arkadaş :+
ben :-
arkadaşım 5 kez mesaj atar, 3 kez arar, sonrasında gelen mesaj.
+chucky2 çağrı at lan bari, olmadı ödemeli at.bir tepki ver artık, yoksa yarın öğle aç kalacaksın!
+chucky2 benim mesajlarımı görmezden gelerek bu davranışımı söndüremezsin, haberin olsun!
-öğrenme psikolojisi çalışıyorsun demek!sakin ol, bu sadece sönme patlaması, seni edimsel koşullandırırken bunu göze almıştım.şimdi o telefonu elinden bırak, unutma benim sms hakkım yok, unutma! *
+lan sen beni sürekli pekiştirmedin ki sönsün davranışım, değişken oranlı pekiştirdin hep.bu sebeple eylemlerime devam edicem!
-?!'^+% *
2 kişi arabayı park etmekle ilgili muhabbet yapmaktadır.
- içindeki ses arabayı oraya park etmemelisin diyorsa dinleyeceksin ve bırakmayacaksın kardeşim.*
+ hayırdır noldu abi çektiler mi sürttüler mi?
- sürttüler yaa nolcak.
+ yanlış anlama ama aracın neydi abi?
- yanlış anlama ama ford'du.**
+vaaay yeni araba almışsın hayırlı olsun mustafa abi
-eyvallah koçum.
+ne kadara aldın abi ya, pahalı değil mi bunlar?
-çok pahalı lan, götünü satsan alamazsın eeheheh
+niye? sen sattın da mı aldın?(koşarak uzaklaşır)
-???!!!!!
hoca zorlu bir bel fıtığı ameliyatında kan ter içinde ve tam da zurnanın zırt dediği yerdedir. burnundaki ter damlası ha damladı ha damlayacak. tam o sırada nereden çıktıysa, servis hemşiresi elinde imzalanmak üzere yakınına ait bir belge ve kalemle telaş içinde hocanın kulağının dibine gelir. elindeki belgeyi uzatır ve birazda kırıtarak;
-hocam! hocam! yeminle yarım saattir sizi arıyordum.
-ne oldu ki kızım?
-hocam inanmazsınız, ama çok acil imzalamanız gereken bir rapor vardı da. çok yakın bir akrabamın, sonunda buldum sizi. hoca önce gayet sakin ve gözlüklerinin üzerinden hemen olmaz der gibi şöyle bir bakar. fakat nafile, hemşire ısrarcıdır.
-ama hocam gerçekten çok acildi. nihayet dayanamaz hoca, usulca ve çok ciddi bir edayla başını çevirir ve derki;
-peki kızım sen şimdi o belgeyi popoma yaklaştır sonra elindeki kalemi kıçıma sok ben de kıçımı şöyle (göstererek) çalkalar gibi yapayım sonra da.. olur mu?
bir kasiyer adayı, işinin ilk günündeyken çirkin kadının teki iki çocuğuyla süpermarkete girmiş.
çocuklara küfrede ede alışverişini yapmış. kasiyer de bunun tüm küfürlerine şahit olmuş. kadın kasaya yaklaşırken yaşanan diyalog:
-iyi günler, marketimize hoşgeldiniz hanfendi. ne tatlı çocuklar, ikizler mi yoksa?
-haydaa, birisi 9 diğeri 7 yaşında, ikiz olduklarını nerden çıkardın! kör müsün, yoksa sarışın mı?
-kör ya da sarışın değilim tabi ki hanfendi. sadece birisinin sizinle nasıl iki kere sevişebildiğine aklım ermedi. iyi günler ve iyi alışverişler.
sevgili kişisi ve lluvia lluvianın doğum gününde buluşmuşlardır. lluvia sevgilinin elindeki paketi görür.
-aşkım ne gerek vardı sen zaten bana en güzel hediyesin.
+olsun aşkım dikkat et içinde bir tane daha var düşmesin.
-(lluvianın gözleri parlar) nee iki tane mi hediye aldın, yaşasın.
bir süre sessizlik
- hayatım face de ilişki başlama zamanın biz çıkmaya başlamadan 5 ay öncesinin tarihii
+ evet eski kız arkadaşımla ayrılıp hemen seninle başlayınca durumu hiç değiştirmedim
ebru gündeş: "söyleyin bir daha anmasın adımıııığğğıı"
baba: "bi sus be kadın kimsenin senin adını andığı yok!"
(10 dakika önce meydana gelmiş ve bünyeme kahkaha attıran diyalogdur.
