Çocuktum, balkonda arkadaşıyla dertleşen bir adamın anlattıklarını dinlemiştim. Askerlik çağındaki haylaz oğlu, pavyonda çalışan bir kadına tutulmuş. Parasını yiyomuş kadın. Adam da kadının telefonunu bulup, Oğlumun peşini bırak! konuşması yapmak için aramış ve felsefi bir üslupla Kızım, sen şu an bir ata biniyosun ve at hızlı gittiği için memnunsun Ama bu hızlı gidişin çok kötü düşüşü olur, dikkat et demiş. Kızın verdiği cevabı duyunca yanaroğlu olmuştum: Sıs lan, atın da ağzına sıçiim, senin de!..