bir nargile kafede nargileme ufak bir meteor büyüklüğünde köz koyan garsona "bu böyle yanar ama..."
dememe müteakip garsonun "yanar yanar. iyi çek yanar.." diyip defolup gitmesi örnek olarak verilebilir.
bir sonraki sefere ise köz niyetine koyduğu kömür parçasının yanmadığının farkına varıp közü elime alıp garsona göstererek "abi bu yanmıyor demiştim." benim közü elime aldığımı gören garson yeni köz getirirken közün yere düşmesini engellemek için elini altında tutmuştu.
hala yanmadan duruyo o kafe.
Bir gün derse geç kaldım hocamız (bölüm başkanı olur kendileri) beni derse almadı. bir hafta sonra iki kız derse geç kaldı, hoca onları da kabul etmeyecekti ama kızlar "hocam yaaaa" diye başlayınca onları derse aldı. Ben hemen itiraz ettim "hocam geçen hafta beni derse almamıştınız ama.." diye hoca o an için birşey demedi;
5 dk sonra ben (bilgisayar laboratuarında) laptopun fişini prize takayım dedim.o an sigorta attı.hoca:
-kim attırdı o sigortayı yinee !! diye sordu
elimde fişle ve şaşkın bir yüz ifadesiyle beni görünce,
-Ulan tuzluk, ben bu yüzden derse almıyorum seni işteeeee!!! dedi.**
timur - abi seyrantepe tamam olucak o iş.
emre - yok abi skseler inanmam, otuz defa yapıcaz dediler stadı.
timur - temel atılmış.
tolga (dışardan son anda muhabbete dahil olarak) - yok abi temel abiyi gördüm ben hala çalışıyo eczanede.
masa - mhuahuhauhuahua
timur - .....
masa - mauhhuahuahahhaha
(timur'un beş dakika sessizliğinden sonra)
timur - oha tolga
masa - mhuahuahuahuhuahua
ahenk salata yemektedir 4 dilim havuca dokunmamaktadır.
nerval 6 kişilik bir masada hararetle bir olay anlatmaktadır.
nerval - sonra abi ben de gittim dedim ki adama.. bıdı bıdı bıdı...
ahenk - havuçlarımdan ister misin nerval?
nerval - yok ahenk, sonra abi ben de anlattım adama...bıdı bıdı bıdı...
ahenk - havuçlarımı yer misin?
nerval - sağol ahenkcim istemiyorum, adam da zaten aslında... bıdı bıdı bıdı...
ahenk - nerval? havuç?
nerval - istemiyorum dedim ya ahenk! adam da tamam dedi sonra konuştuk tekrar... bıdı bıdı bıdı...
ahenk - nerval bak havuçlarım duruyo.
nerval - dalarım senin havuçlarına yavrum!
masa - muauhahuhauhua
yıllar önce, hazırlık okurkene... olmuş lan baya...
neyse; bir arkadaşın adı harun, diğeri sezer... ama sezer'in babasının adı da harun... harun da yaşça biraz büyük bizden...
durup dururken;
szr: lan, benim babamın da adı harun...
hrn: *ben senin babanım yavrum... **
-Lan gördün mü uykusuz'un kapağını?
+yok ne varki?
-rte ile dalga geçmişler hocam süper!
+rte ile dalga geçen beni karşına almış olur lan!
-o zaman karşılaşıcaz desene.
+* abi sende porno var mı? böle sert cinsinden!
-!??!!????
aşağıya yazılacak olan diyalog,
dayıyla çıkılan spor maksatlı, fakat beyni yoran sabah yürüyüşlerinin anısıdır.
günaydınlaşıp epey bir yol aldıktan sonra hoş beş falan derken ilginç bir soru gelir;
birinci gün: sabah yedi suları, yani karga bokunu yememiş.
- arkadaşlarla konuşuyoz dün, laf arasında diksiyon diye bi kelime geçti. ne demek o? ilk defa duyuyorum.
- konuşma sanatı dayı işte, spiker gibin falan konuşmak yani.
- hmm anladım.
ikinci gün: aynı saatler aşağı yukarı, iki yanımızda sokak köpekleri.(korkuyorum ama çaktırmıyorum)
- ya dün hani diksiyon diye sormuştum ya sana, ne demekti o, bi daha desene.
- hani düzgün konuşma falan filan işte dayı..
- hee hatırladım.
üçüncü gün: aynı vakitler, köpekler pek iyi yol arkadaşıymış meğer.
- günaydın..aa ayakkabları değiştirmişin.
- evet çok ayağıma vurdu, bunları yeni aldım.
- iyi yapmışın o senin eski ayakkabların diksiyonu bozuktu.
- öğrenmişsin sen diksiyonu dayı ya, bak cümle içinde bile kullandın. eheh.
+ben yeni bi televizyon aldım. 55 ekran lcd.
-ooo dayı. hade len ordan.
+valla aldım bak.
yeğen bakar tvye hade len aynı eski televizyon işte.
+çok yakmasın diye tüp taktırdım.
-ahahhaha ilahi dayı sen adamı öldürürsün. *
arkadas grubuyla yolda yürürken laf tecavüzcü çoşkun dan açılmıştır, arkadaslardan biri o an irtibariyle tecavüzcü çoşkuna hatırlayamaz; bunun üzerine belli açılamalardan sonra ki tepkisi ise hatırlayamamasından daha komiktir:
-haa su emrah ın her filmde anasını bacısını s.ken adam mı.
üç ev arkadaşı arasında geçen diyalog:
1. genç: sakız var mı lan?
2. genç: oğlum bende sakız ne arar bilmiyo musun olmadığını?
