yaran ayarlar

entry543 ↑ galeri81
    141.
  1. *trafikte ön araçtaki camdan dışarıya tüküren sürücüye, arkadan gelen trafik polisinin verdiği ayardır.

    "şiii... metropol laması, evinde de böyle mi yapıyorsun?????"
    38 ...
  2. 140.
  3. lisede bayan matematik hocasının, kız öğrenciye verdiği ayar şöyledir:

    hoca*: haftasonu neler yaptınız bakalım, ders çalıştınız mı??
    öğrenci*: ne dersi hocam, mango da acayip indirim vardı, alışveriş yaptık. siz de gidin mutlaka.
    hoca: ben indirimden giyinmem.
    öğrenci: ---
    *
    10 ...
  4. 139.
  5. muhabir: müslüm bey hakan taşıyan için arabesk müzikte yeni peygamber benzetmesi yapılıyor. bu konuda neler düşünüyorsunuz?
    müslüm baba: ben öyle birini gönderdiğimi hatırlamıyorum.
    3 ...
  6. 138.
  7. Hastanenin Tıbbı Atık bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.

    kaynak: itiraf.com
    121 ...
  8. 137.
  9. 2 hafta öncesi. private message...

    cevriye; üstünde ne var?

    sapanlavurbeni: nasıl ya?

    cevriye: basit, üstünde ne var?

    sapanlavurbeni: (ciddiyeti görünce gaza gelinir) hıı.. fanila var... senin? (heyecanla cevap beklenir, ama gelmez.)

    4 gün sonra..

    sapanlavurbeni: üstünde ne var?

    cevriye: alabildiğine kalın ve yünlü bir kazak var. hatta üşüyorum, bi hırka alıp geliyim.

    sapanlavurbeni: (dumur)
    1 ...
  10. 136.
  11. kandıramazsın beni adlı beklenenden daha eğlenceli olan program izlenmektedir. sunucu vatan şaşmaz ile, programın asıl izlenme sebebi cenk erdem ikilisinin erdemi arasında şöyle bi diyalog geçer;

    vatan şaşmaz: bir kadın kocasını milyoner yapabilir mi?
    erdem uygan: yapar tabi. şöyle ki; eğer kocası milyarderse yapar.

    ayarın allah'ıdır bence *
    25 ...
  12. 135.
  13. facebook'taki iki hint arkadaşımın status diyaloğunu aynen aktarıyorum :

    h1 : hint eleman 1
    h2 : hint eleman 2

    h1 : .............
    ....................( kendisi uzun bir comment yazmıştır )

    h2 : chappar chappar chappar * everywhere. so much so that facebook had to bloody shorten your comment and provide a "read more.." link. a definite first in facebook i am sure.

    h1 : chappar chappar everywhere. so much so that facebook had to bloody give a delete link to your post. die biatch!
    *
    2 ...
  14. 134.
  15. --spoiler--

    ingiliz Kralı 8. Edward istanbul, Atatürk'ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce:
    -Bana; ingiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz.; dedi.
    Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular. Akşam imparator sofraya oturunca kendisini Kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek:
    -Sizi tebrik ederim ve teşekkür ederim, kendimi ingiltere'de zannettim.
    Diyerek memnuniyetini bildirdi. Sofraya hep Türk garsonları hizmet etmekteydi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük kayık tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildi. Fakat Atatürk krala eğilerek:
    -Bu Millete her şeyi öğrettim, Fakat Uşaklığı Öğretemedim.

    --spoiler--
    ***
    5 ...
  16. 133.
  17. Maraton programında erman hocanın şenolun annesiyle taraftarın ilişkisini anlatırken ki durumdur.
    erman hoca:evet efendim taraftar şenolun annesiyle sürekli bir temas halinde hayır şenolun annesiyle normal yollardan da temas kurmuyorlar tersten ilişkiye giriyorlar.Normal yollardan girseler hani tamam diyeceğiz ama...
    şansal h.:lütfen kampanyası var hocam.
    Erman hoca:o zaman ben burdan beşiktaş seyircilerine sesleniyorum;
    Lütfen şenolun annesiyle normal yollardan temas kurun.
    1 ...
  18. 132.
  19. --- baba tv açilmior bi ayarlar mısın

    **grav grav grav( kovboy baba tvye ateş açar)

    --yardın baba
    2 ...
  20. 131.
  21. fanatik akp li bir arkadaşla pes oynanmaktadır. taktik dizilişteki iyi dağılan takım nedeniyle arkadaş deli gibi pas kesmektedir, derken ayar gelir...

