baba eve gelmiştir. kapıya çıkılıp "hoşgeldin baba" denir, bilgisayar ve birkaç msn penceresi açık bırakılmıştır. odaya dönüldüğünde babanın bilgisayar başında pencereleri incelemekte olduğu görülür(babaya hoşgeldin dendikten sonra "evle ilgileniyorum" havası yaratmak için oturma odasına falan gidilir, o arada baba direkt odaya dalar)
- bu nick ne len?
+ ne hangi, ne yazıyo ki?
- northwestern diyo?
+ e nolmuş baba?
- yengeç teknesi misin sen pezevenk?
+ ^'%(^532524?
arka bilgi: northwestern, deadliest catchseverlerin bildiği üzere bering denizi'nde yengeç avlayan teknelerden biridir. babam da fanatiğiymiş meğer, vay anasını.
buna ne kadar diyalog denir bilmiyorum ama?..
günlerden bir gün pisuvarda hali hazırda ne yapıliyorsa onu yapıyorum, kapıdan içeri giren kankam aynada saçına şekil vermeye çalışıyorken, ağzımdan anlık şekilde şu cümle çıktı. ''kanka elimde tam sana göre birşey var'' ve 2 sn lik anlamsız bakışlar sonrası kahkaha patlaması.. çok gülmüştük bee.. *
eşiyle beraber sinemaya giden adamın biri, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkar, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah sıçtık." der, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha sıçmadık kocam gelsin beraber sıçarız"....
Bir telefon görüsmesi;
- bir gün icinde eve 4 defa saat 15:48´de geldigimi farkettim. Sence bunun anlami ne olabilir?
+ saatin bozuk oldugu icin sabit kalmasi ve senin de o gün yapacak hic bir isinin olmamasi?
- nasil anladin?
+ ben aptalim ya.
- öyle demek istemedim, sadece nereden bildigini merak ettim.
+ o zaman sen aptalsin.
birgün televizyon izlerken zaplıyordum, samanyolu tv'de enteresan bir diyalog vardı. şirinler adlı çizgi film vardı. diyalog iki tane şirin arasında geçiyordu. Diyalog aynen şöyleydi:
şirin 1- şirin baba nerede?
şirin 2- cuma namazına gitti.
içki içmek için beklediğimiz arkadaşımı aradım diyalog aynen şöyle;
Ben: Nerdesin oğlum ya 1 saattir seni bekliyoruz
Arkadaş: Dolmuşta durak bekliyorum... (sonradan anlatığına göre yanından taş gibi bir kız geçiyormuş)
kütüphaneye kayıt olmak için gittiğimde görevlinin bana cep numaramı sorması ve benim cep telefonu kullanmamam üzerine kurulagelmiştir..
-kızım cep noon nedir?
*telefonum yok benim.
-nasıl yok?
*bildiğin yok.kullanmıyorum.
-e ama numaranı vermen lazım bana.
*telefonum yok ya numaram da yok o yüzden,veremem yani kusra bakmayın.
-e sen hiç telefon almıcan mı ya hangi çağda yaşıyoz,o numarayı soruyorum ben sana?
*ühüüüü!!