zeki demirkubuzun filmlerinde açık bir şekilde etkisini gördüğümüz meursault karakteri. Zeki demirkubuzun 2001 yılında yapmış olduğu "Karanlık Üstüne Öykülemeler 1" Yazgı filminde bu romanı yaşayabilirsiniz. Tavsiyem filmi daha sonra izleyin kitabın tadı kalmıyor. Sürekli oynayan oyuncuları kitaptaki isimlerin yerlerine koymaya başlıyorsunuz. bu sefer kitaptan çok filmi düşünmeye başlıyorsunuz.
Kitaptan bahsedecek olursak öyle bir karakter düşünün ki annesi öldüğünde ağlamadığı için, suçlamaları reddetmeyi gereksiz bulup üstüne atılan suçları reddetmeyip yıllarca hapiste yatan bir karakter düşünün. Herkes için anormal gelen şeyleri normal bir şekilde karşılayan farklı bir ahlak yapılı insan. toplum. Ah! O toplum yok mu o toplum. Neyse gidip bir sütlü kahve içmeliyim.
(bkz: albert camus)
(bkz: zeki demirkubuz)
Romanda, işlediği bir suçtan çok, gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için dışlanan bir “yabancı” aracılığıyla, XX. yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşma anlatılır.