkli olduğu konusu açar ve patrick siz gerçek aşkı bulamadığınızdan öyle düşünüyorsunuz, suzan sadece benim ben de sadece suzan ın diye konuya tepkisini göstererek suzan ın omzuna elini atar.
o arada tartışmalı oldukları erkek arkadaşı gelir suzan ın bara. ve sert adımlarla masaya yürüyerek:
- suzan, benimle evlenir misin?
suzan:
- evet!
suzan patrick in elini atarak kucağına atlar gerçek sevgilisinin.
ve yine herkes:
- ?!??!?!?
park yasagı olan bir caddede polis aracının önüne park eden beyaz bir uno araba ile polis ekibi arasındaki konuşma
- agbi bi ekmek alıcam hemen 5 dakika cümlesi işaret diliyle anlatılır
10 dakika sonra araç sahibi aracına dogru giderken polis ekibimizden şöyle bir anons
- beyaz uno ekmek nerde lann!!
ko: yağız keşan delikanlısı kamyoncu okan
ya: yoldan geçen yaşlı amca
kamyoncu okan bir gün saroz körfezindeki yayla sahilinde yolda yürümektedir. bir yandan yürürken diğer yandan da az önce öldürdüğü yılanı elinde sallamaktadır.
ya: oğlum o elindeki ne ?
ko: yılan amca.
ya: sen mi öldürdün onu ?
ko: ben öldürdüm.
ya: neden öldürdün ?
ko: sordum ona. bugün allah için ne yaptın dedim. tıss dedi ben de öldürdüm.
ya: (muhtemelen) hönk..
berbat bir günün ardından cepte son 1 ytl'nin nereye, nasıl harcanacagı dusunulmektedir. o sırada millete kredi kart itelemeye çalışan kadıncagız zat-ı alime seslenir :
- beyfendi advantage kart almaz mısınız?
+ allah ** yazdıysa bozsun! *
- peki o zaman teşekkür ederim.
+ ne demek asıl ben teşekkür ederim... ***
kaldırımın üzerinde bir grup işçi, 1 mayıs için davetiye dağıtıyordur. 2 tane teyzem de onların yanından geçiyordur. yanlarından geçerken kulak misafiri olmuşumdur. teyzem dedi ki:
-hem yolun otasında duruyolla, hem de kağat ziyancılığı yapıyolla.
teyzem 2 dakikada özetledi olayı. bende de teyzenin yüzüne bön bön bir bakış hakimdi.
aa:lan naber mülayim.. mg:iyidir abi senden naber yaa. aa:iyi lan gel oturalım şurada.. mg:ya birini bekliyorum abi. aa:lan bekle gelir hem birer çay içeriz işte..
çaylar içilirken taş gibi bi hatun geçmektedir..
aa:lan mülayim karıya baksana ne biçim amk.. mg:abi.. aa:abini yiyim lan bunun benden 5 posta hakkı.. mg:abi o benim teyzem.. aa:şey mm. mg:yaa abi.. aa:üzerime gelme lan benim böyle teyzem olsa 24 saat s.kerim! * mg:?!?!?! (kaçarak uzaklaşır..)
2 kız gecenin 3'ünde hiç işleri yokmuş gibi evde fal bakarlar. kızlara isim vermek gerekirse ayşe ile fatma...Ayşe daha önce bakkaldan 1 YTL karşılığında fal klavuzu almıştır(içinde şekillerin v.b. anlamı bulunan). Burda olaya geri dönüyoruz.
fatma:f
ayşe:a
f: aaa! ayşe burda denizkızı çıkmış?! ben anlamını bilmiyorum baksana senin şu kitaba...
ayşe de kitabını kullanabilecek olmanın mutluluğuyla kitabı karıştırır ne var ki bu mutluluğu uzun sürmez çünkü kitapta deniz feneri vardır, deniz atı vardır ama deniz kızı yoktur...
a: fatmaaa burda deniz kızı yoook!!!
f:neeeee??? denizin kızı yok muymuş??
A:yok deniz kısır olmuş!
f:aaa deniz kısır mı olmuş???hadi yiyelim
a:?!!! fatma git gözüm görmesin seni !!
evden okuduğum şehre döndüm ve akşam telefonum çaldı. arayan klimanjaro*:
- naber napıyosun canım? ya bişe sorcam senin dişin çıkmadı dimii?
- ne dişi be 20lik mi? ne alaka?
- yok hayır evde dişe benzer bişe bulduk eminsin di mi dişin çıkmadı?
- hayır bee dişlerim dişimde ne diyosun.
(arkadan babamın sesi gelir: "çıkmamış mı?"
- ya iyi misiniz dişim mişim çıkmadı yerinde dişlerim.
- ya burda aynı dişe benzer bi şey var acaba dedik senin mi çıktı?
- hayıııırrrr, kalkıyorum aynaya bakıyorum şimdi dişimde işteee.
- hıı tamam o zaman hadi iyi akşamlar görüşürüz. **
-erkek arkadaşımı görmeye gidicem istanbula
+lan kendini biraz ağırdan sat yahu. şırfıntı.
-olum istanbula gidince beni hayko konserine sokacak
+nee sana mı sokacak?
+-puhahahaha
olay bir barda yüksek müzik eşliğinde cereyan etmektedir.
bilkentli bir arkadaşımın başına gelmiştir. sınav sonuçlarının açıklandığı gün. aynen aktarıyorum.
yer: arkadaşımın evi.
arkadaşım: baba ben dismiss oldum.
babası: aferin oğlum.
arkadaşım: baba ama dismiss derken şey...
babası: tamam oğlum anlatmana gerek yok. gurur duyuyorum seninle. biz zaten o kadar parayı niye verdik o okula. biliyorduk senin böyle şeyler yapacağını. ne demiştim sana azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz. bak işte.
lise zamanı okuldan ayrılıp ortadogu kolejine giden arkadasla, o her ne kadar bizi görüp yolunu değiştirse de bir şekilde kadıköyde karşılaşılır. yanında yeni okulundan arkadası vardır. naber naptın nası gidiyor karı kız ortamı nasıl gibisinden fix sorulara geçilmeden önce bize yeni edindiği arkadasını tanıştırmak ister olaylar gelişir;
x: bu da y, ortadogudan arkadasım.
tm: biz de x'in balkanlardan arkadaşıyız.
az önce berberde traş olurken, içeriye bir adam girer.
adam: ya benim şemşiye * kalmış burada dün.
berber: dün mü?
adam: evet dün benim şemşiye kalmış burada.
berber: şemsiye dimi?
adam: evet şemşiye kalmış benim burada dün.
berber: evet abi buldum ben onu.
adam: alabilir miyim dün burada kalan şemşiyemi?
berber: abi yalnız ben kullandım onu bu sabah, öğlen falan.
adam: aman aman olsun, kalmış burada şemşiyem alayım ben onu.
şimdi burada iki farklı durum var. adamın devamlı şemşiye demesi olayın sosu gibi birşey zaten. asıl durum şu;
1) amca her cümlede aynı şeyi niçin tekrar söylüyorsun, anladık dün şemsiyen kalmış. kelimlerin yerini değiştirip tekrar söylemen bulunma ihtimalini artırmıyor.
2) heyy berber sendeki de ne gamsızlık, ne rahatlıkmış dükkanda unutulan şemsiyeyi alıp kullanmışsın tüm gün.