3. genç: belki biraz modernleşmişsindir diye şeettik.
anne, abi, gönülçelen oturmuş sohbet etmektedir. annenin bir anlık dalgınlığına gelmiş, söylenenlerin bir kısmını kaçırmış ve talihsiz bir soru sormuştur.
gönülçelen: bizim kızı hangi gün doğuma alacaklar acaba. unutturmayın da arayayım.
abi: bizim iş yerinde biri vardı. geçenlerde izne çıktı o belki doğum yapmıştır.
anne: erkek mi?
abi-gönülçelen: yuuuhh!!!
akrep insanı ev arkadaşı hasan'la cd dükkanına gider ve raflardaki filmleri inceler. hasan closer filmini göstererek
-aga bu filmde deli sikişiyolar
akrep insanı-hangisi lan o?
hasan-aha bu işte michael owen'ın oynadığı
akrep insanı-michael owen mı?
hasan'ın cliwe owen'a michael owen demesi sonucu tassaklar sisinceye kadar gülünür.
yer okul kütüphanesi ve kütüphane acayip kalabalık.
beor: x çok geyik kızsın sen
x: (biraz kısık ses ile) ben geyik olabilirim ama boynuzlar sende.
(yüksek sesle) beor sen aldatilcak kız mıydın?
Beor: ne diyon kızım?
x: yani o çocuk seni nasıl aldattı anlamıyorum. hayır sen de salaksın niye hala ayrılmıyorsun?
ders çalışan herkes bize bakar, rezil rüsva olurum. Hayır hakikaten aldatılsam içim yanmayacak.
bizim grup: biz
arka taraftaki dallamalar sürüsü: mallar
yanımızdaki masada tek başına oynayan efendi abi: abi
mallar: hassiktir ulan beee!!! nasıl girmez ulann!!!! amına koyim senin ronaldinyo!!!
abi: haspinallah...
biz: ya havle...
mallar: goooollll!!!!!!!! wwwuuaaaaaaaaa!!!!!! gol ulan gol beeeeee!!!!!!
abi: öfffffff!!!
biz: e skecem ama yaaa
mallar: ananı skyim beaaaaa!!! o gol kaçar mı lan!!!! kim topçu yaptı bu kaka'yı ulaaannn!!!
abi: sikecem ama ne lan bu, ilk defa mı pes oynuyorlar hayatlarında bu danalar
biz: ne biliyim abi, heralde bişeyine oynuyorlar, veya kit neyim yapıyorlardır.
abi: götüne mi oynuyorlar lan, ne bu hırs! herifler resmen göt korkusu ile oynuyorlar!
biz: puhahahahahaha
vatandaş msn de gövde gösterisi yaparcasına kişisel iletiye sigarayı bıraktığını yazmıştır, olaylar gelişir.
- bırakmışsın
- bi hafta olacak
- ohoo sen bitirmişsin olayı
- hiç can çekintisi falanda yok
- eh ver bi tane yakayım bişi olmaz demezsen tamamdır
- valla bilemiyorum canım ne zaman çeker
- yemekten sonra canı çekenleri anlamıyorum
- ben asıl orgazm sonrasını nasıl atlatıcam onu kestiremiyorum
Hastanede bir öğleden sonra...
Orta yaşlarda bir erkek hasta gelmiş. muayene olmak istiyor. Doktorun rektal* muayene yapması gerekmekte. o yüzden hastadan muayene pozisyonlarından birisi olan ''secde pozisyonu'' almasını istiyor ve;
Doktor: Secde pozisyonu alır mısınız? Hasta: tamam da Kıble ne tarafta hocam??? Doktor: '^+:'%^+54^^+%'^+^'!+!' **
köküne kadar yaşanmış bir hikayeden derlenmiştir....
m: selamin aleyküm abi k: aleyküm selam kardeş.. m: abi traş olucam.. k: hoşgelmişsin buyur m: abi ne kadar acaba ? k: kardeş cebinde ne kadar varsa o kadar m: am.nakoyim cebimdekinin hepsini mi alacaksın? k: ?!?!
devamında traş sırasını 2 kişiye para karşılığında satmıştır uyanık müşteri *
babamla eski klasikleşmiş bir türk filmi izliyoruz. Filmin 5 dakikalık kısmında esas adam zengin, fabrikatör vs. adamın kızını almıştır. kız babasını silerek adama varmıştır. bir de evlilikten sonra bir kız çocukları dünyaya gelmiştir. bu sırada esas adamımızın asker arkadaşı çıkagelir. bir baltaya sap olana kadar asker arkadaşı adamın evinde kalacaktır.
bir gece asker arkadaşıyla birlikte yemek yerken komşunun aktif ufak kızanı haykırır "Murat abi! Murat abi! Ablam bu sefer doğuruyor." Karşıya geçirmemiz lazım. ** hemen çıkarlar. murat çıkarken asker arkadaşına emanet eder evdekileri.
Ama asker arkadaşı şerefsizlik yapmıştır. olan olmuş, murat kızını alıp kaçırmıştır.
Sonraki sahnelerde zaman hızlanır. Çocuğun beşiğini gösterir. ve babamla diyaloglar başlar.
b: Babam
F: ben
(öncesinde asker arkadaşı olayı için) B: Şerefsiz, adi.
F: hiç evde yalnız bırakmayacaktı ya. (üzülerek)
(beşiği gösterdiği kısımda)
f: bak şimdi 20 yaşına gelmesin çocuk.
B: ya, küçük emrah olacak. *
F: hönk. *
sonradan tahmin ettiğimiz gii oldu. kızımız büyüdü ama tabii ki küçük emrah değil ceylanvari bir şey oldu.