2009 yapımı bilim kurgu, aksiyon, yrrak kürek drama filmi.
Bu amerikalıların soğuk savaş travmasından türeyen filmlerden de gına geldi yeminle. yine de değişik bir film. senaristin torbacısı kim acaba merak ettirdi.
Çizgi romanı başyapıt, filmi efsane, dizisi ise heyecanla beklediğimdir. Henüz 8. Bölümü izleyemedim eve gidince ilk işim o olacak. Watchmen diyince akan sular durur bende.
tabiri caizse (bkz: underrated) filmdir. marvel-dc kapışması adı altında üretilen sikimsonik onca filmden daha iyi bir süper kahraman filmidir. süper kahraman filmi dediysek vurdulu-kırdılı uçtulu kaçtılı filmler gelmesin aklınıza, bu filmde bir felsefe var.
Kadrosu, karakterleri, oyunculukları, müzikleri (girişteki müzik : Bob Dylan - The times they are a changin) ve konusu ile muhteşem bir eser. Aynı zamanda bir “DC Comics” evrenidir.
gelmiş geçmiş en iyi çizgi romanlardan biri ve açık ara en iyi çizgi roman uyarlaması olan film.
süper kahraman konseptini yerin dibine sokan Alan Moore'dan muhteşem bir taşlama. okudukça orgazm olmuştum, izleyince cenneti gördüm.
karşılaştırmak için söyleyeyim; filmi, the Dark Knight'tan yüzlerce kez daha iyidir.
yanlışlıkla ultimate cut versiyonun indirip izlediğim film,karakterin hayranı değilseniz hiç bulaşmayın derim. benim için ortalama bir filmdi,soranlara tavsiye edebileceğim bir film kesinlikle değil.
Moore, romanıyla sadece karakterlerinin değil, dönem insanının da psikolojisini incelemiş. Kıyamet saatlerinin ayarlandığı, gergin bir şekilde savaşın beklendiği bu ortamdaki halkın paranoyaya bulanmış hali harika çözümlenmiş. Filmde bu kısımlar romana göre biraz daha yavan kalsa da hala geçerliliğini koruyan who watches the watchmen deyişinin üstü yeteri kadar çizilmiş. Romandaki halkın duvarlara yazdığı bu sözün bizi koruyanları bizden kim koruyacak anlamına geldiği açık. Bu söz, günümüzde de ne yazık ki geçerli. Mooreun çizdiği bu distopik portre ile uyuşan bölümlerin bulunması ise üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir diğer kısım
güzel bir filmdir, tabii bunda alan moorenin imzasının olmasının büyük katkısı vardır. filmi seversin, sevmezsin. lafım yoktur, saygım sonsuzdur. ama, sevmiyip de sevene hakaret edilmesinden nefret ederim. akıllı olcan.
film ağır ileriliyor, tamam, doğrudur. ama koskoca 12 sayılık grafik romanı da 2-3 saate sığdırmak kolay bi iş değil. hikayeler güzeldi, effektler güzeldi, senaryo güzeldi, rorschach güzeldi.
bu filmde ilgimi çeken şeylerden biri karakterlerin hepsinde olan bir batman benzerliği. tabii, yanlış anlamışım da ola bilir.
nite owl - direk kostüm batmanı andırıyor. hatta batmanın tam karşıt bir düşmanı vardı eagleman, tıpkısının aynısı. silahları, dövüşü, kullandığı araç-gereçler hep aynı.
rorschach - karakterinin derinliği ve karanlıklığıyla andırıyor batmanı. tamam, batman adam öldürmez, ama iz sürmesi, geri çekilmeyi her zaman redd eden benliyi, özgüveni hep batman.
ozymandias - tam batman diyemeyiz, ama eagleman havası sezdim. justice league - crisis on two earths'i izlediğseniz orda eaglemanın bir planı vardı. tüm gerçekliği yok etmek ve insan ırkının karşısı alınamaz vahşiliyini engellemek. insanlığı kurtarmak isteği, herkese karşı planlar yapa bilen ve dünyanın tanrı olarak gördüğü dr. manhattanı bile kandırarak kendi oyununa çeke bilen biri.
dr. manhattan - batmanın sakinliğini ve bilgeliğini almış. (çokbilmiş gibi konuştum, biliyorum)
filmin diğer bir güzel yanı filmde kötü karakter barındırmaması. filmde herkes insanlığın götünü kurtarmağa çalışıyor. "filmin kötüsü" ozymandias milyarların kurtulması için milyonların ölmeli olduğuna inanıyor. yani o da insanlığı kurtarma derdinde. gerçek kötü yoktur. kendin bile sorgularsın, aslında, gerçek kötü kimdir diye. insanlık için milyonları öldüren ozymandias ve bunu göze alan dr. manhattan mı, yoksa bunun bir yalandan ibaret olmasını insanlara duyurmak isteyen rorschach mı, yoksa bunların hepsini izleyen ve arada kalan nite owl mu?
leonard cohen'den bob dylan'a, muzikleri enfes. sinemada izlemek isterdim bu filmi
spoiler icerir.
dr manhattan'in laurie'ye ithafen yaptigi konusmayi dinlerken insanlarin gunumuz romantizmine sokayim dedim.
dan ve laurie'nin dolunayin tam karsisinda sevismelerini cok kiskandim.
filmi sevdim.
watchmen'i, dan ve laurie'nin yangin cikan binadaki siyahi insanlari super kahraman kiliklariyla kurtardiklarinda, cocuklardan birinin annesiyle yasadigi diyalogla hatirlayacagim.
+anne, uzay gemisinin icindeki isa mi?
-hayir yavrum.
3.5 saatlik ultimate cut'ı bir nebze de olsa hikayeyi anlaşılır kılmıştır.
tüm olumsuz eleştirilere rağmen böyle zor bir hikaye sadece 3.5 saatte ancak böyle güzel anlatılırdı.