q:qazagelme
x:yeni tanışılan bir arkadaşın kız arkadaşı
...
kızla tavla oynamaktayız ve kız attığı zar 6 ve 1 geldi.
x: bu bir.
q:ee bide altını göreyim.
x: burda mı ?
q:hönk .
bulunduğumuz mahalle nin cami ye ve mezarlığa yakın oluşundan dolayı arka arkaya park etmiş 2 adet cenaze arabasının önü. yoldan geçen tiki tabirli iki hatun abla.
kırocan: kızlarr atlayın arabayada sizi gezdireyim.
tiki abla: hadi be salak git ananı bindir.
kırocan: ulan millet buna binmek için ölüyor bee anam geçen sene bindi rahmetli.
büğün dershanede ilk günümdü. hocayla tanıştık ve hoca başka bir yeni gelen öğrenciyle tanışmak için adını sordu.
+sen de yenisin heralde.
-evet.ben xxx.
+aramıza hoşgeldin xxx.
-sağol hacı.
+hacı derken?
-abi kardeş olacağımızı sanmıştım ben.
+senin burda o kadar kardeşin var ki birde beni eklemeni istemem bunların arasına.
lan gülmekten yarılcaktım orospu cocuğu mu demek istedi ne demek istedi anlayamadım ama cok manalı bir laftı.
- olm birazdan bir dimebag bir solo atacak varya, süpper.
+ hmmm...
- bu arada dimebag dediğim gitarist öldü 5 yıl önce.
+ hadi yaa? nasıl öldü?
- bu soloyu atarken öldü. **
+ sktir lan.
mutfakta tarih testi çözen nil'in ablası nil'in küçük kardeşine sorar:
-kavimler göçünü hangi hun devleti başlatmıştır? asya hunları mı yoksa avrupa hunları mı?
kardeşten cevap gelemeden arkadan nil'in annesi atlar:
-hayır,ediz hun
yine mutfaktayız. nil, annesiyle konuşmaya çalışmaktadır. konuşmanın bi yerinde ağlamak sözü geçer. bunun üzerine ağlamayı çok seven nil'in ananesi hemen atlar:
-ben ne zaman rüyamda kendimi ağlar görsem hep ağlarım. rüyada ağlamak iyidir derler ama bana hiç yaramaz.
nil:
-sen zaten hep ağlıyorsun.
anane duymamıştır fakat nil'in annesi duymuştur ve ana-kız bi güzel çakışmıştır.
bir grup arkadaş bostancıda cordon cafe'ye gitmekteyiz. yeri bilmeyen arkadas arar ve olay gelişir.
a1: abi bu yeri bulamadım ben, tam olarak nerde?
a2: ya bostancıda vapurların oldugu yerde işte, tam karsısında.
a1: haaa! beyaz olan vapurun mu?
a2: (dumur) evet gülüm, evet.
yeni bir öğretmen gelmiştir ve ilk dersidir. tek tek öğrencilerin adlarını ve bir kaç soru sormaktadır. bu arada bu işlem biraz ilerledikten sonra, yani 3-4 kişinin ismini öğrendikten sonra sıradaki öğrenciye ismini sorar. bu sırada yanında bulunan bir diğer öğrenci ile hocanın diyaloğu:
- hocam, babasından hiç bahsetmeyin.
+ niye oğlum?
- eroinden 2 yıldır içerde. babasıyla birlikte satıyorlardı, babası yakalandı bu kaçtı. amaan.
+ ...?...
dün gece çok yakın bir arkadaşımla yürüyoruz. kafalar beton, hava buz gibi ve yürümemiz gereken hayli bir mesafe var.
yürürken bir uzun yol otobüsü gördük oraya park etmiş, gayet konforlu ve sıcak görünüyor.
a: arkadaş
b: ben
c: hiçbiri
d: hepsi
a: moruk şimdi şu otobüsün içinde olsak sıcacıktır haa. yatıp uyusak amk mis gibi..
b: kanka o değilde o otobüs senin içinde olsa nası olur haa. düşünsene bi.
teknik servisliğini yaptığım, cep telefonu mağazasının karadenizli satış temsilcisi ile dükkana gelen afilli abla.
müşteri: cep telefonumdan kısa mesaj gönderirken hemen ikinci mesaja geçiyor çok kontörüm gidiyor.
eleman: adı üstünde kısa mesaj destan yazmıyacaksın hoş onunla.
arkadaşla muhabbet ederken, araya bir diğer arkadaşın girmesiyle oluşmuştur.
- bunlar da zkişip zkişip aids olduk hastayız diyolar abi, olmaz öyle şey.
+ ya hayır öyle değil. aids nerden çıkmış biliyo musun? afrika'ya araştırmaya giden bilim adamları abazanlıktan maymunlara tecavüz etmiş, maymunlardan insana geçmiş; onlar da başkalarıyla yatınca böyle yayılmış işte.
- nasıl bu kadar iyi bileceksin ki, saçma geldi bana?
^ gerçek lan aynen böyle, tecavüze uğrayan ilk maymun hasan diyorlardı hatta.
biz iptal, hasan mor. basit bir çocuk diyaloğuna benzettim uzaktan, ama olay anında hararetli hararetli tartışılırken bu cümle ekibi bitirdi.
sınıftayız. bir konu üzerinde tartışma sürmektedir. bir arkadaş uzunca bir süredir konuşmaktadır ve konuşmasını bir arkadaş bölerek:
-ark: hocam yeter artık biraz da biz konuşalım.
-hoca: bekle olum vereceğim size de söz hakkı.
-ark: hocam o 20 dakikadır konuşuyor, bize 2 kelime ettirmiyorsunuz...
-ark: daha da sınıfa gelmem.
baba - siz gelmiyor musunuz cumaya? kardeş - kısmet olursa haftaya babacığım.. ben - olmazsa imamla konuş sen haftaya iki kişilik yer ayırtalım. kalabalık oluyor yer kalmaz falan. kardeş - ben böyle söyleyince bana girişiyorsun ona da girişsene * ben - oğlum benim kalbim temiz, o yüzden biliyor beni. baba - niye omoyla mı yıkadın? dayı - sofrayı niye kaldırdınız ya? baba - sen benden gittin gideli..
ben - şu programı indireyimde gitarı akort edeyim.. baba - bozmuşsunuz onu hep. ben dün çaldım onda manda söğüt yapmış şarkısını. dayı - manda söğüt mü yapmış? baba - manda yuva yapmış işte..
kardeş - ben duşa giriyorum. dayı - o nası oluyo lan.. duşa nası giriliyo. kardeş - öyle içgüdüsel.. erkeğim ya giriyorum ben - kadınlarda duş alıyorum diyolar mesela.
Bugün bindiğim taksiciye devamlı öten bas konuş telefonunu sordum, nasıl pratik oluyor mu diye; sormaz olaydım.
Taksici: Niye senin telefonunda yok mu bas konuş ?
Ben: Yok abi
T: Kolayı var telefonu ayağının altına al bas ve konuş seninde olsun.
B: Abi geldik benim eve ben sağda ineyim.