    -olm akp li olduğun çok belli lan. her yerde adamın var aq...
    56 ...
  22. 130.
  23. arkadaşın yalnız yaşayan babannesinin evinde playstation oynayıp geceyi orda geçirmeyi planlıyoruz. babanneden izin almak gerek tabiki.
    -babanne biz bu gece sende kalıcaz. oyun falan oynayacagız ok?
    -aaa, istmemem valla. cok gürültü yapıyosunuz. bağırış gürültü sizi çekemem sabaha kadar.
    -ya yapma babanne pleysteyşın oynıycaz bak. maç yapıcaz
    -olmaz valla.
    -babanne yapma böyle ya. bak sende oynarsın pleysteyşın bizimle.
    -sen git ananla oyna pley steyşın! it!
    21 ...
  24. 129.
  25. tabii ki annem, kim ayar verecek başka?

    artık yaş kemale ermiş ama evlenilecek bir kemal henüz bulanamamış olduğu için kaygı annenin başını sarmıştır. ve taraftan etraftan soran birileri olduğunda "senin kız vardıı" anne kişisi sizi o kişiyle görüşmeye ikna eder mutlaka;

    -hem tanıdık, zarar gelmez.

    +anne ben o şekil hayatta görüşmem, ne o öyle "ehehehe annelerimiz anlaşmış bik bik" mi dicem. hayatta olmaz.

    -kızım evlen demiyorum ya bi gör.

    +anne hem onun bi kusuru vardır. normal, evlenilecek, hoş bi tip olsa annesine kız baktırır mı? ayy kesin moron bi tip ki kendi bulamamış.

    -niye sen de kimseyi bulamadın sen moron musun?

    adgdshfgdhfgf

    kelimelerin tükendiği ve kifayetsizliğin doruğa ulaştıği an. neyse ki an olarak kaldı.
    28 ...
  26. 128.
  27. Kurtuluş Savaşı yıllarında orduya cephane toplamaya çalışan ve bu amaçla istanbulda yer alan cephane ve askeri araç gereç depolarını canları pahasına boşaltan bir grup insanın bütün dünyaya verdiği ayardır:

    olay selimiye kışlasında geçer. teğmen ihsan aksoley, sıkı ingiliz denetimi altındaki kışlaya binbir zorlukla girer. amacı askeri doktor binbaşı hasanı görmektir. ondan önce kışlaya gelen arkadaşları yüzbaşı hikmet ve üsteğmen hakkı, doktorla beraber ihsanı beklemektedirler. ancak on beş dakikalığına izin alabilen ihsan, aklındakileri bir an önce doktora anlatmak peşindedir. doktor sorar:
    -Ne istiyorsun?
    -Buradaki askerlerimizden biri hastalanırsa, hastaneye siz sevk ediyorsunuz değil mi?
    -Evet ama sana ne?
    -Nasıl sevk ediyorsunuz?
    -Allah Allah! Adam beni sorguya çekiyor. Yazıyorum, gidiyor.
    -ingiliz Komutan onaylamadan mı?
    -O onaylamadan, burada yaprak bile kımıldamaz.
    -Binbaşım, size her gün, birkaç askeri, veba ve kolera şüphesi ile hastaneye sevk etseniz, ne olur?
    -Ne olacak, kıyamet kopar! Yoksa senin niyetin, bulaşıcı hastalık korkusuyla ingilizleri Selimiyeden kaçırtmak mı?
    -Evet. Buraya gelmeden başhekimle konuştum, Haydarpaşa Hastanesi, istediğimiz gibi rapor verecek.
    -Sonra da depolarda ne var ne yok, toparlayıp Anadoluya mı yollayacaksınız?
    -Evet efendim. yardımcı olmak istemez misiniz?
    -Bir de soruyor sersem! Elbette isterim. Allah kahretsin! Bu kadar basit bir hile neden daha önce benim aklıma gelmedi? Bir hafta sonra, burada bir tek ingiliz kalırsa, yuh olsun bana. Hazırlığınızı yapın!

