r: mahmut abi biz ne zaman evleneceğiz ya?
m: evleniriz be recebim elbet bi gün bizde!
r: abi öyle diyorsunda benim yaş oldu 38 senin ki oldu 40!
m: aman bee recep ne dert ediyosun ya? birkaç sene daha bekleyelim bakalım, olmadı ver elini hollanda beraberce!
r: böhh be abi böhh !!!'^+%&/(^%/
yaramazlığı ile ün salmış sınıfın ve okulun canavarı yine öğüt dinlemektedir
- yavrum niye vuruyorsun arkadaşlarına bak yazık değil mi ......
+
-hem baban da çok üzülür bu yaptıklarını duysa.........
+
- yavrum birşey söyle ...
+ gidiyim mi öğretmenim isterseniz giderim köy okuluna?
- git ne olur git.
+ama çok soğuk oluyormuş oralar vazgeçtim.
- ?????
abaza arkadaş: lan bana kız ayarla.
ben: nasıl olsun, tipini tarif et, fabrikaya bildireyim de imal etsinler.
abaza: yok gerek yok fabrikaya, kız olsun işte, dönme olmasın yeter.
ben: doğru söylüyorsun, bazen fabrikasyon hatası oluyor, malı müşteriye verioz, kız dönme çıkıor. sen de haklısın koçum.
abaza: dalga geçme lan, senelerdir dolu tüfek geziyom a.q. ya senin oralarda çoktur yap bir iyilik a.q. ya
iki tiki konuşmaktadır
+kızıam nasıl rezil olduk bi bilsen
-anlat
+ya hamamdan çıkmışız sıtarbaksın önündeyiz arabayla ve simit ayran yiyoruz. inanabiliyomusuaan sıtarbaksın önünde simit ayran
-oha ya rezilliğe bak *
cafede arkadaşlarla oturulmaktadır.bir arkadaş diğerinin kahve falına bakmaktadır:
+bak şurdaki h harfini görüyo musun?
-h değil ki o.bariz m.
+yok yok h o.neyse burda kısacık saçlı bi kadın var.bu kadın sana sesleniyo.
-sesleniyo? ee ne diyo?
+ne bileyim kızım, konuşma balonu yok ki burda.
baba oğul msn üzerinden konuşur;
- s.a oğlum
+ a.q baba (bkz: a.s yazacakken yanlışlıkla a.q yazmak)
- ben senin a.q eşşoğlueşşek
+ yok baba valla elimden kaçtı. hem sen nerden biliyon a.q'u
- sen bokunu mama niyetine yerken ben çet yapıyodum sıpa
+ asdasdad tamam anneme söylememi istediğin başka birşey varmı babacım
- şantajcı itoğluit..
bir gazete bayisinde gerçekleşen hadisemiz satıcı ile gazete almaya gelen tanıdık bayan arasında geçen diyalogdur.
bayan: bir ...... gazetesi lütfen
satıcı:aa mrb nasıl gidiyor
bayan: iyi güzel çok memnunum
satıcı: hangi televizyon da başlamıştın
bayan:ulusalcı bir tv
satıcı:hım güzel görüşlerine uyuyor mu bari
bayan: evet ya bizde yani vatanımızı sevenlerdeniz nede olsa
satıcı:ehuhumm güzel
bayan : neyse görş iyi günler
satıcı: sana da
ve gazete almak için para uzatan benin duyduğu yaran cümle;
satıcı: hey allahım ya siz vatanınızı seviyosunuz da biz neciyiz anasını satim anlamadım ki
küçük kardeş resim yapmaktadır. der meister uyumaya çalışmakta, annesine de maç vakti kendisini uyandırması konusunda tembihlemektedir. olaylar gelişir..
- anne kaldır maça bak, dizi falan izleme.
+ tamam oğlum hakem düdüğü öttürdüğü gibi kaldırcam ben seni hiç merak etme, yat uyu. *
- tamam kapıyı da çek çıkarken, kesin kaldır ama bak.
anne kapıyı çekmeyi unutup içeri gider, bir gürültü kopar;
+ oy oy küçük bey de ders çalışıyormuş burda!
^ resim çiziyorum daha fazla yaklaşma!
+- ?!?
adam bir eşya satın alır. 20 milyon vermiştir. aldığı para üstü ise 100 milyonun para üstüdür.
-şey yalnışlık oldu heralde. ben 20 milyon vermiştim?
+hayır beyfendi siz 100 milyon verdiniz!
-senin ağzını yüzünü .ikerim ben verdiğim parayı bilmiyom mu lan?
lise 1 sağlık dersi.hoca iki ders saati boyunca pedagoji hakkında konuşmuştur. türkiyedeki pedagoji sistemi nasıl düzeltilmeli,işte efendim pedegoji dersi nerelere konmalı.ulan millet de kafasını sallaya sallıyo dinliyo.dersin sonunda..
- ee çocuklar pedegoji çok önemli gördüğünüz giibi-
+hocam!
-efendim yavrum?
+pedagoji nee?
evet sayın seyirciler bu soruyu soran akıllı hocayı gülme krizine sokmayı başardığı için +5 puan bonus almıştı.
hoca ilk kez derse girmiş, öğrenciler de hocayı tanımadığından olsa gerek geyik yapmaktalar hocanın dediklerinden sonra. konu tabii ki, öğrencinin derdi olan sınava gelmiş, öğrencilerden sınavın çoktan seçmeli yapılması isteği gelmesi üzerine hoca sistem insanı olduğunu belli eden cümleler kurar; öss güvenliği sağlanırsa ancak sınavı yapabileceğini vs. anlatır.
-hocam çok basit bir önlemle, örneğin herkes sınav süresince telefonlarını masanızın üzerine bırakır, kimse kopya çekemez.
-arkadaşlar yaşadığım bir kopya olayından sonra artık çoktan seçmeli sınav yapmamayı düşünüyorum. adamlar sınavın cevaplarını cep telefonuyla arkadaşına göndermiş. (burada hoca inandırıcılığı artırmak için ekler:)hatta daha önceki derslere ait mesajlar bile var.
sınıf kopar. fuzuli:
-hocam o mesajlarda ne vardı, konu mu anlatmış adam. *
merikalilar ile ispanyollar arasi diyalog...
asagidaki konusmalar tamamen gerçek olup, deniz navigasyon kanali 106 (finisterra/galicia)
tarafindan kayit edilmistir.
ispanyollar ; " burasi a-853, çarpismadan kaçinmak için lütfen rotanizi 15 derece güneye çevirin. su anda 25 deniz mili uzakliktasiniz ve tam üzerimize dogru gelmektesiniz."
amerikalilar ; "asil siz kendi rotanizi 15 derece kuzeye çevirin."
ispanyollar;" negatif !tekrarliyoruz. rotanizi 15 derece güneye çevirin."
amerikalilar;"sizinle abd gemisinin kaptani konusuyor. kendi rotanizi derhal 15 derece kuzeye çevirin."
ispanyollar; "öneriniz mümkün görülmedi. bize çarpmak istemiyorsaniz rotanizi 15 derece güneye çevirin."
amerikalilar; " (artik sesini yükselterek) sizinle abd deniz filosunun büyüklükte ikinci uçak gemisi uss lincoln'un kaptani richard james howard
konusuyor. beraberimizde iki kruvazör, avci uçaklari , dört denizalti var. ayrica bizi hücumbotlar destekliyor. size tavsiye etmiyorum, emrediyorum!
rotanizi 15 derece kuzeye çevirin, aksi halde filomuzun emniyeti için tedbir alacagiz. derhal rotamizdan çekilin gidin.
ispanyollar;"sizinle juan manuel salas alcantara konusuyor. burada iki kisiyiz. beraberimizde bir köpek, aksam yemegimiz, iki sise bira ve bir de
kanaryamiz var. kanarya su anda uyuyor. ayrica bizi radyo istasyonu cadena dial la coruna destekliyor. su anda ispanya'nin finisterra galicia
kiyisinda ve a-853 numarali deniz fenerinde oldugumuzu göz önünde bulundurarak, buradan hiçbir yere gitmeye niyetimiz olmadigini söyleyelim.deniz fenerimizin ispanya'daki deniz fenerleri arasinda büyüklük açisindan kaçinci sirada oldugu konusunda hiç bir fikrimiz yok. kayalik sahillerimize kafadan geçirmek üzere yönlenmis boktan geminizin emniyeti için istetiginiz boktan tedbiri alabilirsiniz. ama yine de israrla tavsiye ediyoruz. rotanizi 15 derece kuzeye çevirin.
hoca tahtada bir soru yazdırır. "elimizde 6 metre tel var, bu teli iki parçaya bölüp en küçük hacimli kare ve çember elde etmek için teli nereden kesmeliyiz?"
sonra sınıfa döner "evet arkadaşlar nasıl kesmeliyiz bu teli?"
rıdvan dilmen: cisse sence iyi oyuncu mu? bence çok da iyi değil.
güntekin onay: maldonado ile kıyaslarsak iyi oyuncu.
rıdvan:(biraz da sinirlenerek) yani güntekin sen de öyle bir oyuncu söylüyorsun ki...
haşlanmış mısır alan iki erkek ve satıcı diyaloğudur
+gel abi gel süt mısırı iyi haşlanmış ağlıyo valla mısırlar
-satın almak isteyen erkekden biri mısırlara uzanıp iyi pişmediğini görünce neyse biraz daha ağlasın onlar...
Dahlia, arkadaşının ablasıyla otobüs durağında beklemekte. Hava yağmurlu. Ne hikmetse bekledikleri otobüs gelmemekte ısrarlı. Çok samimi olmadıklarından kaynaşık sohbetlere de girememiş durumdalar. O sırada önlerinden yaşlı, başı bağlı bir kadın koşarak geçer. "Dursana be! Dursana! Beni almadan gitti!"
Merak edip baktığı yöne doğru baktıklarında sol şeritte basıp giden bir dolmuşa bağırdığını görürler. O sırada kadın yanlarına yaklaşır. Böylece Dahlia ve kadın arasında şöyle bir diyalog geçer.
Kadın: O giden dolmuş değil miydi kızım?
dahlia: Dolmuştu teyze.
Kadın:Ay gitti de beni almadı da neden beni almadan gitti de...
Dahlia: Çünkü dolmuştu teyze!
Kadın bir süre ifadesiz. Ardından konuyu değiştirmeye çalışır.
-Tamam kızım hadi siz de şöyle içeri geçin ıslanacaksınız.