Yalan söylediklerini biliyoruz
Yalan söylediklerini biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar
Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz
Ama hâlâ yalan söylüyorlar
cok abartıldıgını dusunuyorum.
cok buyuk yalanlar haric, isin, ailen filan gibi benim hayatımda birkac yalancıya her zaman yer var.
ben 20 senedir yalan soylemiyorum, tovbe ettim, bu kisisel bir secim.
durustlugun cok overratted oldugunu dusunuyorum.
pembe yalanlar her zaman kotu degildir.
yalan söylemek üzerine kriminolojide sık belirtilen bir gözlem vardır. insanlar yalan söylerken, sorulmadığı halde aşırı detaya girerler. zamanlar, mekanlar, plaka numaraları, gereksiz isimler... anlatı bir anda fazla dolu hale gelir.
tabii ki bu her zaman suçluluk kanıtı değildir ama insanın dikkatini çeken bir şey yapar; hikayeyi güçlendirmek, bazen onu sorgulatır. bir noktadan sonra dinleyici, hikayeyi takip etmeyi bırakıp şunu düşünmeye başlar; niye bu kadar çok detay var ki?
olayı direkt ''o akşam yağmur yağıyordu" şeklinde anlatmak yerine, ''saat 22:10'du, arabaya bindim, koltuğa oturdum, sağ bacağımı pedala koydum, duma duma dum'' diye anlatan biri gerçekten anı hatırlıyor olabilir; ya da anlattığını daha gerçek hissettirmek için çabalıyordur. dışarıdan bakınca bu ikisi arasındaki çizgi her zaman net değildir.
fazla detay bazen gerçeğin kendisidir, bazen de gerçeğe benzemeye çalışan bir kurgudur. yalan dediğimiz şey de çoğu zaman burada başlar zaten; tamamen uydurmak değil, gerçeğe benzetmeye çalışmak. ve işin en ilginç tarafı, insan yalan söyleyerek bazen sadece karşısındakini değil, kendini de ikna etmeye çalışır.