üniversitede finaller sırasında soru kağıtları dağıtılırken geçen bir olay;
asistan : ya 7. yılın hala mezun olamadın mı?
öğrenci : malesef hocam.
asistan : eşşeği bağlasak 4 yılda mezun olmuştu ya.
öğrenci : 2 yıl daha bağladığınızda asistan mı oluyor?
asistan : sana başarılar.
sanırım şahsıma verilmiş ayardır.
3 hafta önce okulun girişinden sınıfa doğru gitmeye çalışırken önümde ki üç kız, bağyan yol verir misiniz dememle? dumur olmam bir oldu.
çünkü kızlar kenara çekilip buyur yol senin olsun hadi yol al dediler gülerek.
bende de o an bir şeyin can sıkıntısı olduğundan mütelit kafama takmamıştım.
ama bunu arkadaşıma anlattıktan sonra iyi bir ayar yediğimi anladım.
Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Ramazan ayında arabayla gidiyorlarmış.Tabi Necip Fazıl oruç ama Nazım Hikmet değil.Nazım Hikmet Necip Fazıl ile dalga geçmek için yolun kenarındaki zayıf bir ineği işaret ederek Necip Fazıla demiş ki:-Şunun haline bak,oruç tutmaktan ne hale gelmiş` demiş.Tabi Necip üstad altta kalırmı hemen cevabı yapıştırmış:
-`Aaa Nazım sen bilmiyormusun Hayvanlar oruç tutmaz...
arkaşım kendisine ney almak için fatih taraflarına yolu düşer. otobüste boş bir koltuğa oturur ve alelade bir arkadaşıyla mesajlaşmaktadır. yanına bir hacı kılıklı adam oturur ve önce kınayan gözlerle bir süzer*, hafiften de muhabbet de oluşur bir yandan. arkadaş da ney alacak 150 tl bayılacak zaten, onun verdiği bir hissiyatla, azcık canı sıkkındır.
- ne o, kiminle bu tık tık tık?
+ sevgilimle, onla buluşmaya gidiyorum
- hmmmmm
+ ama benimkinin kafası hiç çalışmıyor, büyük mallık yaptı geçenlerde ona canımız çok sıkkın
- hayırdır?
+ askerlik teciliyle ilgili hata yaptı mal.
hacı amca kızarır bozarır, koltuktan kalkar başka yere oturur.
--spoiler--
Türkücü ROJiN;
"Biz kuzey Irak diyemeyiz, ayıp.. Çünkü kuzey Irak kürtçede kadının cinsel organı anlamına geliyor" demiş..
Eee ben de diyorum ki; YOK EBENiN KUZEY IRAK'ı..
Bir üniversitenin kütüphanesinde oğlan kızın masasına
yaklaşarak yavaşça sorar: "Yanınıza oturabilir miyim?"
Kız, yüksek sesle yanıt verir:
"GECEMi SiZiNLE BERBAT ETMEK iSTEMEM!.."
Kızın sözlerini herkes duymuş, başlarını kaldırmış,
dik dik ayaktaki oğlana bakmaktadırlar...
Oğlan çok utanır ve hiçbir şey diyemeden,
şaşkın şaşkın kendi masasına geri döner...
Birkaç dakika sonra kız yerinden sessizce kalkar,
oğlanın masasına yaklaşır ve ona yavaşça şöyle der:
"Ben psikoloji öğrencisiyim; demin, şaşıran bir erkeğin nasıl
tepki vereceğini öğrenmek istemiştim;
bu arada sizi de herkesin önünde biraz
utandırdım sanırım, özür dilerim!"
Bu kez oğlan onu yüksek sesle yanıtlar:
"BiR GECELiĞiNE 200 DOLAR MI?.. ÇOK PARA!.."
Oğlanın dediklerini de yine herkes duymuştur
ve bu kez ayaktaki kıza dik dik bakmaktadırlar ki,
oğlan şoka girmek üzere olan kızın kulağına yaklaşıp şöyle fısıldar:
"Ben de hukuk öğrencisiyim:
çevreye birini suçluymuş gibi nasıl gösterebilirim
öğrenmek istemiştim, özür dilerim!"
Yahudi siyonist asker, filistinli çocuğa sorar;
-Siz müslümanlar neden ölülerinizi
gömüyorsunuz ?
Halbuki bizler ölülerimizi yakarız..
Filistinli çocuk biraz düşünür ve ağır başlılıkla
şöyle der;
avcılar belediye başkanı mustafa değirmenci'nin istanbul büyükşehir belediye başkanı kadir topbaş'a:
'2003'de hazırladığımız projeyi 10 yıl sonra 2013'de hayata geçiren büyükşehir belediye başkanı sayın kadir topbaş'a teşekkür ederim.' demesi beni baya güldürmüştü.
-bu elektrikli testere neden yavaş çalışıyor ahmet?
+dur, ayarını yapayım. çok dhaa hızlı şimdi. bak.
-ver. aaaaaaaaaaaaaaaaH!
+lan geri zekalı, kendini ikiye böldün ya.