geçen bir fenerbahçe'li arkadaşla konuşuyorken konu şikeden açıldı. bizim arkadaş:
''galatasaray da 2010'da şike yaptı'' * sonra cevap verdim:
''yoo, fenerbahçe'nin eskişehir maçında 2.05'lik ivesa nasıl eğilip o gölleri yiyiyor?
''volkan'da topu ıska geçip yemişti hem bir kere öyle kaleci olmaz ki'' ve son olarak ben:
''o zaman volkan da kaleci değil''.
babamın annemle nişanlıyken başına gelen telefon sapığı olayı:
-telefona bir üflermisiniz
+üfffppphhhh
-ohhhh taşaklarım soğudu!
(babam iptal)
+diiiitt
-artışırken bana küçücük çocukları da alet ediyor terbiyesizler. ha ondan sonra iki yatıp kalktıktan sonra da yok benim kafam karışık. hayatımda halledemediğim bir sürü şey var. şimdi canın acısa da bir gün doğru erkeği bulduğunda bana çok teşekkür edeceksin falan.. yemezler canım.
+valla yemiş gibi duruyorsun zamanında. *
Başlık stad ile alakalı, yorumlar stad ile alakalı...
Bir tek aradan sen yırtık dondan çıkar gibi ortaya bi kadro atmışsın birde
transfer yazmışsın???!!!
Amacın nedir??? Bunu yazınca ne oluyor madalya mı veriyolar???
Canın çok kadro kurmak istiyorsa Fifa Manager'ı tavsiye ederim. istediğini
al sat, bizi ve burayı meşgul etme! En azından saçma sapan bir konunun arasında
etme.
Transfer ile ilgili başlıklarda yaz bunu.
--spoiler--
Hararetli bi tartışmanın ortasında yemeğe oturduk... Ben çalkalayıp ayranımı açtım. O da bir taraftan bana laf yetiştirirken bir taraftan da çalkalayıp kutu kolasını açtı... Farkettim ama söylemedim işte canıma değsin.
--spoiler--
itiraf.com'dan
Sınıfta okul takımı için bir grup erkek öğrenci toplanmış taktik ayarlamaları yaparken okula kaşarlığıyla nam salmış kız öğrenci içeri girer ve "beni de defansa yazın" der o an bir sessizlik olur ve okulun en delikanlı kızından cevap gelir. "sen çok gol yersin"
b: eğer bugün dünya kupasına gidemiyorsak; bu benim futboldan uzaklaşmam yüzündendir. türk futbolu gerçekten büyük kayıplarda.
a: tabii. hangi sektör kayıpta değil ki senin olmadığın için.
henüz bu sabah yaşanmıştır. onucuncuhavari sabahın köründe yollara düşmüştür. apaçi model 4 kişi beyaz şahinle yanlarında durarak camdan kafalarını uzatır ve gerçekte var olmayan bir adres sorarlar. güya taşşak geçececektir namıssızlar. a : apaçi, o : onucuncuhavari.
a : abi çıtır hatunoğlu ilköğretim okulu nerde biliyo musunuz? ahahahahahahaaaaa o : öyle bir okul duymadım buralarda. yanlış olmalı. a : yahu varmış abi. şalvarı uzun caddesindeymiş ahahahahahaaaa. o: haaa şalvarı uzun caddesi. şurdaki camiyi görüyo musunuz? a: evet abi görüyoruz. ahahahahaaaaa o: heh onun minaresi var ya dördünüzün götüne enlemesine girsin. gerisini siz bulursunuz zaten. a: ama abi şey yani... o: siktirin lan. tipine soktuklarım.
15-20 sene evvel kral tv'de adını hatırlayamadığım bir vj kızımız "benim için nelerinizi feda edersiniz" diye ekrandan arayanlara sormuştur.arayanlar söylüyor evimi, arabamı, herşeyimi veririm diye. daha sonra başka birisi çıkar ve şu diyalog gerçekleşir;
izleyici:ben 200 milyon veririm
vj:ama nasıl yani ?
izleyici:sen etsen etsen 50 kilo edersin, kaşarın kilosuda 4 milyon olduğuna göre.
Kadın ve erkeklerin neden böyle farklı cinsel arzularının olduğunu bir türlü anlamıyordum.
Kadin ve erkeklere dair anlatılan tüm mars ve venus hikayelerini mesela...
Ve hiç anlamıyordum erkekerin neden mantığıyla kadınların ise kalbiyle hareket ettiklerini.
Ta ki gecen haftaya kadar.
Ben ve karim yataga girdik. Yorgan altinda birbirimize dokunmaya, oksamaya basladik.
Ben tamamen azmistim ve onu istiyordum kariminda böyle hissetigini düsünüyordum, cünkü tüm hareketleri onu gösteriyordu.
Ama tam o sirada:
"Dur, suan canim sevismek istemiyor beni sadece kollarina alip sarilmani istiyorum olur mu?", dedi.
Ben sadece "neeee?" diye cevap verebildim.
Oysa bana şu sihirli sözleri söyledi.
"Sen bir kadinin duygusal ihtiyaclarina karsi nasil davranacagini hic ama hic bilmiyorsun."
Sonunda ben teslim olup vazgecmistim. O gece sex yapmadim ve böylece uyuyu verdim.
Ertesi gün karimla alisveris merkezine gittik. Üstüne üç muhteşem ama pahalı elbiseyi denerken onu seyr ettim.
Tabi ki hangisini alacağına karar vermemiyordu. O halde her ücünü alalim dedigimde kulaklarina inanamamisti.
Bu söylediklerimden cesaret alarak, elbiselerden dolayi yeni bir cift ayakkabida almasi gerektigini söyledi.
Sectigi ayakkabinin degeri tam 200 euroydu.
Bunun üstüne onlarin dogru bir secim oldugunu söyledim.
Sonra kuyumcunun yanindan gectik. Iceri girip harika, elmaslarla kapli bir bileklikle çıktı.
Karimi görmeliydiniz mutluluktan resmen dört köşe olmuştu. Herhalde benim aklımı sıyırdığımı düşünüyordu ama bu pekte umrunda degildi o an.
Sanırsam onun erkekler hakkinda düsündüğü tüm felsefi yaklasimi yerle bir ettim. Tekrar "Evet" dedigimde.
O an hemen hemen seksuel olarak heyecanlanmisti sanki.
Yüz ifadesi inanilmazdi.
Tam o anda en güzel gülüsüyle: "Kasaya gidip ödemeyi yapalim!", dedi.
O esnada gülmemek icin kendimi zar zor tutuyordum. ama güclük ceksemde sunlari söyledim.
"Hayir hayatim, suan canim tüm o seyleri almak istemiyor. Suan sadece bana sarilmani istiyorum."
Nefret ve sinirden resmen cilgina dönen karima tabi ki son muhtesem darbeyi vurdum.
"Bir erkeğin maddi ihtiyaçlarına karşı nasıl davranacağını hiç ama hiç bilmiyorsun", diyerek yüzyilina ayarını verdim.
olay bir stand up gösterisinde geçer
komedyen: Bu benim seks hayatımda ne kadar başarısız olduğumla ilgili. ilk defa seks yaptığım zaman
seyirci: Dün mü?
seyirciler: ehuehuaheuheahe
komedyen: Hatırladığına sevindim.
seyirciler: Abareyyyyy
(bkz: glad you remember)