şarkıyı dinleyen ise salonda tv izleyen büyükannedir! biz ayrı odalardayız. o derece!) **
Kahramanımız sevgili Ali abimizdir. Telefonu çalar, arayan 80 küsür yaşındaki kayınvalidesi :
- evladım hamuru açtım, küçük küçük kestim, içine kıyma koyup kapatıyorum. Ben ne yapıyorum?
- mantı mı?
- heh hay Allah razı olsun adını unutmuştum.
dışarı çıkacağım esnada babamla aramda geçen diyalog
+ oğlum mont giy üşürsün
-hava iyi baba bişey olmaz.
2 saat sonra
+ noldu lan hava iyiydi ayazda kalmış bekçi yarrağı gibi büzüşmüşsün.
-baba o nasıl laf ya bileydim bu lafı yiyeceğimi bütün dolabı giyer çıkardım.
Çocuktum, balkonda arkadaşıyla dertleşen bir adamın anlattıklarını dinlemiştim. Askerlik çağındaki haylaz oğlu, pavyonda çalışan bir kadına tutulmuş. Parasını yiyomuş kadın. Adam da kadının telefonunu bulup, Oğlumun peşini bırak! konuşması yapmak için aramış ve felsefi bir üslupla Kızım, sen şu an bir ata biniyosun ve at hızlı gittiği için memnunsun Ama bu hızlı gidişin çok kötü düşüşü olur, dikkat et demiş. Kızın verdiği cevabı duyunca yanaroğlu olmuştum: Sıs lan, atın da ağzına sıçiim, senin de!..
müşteriyle telefonda konuşulur. tam telefonu kapatacekken;
-durun 1 saniye.
+ne oldu?
-şu paketimiz var, bunu almak istemez misiniz?
+yok istemem.
-bi kere deneyin lütfen. allah aşkına.
+tamam lan deneyelim.
-şu an sizinle dönüşü olmayan bi yola giriyoruz, onaylıyor musunuz?
+dıt.. dıt.. dıtt..
sekiz kere intihar eden kuzenimin son intiharında hap içtikten hemen sonra amcamın durumu fark etmesi ve uyku sersemi teyzemle arasında geçen diyalog
amcam : kız yine intihar etmiş kalk hadi biran önce acile yetiştirelim.
teyzem : yine mi intihar etmiş ?
amcam : evet. kalk hadi çabuk ol.
teyzem : ya bak bu kız iyice alışkanlık haline getirdi. haftada bir düzenli olarak intihar ediyor.
amcam : tamam hadi kıza bir şey olmadan gidelim hemen midesini yıkatalım.
teyzem : yeter artık yaa. siz gidin ben gelmiyorum. doktorlar tanıdı artık bizi bak intihar eden kız geldi diyorlar.
artık biz sormadan direk mide yıkatmak istediğimizi anlıyorlar. ezberlediler artık kimlik sormadan işlem yapıyorlar.
b-o dolabın üstündekiler ne, sen mi koydun?
a-evet elektrik şeysi işte.
b-neysi?
a-fuat mı diyonuz ne diyonuz onun kapakları.
x-hahaha, fuat değil anne buat buat*.
bütün aile sofradadır abla yeni aldığı gözlükten bahsetmeye başlar
baba -
abla +
--spoiler--
+baba bak bu gözlüğe böyle hohh yapıyosun(o sırada gözlüğün camına hohh yapar ve silinir)kendi kendine siliniyor
- lan bana da 120 lira versen bana hoh yapsan bensan geri hohlarım ne diyon sen.
--spoiler--
Az önce sky 360 kanalındaki gece haberlerinde izlediğim ve koptuğum diyalogtur... Bankayı soymaya çalışan bir hırsıza gazeteci, neden yaptınız diyor.. Hırsızın cevabı oldukça düşündürücü, ardından güldürücü hatta gülmekten öldürücü:
gazeteci: neden yaptınız?
Hırsız: işe gir dediler, bankaya girdim...
Duymamla birlikte, kulaklarıma inanamadım. Yuh diyorum hırsızın pişkinliğine.. işe gir demişler, o da hırsız olarak bankaya işe girmiş. *
durakta bir anne- kız arasında geçen, kulak misafiri olduğum diyalogtur.
k: şarj sahte dediler, yazılım o yüzden çökmüş. yeni şarj cihazı almam lazım.
a: bu telefonlar sana niye dayanmıyor? bu kaçıncısı.
k: aman anne ne alakası var, şarj cihazı sahteymiş ben ne yaptım ki?
a: bütün gün o telefon elinde! tabi beni de bütün gün parmaklasalar benim de yazılımım çöker!
sanırım durakta kişnedim.