ARKADAŞLAR HiTLER DE RESSAMDI AMA TEK iYi YAPTIĞI ŞEY YAHUDiLERi iMHAYA KALKIŞMASIYDI.O'NUN DIŞINDA HERŞEYi iNSANLIK DIŞIYDI.YANi SANAT HER BiREYi iNSANCIL VE HÜMANiST YAPMIYOR.
Ben " ayçiçekleri" nin önünde yarım saat durdum (pinakothek - münchen), van gogh kitabını okudum, van gogh filmini - william dafoe ' nin oynadığı- seyrettim.
Boşanmadan önceki evimde, çok güzel ahşap çerçevelerle asılı, 17 yüksek kalite van gogh kopyaları asılıydı...
Patates yiyenler tablosunu inceleyiniz...
Kimseye haksızlık etmemek lazım...van gogh arka arkaya şaheserler üretirken- "hiçbi beklentisi " yoktu (!!) - ödül falan beklemiyordu yani...kimseye haksızlık etmemek lazım ama van gogh, belki de bu dünyada yaşamış "en üstün insanlardan" biridir.
Ben...bir van gogh hayraniyim !!!.. işbu entry de yazdığım herşey tamamen taraflıdır !!
Böyle bir adamın tarafını tutmıycaz da, kimin tarafını tutucaaz ?!...
kırılgan ama temiz yürekli Van Gogh. Allah bu dünyaya böyle iyi niyetli, temiz yürekli birisini gönderdi ama biz insanlar onun değerini bilemedik. Huzur içinde uyu, güzel insan..
hayatı boyunca sanatına büyük önem vermesine rağmen sarı rengin hakim olduğu tablolarının çoğunu satamamış, kardeşinin maddi desteği ve sanatındaki becerisi sayesinde hayatına devam edebilmiş, fransız ressam paul gauguin ile büyük bir dostluk bağı geliştirmiş, at eternity's gate filminde willem defoe' nin hayat verdiği ünlü hollandalı ressam.
çalkantılı ruh halini yansıttığı ve sarı rengi yoğun olarak kullandığı tablolarıyla tanınan, fransız ressam gaugin ile arasında fırtınalı bir bağ söz konusu olmuş, hayattayken sadece 3 tablosunun satılması üzüntü uyandıran, ölümü hakkında çeşitli rivayetlerin söz konusu olduğu ünlü hollandalı ressam.
vincent van gogh şüphesiz olarak dünyanın en büyük ressamlarından biridir. 19. yüzyılın en büyük sanatçıları arasındadır. resim sanatının dahisidir. (bkz:vincent van gogh
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ressamlarından olan hollandalı büyük sanatçıdır. yıldızlı gece ve kafe terasta gece eserleri büyük çalışmaların ürünüdür. aynı zamanda patates yiyenler adlı eseri dünya çapında çok ünlüdür. (bkz:vincent van gogh
fırtınalı ve sıra dışı bir hayat yaşamış olan, sonsuz merak ve sorgulama anlayışıyla modern resim tarihine damga vurmuş ressamdır. doğanın sırları, mistik duyguları resim vasıtasıyla yansıtmaya çabalamış.
dünyayı farklı görebilen binlerce kişi arasından, gördüğü değişik dünyayı çizme kabiliyetine sahip olması ile sıyrılmıştır. kısacık hayatı, anlamlı bir şiir gibidir. sanat camiasına ilham kaynağı olmuş, her dönem insanını kendisine hayran bırakmıştır. yol gösteren bir yıldızdır van gogh ve asırlarca parlayacaktır.
bayağı sorunlu, talihsiz ve zor bir hayat yaşamış ressam. Yaşamının son yılında resmettiği, Sandalyede büzüşerek yüzünü yumruk şeklindeki iki eliyle kapamış bir adamı resmettiği tablodaki kişi kendisidir ve acı ve bunalım dolu iç dünyasının özeti gibidir. Lakin ak saçlı yaşlı bir adamı resmettiği bu tabloyu çizdiğinde henüz 37 yaşındadır.
Sonbaharın kendini hissettirdiği bu gunlerde bir de sonbaharı Van Gogh'un resimleri, Kardeşi Theo'ya yazdığı mektubundaki yazısıyla onun gözünden görelim ve kaleminden okuyalım :
"Arles, Kasım başı 1888
Son yaptığım yaprak dokumu tablosunu beğeneceğini sanıyorum. Tam yaprakların başlayacağı yerde çerçevenin kestiği birkaç leylak rengi kavak ağacı gövdesi görülüyor bu resimde. Bu ağaç gövdeleri bir cadde boyunca sütunlar gibi sıralanmışlar; caddenin sağ ve sol yanlarında ise, mavimsi leylak rengi eski Roma mezarları sıralanmış (Arleas’daki Alychamps ) Yerler ise, bir halıyı anımsatacak biçimde, sarı ve turuncu kuru yapraklarla kaplanmış; kalın bir tabaka oluşturuyor bunlar.
Ayrıca, kar tanecikleri gibi hala dökülmeyi sürdürüyorlar. Caddede ışıkların küçük siyah figürleri var. Resmin üst bolumu parlak yeşil bir cayırlık gösteriyor, hemen hemen hiç gökyüzü yok. Aynı konudaki ikinci tablo da aynı caddeyi gösteriyor ama burada yaşlı bir adam ile şişman, tostoparlak bir kadın var.
Ah, pazar günü bizimle birlikte olacaktın da, o kızıl uzum bağını görecektin -aynı kırmızı şarap renginde baştanbaşa.. Uzaklaştığımızda, uzaktan baktığımızda yani, sarıya donuştu.. Güneşli gökyüzü yeşil, yağmur sonrası toprak morumsuydu.. Batmakta olan güneşin yansıdığı birkaç yer ise ışıl ışıl sarı...
Şimdilik hoşçakal, elimden gelen en kısa zamanda yeniden yazacağım, Senin Vincent"
bi eserin içine girmeyi, havasını solumayı muhtemelen tüm sanatseverler hayal etmiştir. belki bir nebze olsun hayal dünyanızda başka kapıları aralar diye şunu bırakıyorum ve evet bir daha asla aynı gözle tablolara bakamayacaksınız böyle bi etkisi de olacak eminim. biraz çakır izlemenezi de tavsiye ediyorum. inanılmaz bi heyecan yaratıyor insanda.