    bu akıllıca plandan sonra kışla boşaltılır ve ordu için gerekli olan malzemeler toplanmaya başlar. bu malzemeler önce ineboluya, daha sonra ankaraya taşınacak ve orduya teslim edilecektir.

    yüzbaşı faruk, istanbulda nalıncılar yokuşundaki türbenin arkasında ağır makineli tüfekleri parça parça arkadaşlarıyla beraber tabutlara yerleştirir. arkasına güvenilir mahalleli insanları alan faruk, tabutların üstünü bayrakla örttükten sonra yola koyulur.

    'Ekrem keyifle,'Vay delifişek..' dedi, '..dediğini yaptı. Üstelik yüksek rütbeli ingiliz subaylarına bayrağı da, kendini de selamlattı.'

    Faruk, bayrağa sarılı iki tabutu taşıyan küçük cemaatin önüne geçmiş, sırtında imamın cüppesi, başında beyaz sarık, ağır ağır yürüyerek yaklaşıyordu. Bir işgal devriye kolu, komutanın emri üzerine durup cenazeleri ve Yüzbaşı Faruku saygıyla selamladı. Farukun ağzı, belli belirsiz bir gülümseme ile kıvrıldı. Cenaze alayı, Ayasofyaya doğru, rast geldiği ingiliz subaylarının selamları arasında uzaklaştı.

    Makineli tüfekleri biraz sonra, Ayasofyanın arkasındaki yanmış bir konağın enkazında oturan alaylı Teğmen Ahmet Ağaya teslim edilecek, onun sandıkladığı silahlar, iş makinesi, hurda demir, değirmen taşı diye, kapalı adı Zafer Ticarethanesi olan inebolu Menzil Komutanlığına sevk edilecekti.' *
    işte böyle sevgili okurlar. milliyetçiliğin emperyalizme en büyük ayarı olarak kabul edilen türk kurtuluş savaşı böyle çılgın insanlarla, böyle vatansever insanlarla, böyle zeki insanlarla kazanılmıştır, hepinizin bildiği gibi. varsın aramızda hala ali kemaller yaşasın, sait mollalar burnumuzun dibinde, göz göre göre cirit atsın. bu millette hala ne yüzbaşı faruklar, ne doktor hasanlar, ne teğmen ihsanlar var. zaten o ali kemallerin, sait mollaların korkusu da bu vatanseverlerin ortaya çıkması değil mi? varsın onlar kendi milletlerini aşağılasınlar, oyunlarla türkiyemi ele geçireceklerine inansınlar. ama unutmasınlar, hiçbir vatansever türk evladı vatanını onların eline bırakmaz.
    7 ...
  28. 127.
  29. üniversitede şahit olduğum, öğrenciden ders hocasına verilen ayardır.

    hoca: aman be oğlum, ne adamsın sen. ne projen var, ne de vizen yüksek.
    fatih sultan mehmet senin yaşındayken istanbul'u fethetti.
    öğrenci: olabilir hocam. onun hocası akşemsettin'di.
    60 ...
  30. 126.
  31. trakyali diye her yerde cingene yaftasi yapistirilan ve bundan sikilmis bir arkadasin verdigi ayar.
    yine denisizin biri trakyali oldugunu ogrendikten sonra
    -vay uj bej. cingelik var dimi sende? cingenesiniz oglum siz.
    -bizim gibi cingeneler olmasa senin gibi ayilari kimler oyanatacak tombulum.
    38 ...
  32. 125.
  33. 124.
  34. bir arkadaşımız iğrenç espri yapmak ister ve sonuç;

    -arının selamı var!! hangi arı de nolur noluuuur noluuur?
    +öff tamam hangi arı?
    -götümün kenarı ahahahahha.
    +sende selam söyle, öptüm yanaklarından.
    -&%/)/&&(/&/(
    58 ...
  35. 123.
  36. diyojen in büyük iskender e verdiği ayardır.

