uzun zamandır birlikte olan bir adet çiftimiz ve hayatında biri olmayan arkadaşları sohbet etmektedir. sevgililer bıcır bıcır böyle mutlu mesut, kıskanılası bir görüntü çizmekteyken arkadaşları
"5 yıllık bi ilişkim olsun istiyorum ulan" diye efkarlanır.
bizimkiler atlar:
-yoo 5 diil ki olum, değil mi canım 5 değil daha çok bizim. olum 7 sene oldu bizim yaa. ohoo, zaman da ne çabu..
sap arkadaş:
-ya iyi de ben 5 senelik bi ilişkim olsun dedim. bildiğin 5 senelik. sizle bi alakası yok yani. öyle 5.yılımda olayım istiyorum.
Uzunca bir süre derslerden falan konuşulmuştur. Biz ikimiz ders anlatan adamlar olarak akşamdan çalıştığımız anlatacağımız konuları ertesi gün hatırlamakta zorlanmaktayız. iki üniversite hocası artık bu hatırlama güçlüğüne çare bulmak istemiyle bir takım piyasa araştırması yapıp gelmişizdir. alkol tüketimi, sigara kullanımı ve besinlerin etkili olduğuna kanaat getirilmiştir. fakat neleri yiyip içmemizin faydalı olabileceğini tartışma faslına geldik ki olaylar şöyle gelişti...
- abi unutkanlığa bu meselede çözüm buldum ben, denedim işe yarıyor...
+ neymiş bilader, biz de deneyelim.
- abi şimdi bak şunları yapınca oluyor: ..... eee... şey.... eeee... ıııı... neydi lan? eee?!!... şey ya.... aaaııımmmm?!!
+ hımmm belli belli amına koyim işe yaramış...
bir tiyatro doğaçlaması. iki kız polisleri canlandırıyor ve aralarında sohbet etmeleri gerekiyor. şanssızlık bu ki kızlardan biri futboldan zerre anlamıyor, öteki de muhabbeti futboldan açıyor. aradaki diyalog şöyle:
a: dün avrupa kupası maçını seyrettin mi? fena kaybettik hırvatistan'a.
b: ay evet ya, o cristiano ronaldo olmasaydı işte.
a: ben anlamıyorum ama nasıl futbol oynuyor bunlar.
b: ama asıl hakeme bakmak lazım. gösterdiği kart kart değildi yahu. hadi oyuncuyu atıyorsun bi de niye kırmızı kart gösteriyorsun.
iş yerinde çıkış saatine yakın bir çalışan ve asistanın konuşmasına kulak misafiri olunmuştur.
çalışan:ç asistan:a (kendisi evlidir)
a: ne güzel kokuyor senin parfümün öyle
ç: istersen sana da vereyim, sıkabilirsin.
a: aman afrodizyak etkisi yapar o şimdi, akşam akşam evde başımı derde sokma benim.
tabi anlık bir dumurun ardından duyan herkes kopar. *
izmirde otobüse binerken kentkartı 1 kere bastığında 90 dakika içerisinde istediğin kadar basıyorsun, hiç para gitmiyor. 90 dakikadan yararlanmak için erkenden gitmek isteyen arkadaşımla aramızda geçen diyalog;
eko: ya gitmem lazım 90 dk geçmesin.
dkomnenos: sen kaç basıyorsun ?
eko: ... * otobanda 200 ara sokaklarda 50..
dkomnenos: ahahaha.
aylakmadam ve arkadaşlarının bir sunu için halka açılıp çeşitli sorular yönlendirip kayıda alması sırasında geçen bi diyalog.
aylakmadam: dünyanın en büyük gölünü biliyor musunuz?
halkın sesi: valla tuzgölü diyorlar ama bizim seben daha büyük.
aylakmadam ve arkadaşları (tuzgölü seben ha ne ???)
bir kaç arkadaş gezmekteyiz, iki sarhoş (tinerci de olabilir) karşı karşıya gelir ve tanışmadıkları aşikardır. sohbetlerini aktarmaya çalışacam;
-ebelubelulubebeee
+ahaaaağakhana
-heaaaayya
arkadaşımın bu duruma yorumu ise tamamen bilimseldir;
"bak kimolabilir, evrimin kanıtı"
Anneanne ile erkekler hakkinda yapilan sohbette şöyle bir diyalog gelisti.
-yavrum bi erkek önceden kıt kafaliysa, düzelir belki ilerde diye düsünme sal bayıra gitsin, o b*ku yedim sen yeme emi!!
-niye anneanne, dedem kıt beyinli mi??
-rahmetli babam dediydi buna varma diye ben dinlemediydim. Taa o zamanlar, biz nisanliyken bana mektubunda "ben seni aricam birazdan, ahizeyi önceden elinde tut sen, telefonun sesini annenler duymasin" dediydi bana. Ahh ah, bahtsiz başım! Iste basta akıl olmayinca kuru kafa neylesin!!
şirkette sağlık taraması yapılmaktadır ve bu amaçla çalışanların aç karnına kan vermesi gerekmektedir. bölüm sekreteri de kan verirken hemşire onu rahatlatmak için konuşmaktadır. tüm işlem bitince sekreterden yaran cümle duyulur:
-benim karnım aç ama sabah bir kaşık bal yemiştim, siz bu tüpte ölçtüğünüz şekerden onu düşersiniz değil mi? *
hoca: gençler şimdi bu konuyu x arkadaşınız anlatsın.
x: aldığınız maaşı bölüşeceksek anlatırım hocam. sorun değil.
hoca: sınavda görüşürüz ama.
x: şimdi görüşüyoruz ya sınavda görüşmeye ne gerek var.
hoca: hönk!
erkek öğrenci-1: hocaya gidip dicem ki, "hocam 97 puanı nerden kırdınız? uhahaha.".
erkek öğrenci-2: ahahahaha süpermiş lan bu. hahahaha.
kız öğrenci: selam gençler.
erkek öğrenci-2: bak ne dicem meltem. hocaya gidip "hocam 97 puanı nerden kırdınız?" diye sorucam. ahah...
kız öğrenci: öff espri anlayışına tükiriyim bu ne ya?
erkek öğrenci-1: di mi ya, kahretsin olum az geliştir kendini.
kız öğrenci: aynen ya haklısın.
erkek öğrenci-2: az ibne değilsin haa...
kardesimle kepler 22b üzerine yapmis oldugumuz sohbetlerden bir tanesidir. olaydan haberimiz 2 sene öncesinden zaten var ve tekrar animsayarak bu konu üzerine sohbet etmeye baslamisizdir.
*kardesim
+ben
+ 2009 yilinda bulunan bu gezegenin haberini neden 2 sene sonra yapiyorlar ki?
* belki de duymayan bir cok insan var, onlari 2012 gelmeden haberleri olsun da, 21 aralik 2012 geldiginde, yer yerinden sallayinca akillarina bu haber gelip, "lan keske kepler 22b´ye o zamandan yolculuga ciksaydim" diye sogutlatsinlar diyedir.
+ ulastiklarinda 22 derece olan klimanin da a...na rahatca koyarlardi.
* dogru, o konuyu zaten hic tartismaya gerek yok, bi yüz yil icinde orayi tam yasanacak hale getirirler, bikiniyle shortla dolasacak duruma gelince de dünya - kepler 22b arasi seferler düzenlemeye baslarlar artik.