gecenin bi yarısı elektrikler gidip uzun süre gelmeyince, devreleri yanan manyak kuzenim masada duran mumu alıp yaktı evin içinde ogün ogün seslenerek geziyor.
ben: napıyosun lan manyak herif? nasıl bir ruh hastasısın olum sen?
kuzen: o günleri mumla arıyorum abi ya.
velhasılı elektrik önemli şey. nasıl bir yer edinmişse artık, kesilince insanların hiç tanımadığınız yönlerini görebilirsiniz. adamın ne kullandığını yıllardır öğrenemedik sülalecek.
bugün başıma gelen olay. yardı diyemem belki ama gülümsetti ardından da düşündürdü:
k: 9 yaşındaki kuzenim.
b: ben
k: juturne abla benim sınıfımda bi arkadaşım var rus olmak istiyor.
b: nasıl yani? niye ki?
k: bilmem, ruslar çok güzel keşke rus olsaydım diyor. bi de bi arkadaşım var ben büyüyünce rus bi kadınla evleneceğim diyor.
b: hımm. (14 yaşındaki diğer kuzenime dönüp) görüyo musun 9 yaşındaki veletlere kadar düşmüş.
e ülkesinin dışişleri bakanı bile derse çocuk ne yapsın demi ama juturne, şaşırma.
efe tur ile izmit' e gidilirken host çay kahve ikramına başlar ve ön koltuktaki garip abi:
''yav bunu neden alıyorsunuz, yahudilere para kazandırıyorsunuz. nescafe hep yahudiye gidiyor. söyle üstlerine almasınlar ayıp.'' sonrasında yanındaki adama dönerek ''cahil işte bunlar, bunlar gibiler yüzünden biz bu haldeyiz ama bilgilendirmek lazım işte''
yalnız gitmek zorunda olduğum bir galatasaray maçı. takıma ayıp olur, futbolcu yumruk show a gelip beni göremez morali bozulur diye karda kışta maça gidiyorum. yol falan bitti geldik üst aramasına.
youtubedaki bir videonun altına atılan yorumlar:
yorum: Thumbs up if you are watching it in 2012.
cevap: no im watching it in 2013. fucking moron.*
meali:
yorum: eğer bunu 2012 de izliyorsan sen de bizdensin.
cevap: hayır 2013 te izliyorum. kodumunun salağı.
efendim bugün kandil münasebeti ile iki çocuk yaklaştı şöyle 7 yaşlarında falan;
-abi kandilin mübarek olsun.
+seninde kandilin mübarek olsun canım.
-abi kandilin mübarek olsun.
+seninde olsun canım benim.
-abi çitos alıcaz.
+üç kağıtçılar sizi yok para falan.
askeri bir nizamiyeye araba yaklaşır ve araba bir süre sonra içeri alınır. arabada mini etekli bir kadın vardır. arabanın araması esnasında kadının arabadan çıkması istenir. kadın arabadan çıkarken nizamiyede oturan askerlere frikik verir ve nizamiyedekiler komutan dahil delirir. sonra olaylar gelişir. bir asker arabanın motor kısmını aramaktadır.
asker: *motorunuz çok güzelmiş hanımefendi.
kadın: kimin motoru?
asker: * sizin motorunuz... *
kadın: ne demek istiyorsun sen? komutanın kim?
komutan askerin diyaloğa girdiğini görünce hemen dışarı çıkar.
komutan: buyrun hanımefendi. benim.
kadın: askeriniz bana motorumun çok güzel olduğunu söylüyor.
komutan: hanımefendi vallahi ben motordan anlamam. asker diyorsa doğrudur.
belediye otobüsünde, inilecek durağa yaklaşınca ayağa kalkılıp, düğmeye basılır. otobüs, durağa 10 metre kala, sağ şeritte, kırmızı ışık yandığı için durur;
şöför: burada mı ineceksin hemşerim.
ben: farketmez, açarsan kapıyı, inerim.
şöför: yav burda inilir mi kardeşim ya, trafiğin ortasındayız, az sebret, az ileride durak var orda iniver.
ben: ya indirmeyecen madem ne soruyon, burada mı inecen diye? ben zaten durakta inecem, sen sordun diye inerim dedim.
şöför: al açtım kapıyı al, in aşağıya da ne halin varsa gör.
bankaya para yollamaya giderken hesap numarasını teyit amaçlı karşı taraf yolda telefonla aranır. trabzonlu bir bey amcamızdır alacaklı. kendimiz tanıtılır ve hesap numarası ikişerli haneler şeklinde okunmaya başlanır. tabi sonra olaylar olaylar:
+ abicim, şimdi hesap numarası 15 75 ... doğru mudur?
- yok yakişiklu, onbeş monbeş yoktir başinda. yanliş yazmişsun sen. du bakayim bi.
bunu duyunca "iyi ki aramışım lan, o kadar para yalan olcaktı sonra. aklımı seveyim." gibi düşüncelerle mutluluk hormonu salgılatılır vücuda aheste aheste. yarım dakika sonra amcamızdan cevap gelir:
- söyleyrum aslanim, doğri yazasun şimdu. 157 ...
dediği an dükkanı kapadım ben. bakış açısı farkı denilen bu olsa gerek.
var mısın yok musun tacettin'e ve konuşmalarına yabancı biri olan ben ve annem arasında geçen konuşma.
tacettin: annem babama karşı geldim amsdlasfalşlklş oldu smdlamf yani
ben: ne dedi? ne olmuş?
annem: bilmiyorum, anlamadım ben de.
ben: nasıl anlamazsın yav?
annem: sen de buradaydın, sen de duydun. anlasaydın.*
yazınca komik olmuyor ama hâlâ gülüyorum ben.