    (bkz: gölge etme başka ihsan istemem)

    diyojen ile iskender in bu konuşmasında havada güneş bile yoktur.ironiktir.diyojen gülümsetmesidir yine.
    1 ...
  37. 122.
  38. orta son sınıftayım . okulun basketbol takımındayım . ve migros kulubünde de idmalar yapılıyor yani aslında kulube bağlıyız. bir haftasonu fenerbahçe- migros maçına gittik . kulupçe biz küçüğüz tabi tirübünlerdeyiz yıldız takım maçta . izliyoruz yerler dolmuş dağıldık tirübünde . bende gittim oturdum bi yere . migros her basket attığında bağırıyorum olleyy die . derken 10 dakika sora arka sırada oturan adam bakarmısın dedi bana . döndüm:
    -ya sen migrosun promosyon ürünü müsün ?
    -... ımm
    evet yanlışlık fenerbahçe tirübünün ortasına çökmemizden kaynaklanıyodu
    7 ...
  39. 121.
  40. Tarih: 20.04.09
    Yer:Beylikdüzü /Gürpınar

    Arkadaşlarıyla bu köyümsü yerleşim biriminde gezmekte olan pesimistyla etraftan gelen köpek seslerinden bıkmıştır.Çünkü her 10 metrede bir köpek havlayıp , morallari bozmaktadır.istanbul içinde bildiğin köy lan burası.Neyse; daha fazla dayanamayan kahramanımız bahçedeki kapının arkasından havlayan köpeğe "ordan bağırmak kolay , sıkıyorsa gel dışarı" diye bağırır. (bkz: simdi ne gerek var) (bkz: köpekle çocuk olma)
    Bununla da yetinmeyen pesimistyla
    "caney caney caney işte meydaney`
    delikanlı köpek nerdesin haney "

    diyerekten aklı sıra makarasına devam eder.Tüm bu olanları izleyen , köpeğin sahibi olduğunu tahmin ettiğimiz teyzemiz balkondan seslenmektedir.

    "Salalım köpeği de görelim bakalım kim delikanlıymış"*
    3 ...
  41. 120.
  42. kadıköy'de akbil dolduran fuzuli bilenler bilir, minibüs yolu, sahil yolu ve tramvayın bulunduğu üç peronun ortadakinden otobüse binmiştir.

    binmeden önce akbil dolduran fuzuli, akbil fişini çöpe atmayı unutmuş, ve nedense kağıdı top yapıp camdan aşağıya atmıştır. ama fark etmiştir ki attığı yerde teyze var. lan ne olacak deme.

    lan kötü oldu ne adamız falan derken camdan bir kağıt atılır. teyze kağıdı içeri atmıştır. fuzuli yanındaki arkadaşına arkasını sakın dönmemesini söyler. bu arada 16 numara sakinlerine çoktan rezil olunmuştur. *
    1 ...
  43. 119.
  44. vakti zamanında haylice güzel bir hatun albert einstein'ın yanına gelir ve;

    ''einstein senden bir çocuğumun olmasını istiyorum. düşünsene senin zekan ve benim güzelliğim buluşur ve ortaya ne kadar güzel bir çocuk çıkar düşünsene'' der. einstein amcamız ise cevabı yapıştırır;

    ''peki senin zekan ve benim güzelliğim buluşursa ne olacak ??''

    (bkz: mavi ekran)
    23 ...
  45. 118.
  46. *-baba beni ne zaman evlendireceksin
    + oglum s*kin götüne yetiştigi zaman haber ver bana.
    *-baba sikim götüme yetişiyo
    +tamam oğlum sen 2-3 yıl götünle idare et sonra bakarız sana da bi kız.
    15 ...
  47. 117.
  48. - adamın biri allem küllem, falan filan anayasa kitapçığı...
    - "adamın biri değil cumhurbaşkanı"
    - hadi hayırlı işler ıvır kıvır...
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük