yaptığı haberlerle başsavcı yalçınkaya'yı harekete geçiren gazete. ayrıca sofra altı olmak için fazla pahalıdır, daha çok posta türü gazeteler iyi gider, hem sayfa sayısı bol, hem ucuz, hem bolca çıplak hatun var iştah açar.
haber kaynağı üretmek için zarflama usulünü pek bir iyi kullanan gazete. ne yani adamlar ben vakitten arıyorum dese karşıdaki kişi cevap mı verecek ? ama cumhuriyet ve bilimum ergenekoncu gasteler tarafından aranmak demek itibar, ihale ve sınıf atlama demektir.
aktütün baskını'nı bile ordu'ya hakaret ve yıpratma fırsatı gören gereksiz gazete. 15 şehid'in arkasından bile bu muhabbeti yapması çoğu kişi tarafından da helal olsun gerçek gazeteci bunlar diye görülmüştür eminim. ne kadar eğitimsiz ve aciz kalmışız. yazıklar olsun.
not: yazar burada ordu eleştirilmemelidir dememiştir. ölümlerin istismar edilmesine karşıdır.
yalan, iftira,hedef gösterme,kin kusma,sahtekarlık,tsk düşmanlığı ve aha niceleri.
tüm hepsini yapan ve hala yapmaya devam eden, ülkemizin demokrasi eksikliğinden yararlanan kağıt yığını.
zira başka ülkede olsa bırakın bu gazeteyi kapamayı, gazete kadrosundaki herkesi içeri alırlardı.
hüseyin üzmez davası ile ilgili bügün bir açıklama yayınlamış gazete:
1- Biz Müslümanız. Bizim ölçümüz Kur'an ve Hz. Peygamber'in ölçüleridir. Kur'an-ı Kerim'deki "Ey iman edenler, kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun" (Nisa 135) ayeti ve Hz. Peygamber'in "Hırsızlık yapan kızım Fatıma da olsa, elini keserim" ölçüsü; bizim için esastır.
2- Hüseyin Üzmezin TV kanallarında, islâmi ölçülerimize uymayan konuşmalarını tasvip etmemiz mümkün değildir.
3- Hüseyin Üzmez'e atfedilen iddialarla ilgili olarak yaptığımız araştırmalarda, Üzmez'in anlattıkları, kız ve annenin beyanları, Üzmez'in gözaltına alınmasının hemen akabinde polisin delil bulmak maksadıyla evden aldığı 30 eşyanın kriminal raporları, kız ve Üzmez'in doktor tarafından muayene edilmeleri sonucunda verilen rapor ile Uludağ Üniversitesinin hazırladığı rapor ve son olarak Adli Tıp raporlarının ortak sonucu; taciz olayının vuku bulmadığı şeklindedir.
4- Kartel medyasının başını çektiği bu kampanyanın, dikkatleri; gündemdeki Ergenekon davasından başka noktalara çekme ve Üzmezin şahsında mütedeyyin insanlara saldırma maksatlı bir organizasyon olduğuna inanıyoruz. Bunların kuyruğuna takılanların da, bu kirli oyuna alet olduklarını kendilerine hatırlatmak istiyoruz.
5- Hüseyin Üzmez'le ilgili soruşturmanın başladığı günden bu yana, Üzmez'in tek bir yazısı Vakit'te yayınlanmamıştır.
Üzmez'e isnat edilen suç sübut bulduğu takdirde, en sert tavrı Vakitin koyacağından da kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Ancak hiç kimse bizden; patronları porno yayından mahkumiyet alıp, sabıkalı olan bir medya grubunun, Üzmez üzerinden, inananları linç etme kampanyasına ortak olmamızı da beklememelidir..
"Üzmez'in konuşmalarını tasvip etmemiz mümkün değil ama kimse bizden Üzmez üzerinden, inananları linç etme kampanyasına ortak olmamızı da beklememelidir.."
sözleriyle hümanist tavrını ortaya koymuş gazete.
inananları linç etmek istemiyorlarmış, hem de üzmez üzerinden linç etmek istemiyorlarmış. aklıma üzmez'in eleştirilmesinin inananlara ne gibi bir linç etkisi yapacağı konusunda hiçbir fikir gelmiyor, açıklamanın farkına varmadan verdiği fikiri dillendiresim hiç gelmiyor ama amaç sözlüğü okuyan birileri varsa bilinçlendirmek ya söyleyeyim ancak üzmez'in faaliyetleri inananların faaliyetleri olursa inananları linç etmek konusunda haklı olabilirler.
olayın bir de toplumsal lince karşı olmak boyutu var ki içinde insan hayatı olduğu için komikliğini yitiriyor. işte o üyeler başlığı altında kocaman kocaman resimlerini bastığınız yüksek hakim öldürüldü be omurgasız zihin. tabi bu olayın ergenekonla bağlantısı araştırılıyor, bence de kesin vardır. gerçi sizin zihin üzmez olayının da ergenekonla bağlantısının araştırılmasını istiyor. işler tıkırında yani ergenekon diye bir çöplük var son kullanma tarihi geçmiş ürünlerinizi attığınız... neyse bu başka bir entrynin konusu.
utanma konusunda eksiklikleri bulunan basın kuruluşu.
utanmadan bir de şeriat istiyorlar. şeriat gelse ilk önce siz gidersiniz darağacına.
bugün bir protestoya verdikleri cevap da ne olduklarını belli ediyor."Zina serbest olsun diyen ahlaksızlar, Vakit'e nasıl ahlak dersi verebilir. Teşhircilere, fuhuşçulara, çocuk tacizcilerine, uyduruk değil, islam'in öngördüğü cezalar verilsin, var mısınız?"
islamiyetin öngördüğü cezalarmış... tövbe estağfirullah adamı dinden imandan çıkartır sizin gibiler. sizin bahsettiğiniz cezalar molla yönetimine ait kafadn uydurma şeriat yasaları.
insan gibi hukuk uygulansa, yargıya siyaset bulaşmasa herkes hakettiği cezayı bulur.
sizeinsanları öldürme, sakat bırakma hakkını kim verdi? kur'an-ı kerim de yazmaz mı insan canı bütün varlıklardan değerlidir diye. intiharı yasaklayan bir din nasıl olur da idama izin verir?
insan kendi vücuduna iyi bakmakla yükümlüdür diyen kur'an-ı kerim'i hiçe sayıp o insanı nasıl sakat bırakabilir o şeriat yasaları.
dinden bahseden bu grup önce bunların cevabını versin, sonra kendi içlerindeki sapık baskın grubu def etsin gelsin.
islami mücadelenin önde gelen isimlerinden Osman Yüksel Serdengeçti'yi vefatının 25. yıldönümünde minnet ve rahmetle anıyoruz. 10 kasım 2008..
(bkz: gelde sövme)
(bkz: al birini vur ötekine:taraf)
buda günün tarihi: 12 Zi'l-ka'de 1429
herhangi bir ideolojiyi savunuyor olabilirler, farketmez! ama kurumları değiştirme çabası içinde yayın yapmak hatta ileriye gidip işin ucunu sosyal gruplaşmaya vardıracak şekilde hareket etmek yanlıştır. işte vakit gazetesi ve yazarları bunu yapmaktadırlar. üstelik, gerçeklik payı olmayan yalan haberler, gündemle ilgili bir konuda alakasız ve bahsedilen gruplaşmayı hatırlatıcı yorumlar, ideolojilerini savunurken -daha inandırıcı olabilmek adına- objektiflik kriterini kullanmayı hiç mi hiç beceremeyen vs. ayrıca düşünün bir kez bilmem kaç yaşındaki dinozor köşe yazarlarının zavallı küçük bir kıza cinsel istismarı sonrası -mahkeme kararı, adli tıp raporu bir yana- koskoca gazetenin! inandıkları ideolojiyi ve toplumsal vicdanı yok sayıp, adamın paçasını kurtarmak için yazdıkları!!! işte vakit...
lozan antlaşması'na bakış açısı fanatiklik derecesinde sapkınlık teşkil eden gazete. birileri bu adamlara bağımsızlık maksatlı taviz verilmiş olduğunu anlatmalıdır.
cember sakalli bir yazari "kadinlar her iste calismali mi" basligi ile cok enteresan bir yaziyi kaleme almis !
eleman madde madde kadinlarin niye calismamasi gerektigini de siralamis. benim en cok madde 3 dikkatimi cekti. buyurun:
3. kadında kendine yeterlilik duygusunu geliştirerek eşine saygıyı yok etmesi… (benim notum: bu adam bu maddeyi kopek egitim kitabindan almis ve evlilige uyarlamis)
yani diyorki eleman "kadinlari ezin, cigneyin, sizden asagi olsunlar, kendilerini yetersiz gorsunler ve efendilerine yani kocalarina saygili olsunlar".
halbuki baris, sevgi, kardeslik (hep ayni geyik) dini olan islamin bence soyle demesi gerekirdi "kadinlarinizi sevin, onlara guven verin, kendilerini iyi hissetsinler, istedikleri islerde guvenle calissinlar. siz onu sevdikce ve guvendikce o size zaten saygi ve sevgi duyacaktir.
kadini asagi gorme, onun ne yapip yapamiyacagina karar verme curreti muslumanligin degil, rezil araplar'in kulturudur.
edit: dayanamadim. madde 4 asagida:
4. Ayrıca kadın kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmışsa eşine karşı sen sensin ben benim havasındadır. itaat ve saygı olayı bitmiştir. Saygı olmayınca sevgide doğal olarak bitecektir. Son yıllarda dağılıp savrulan aileler neden dağılıyorlar? Sebepler belki farklı ama en büyük sebep kanaatımca kadının evinin hanımı olmaktan çıkıp piyasa kadını olmasındandır.
yani amcamiz diyorki, kariniz para kazanirsa buyuk motor olur, ona buna verir. aman sen ne yap et karina para kazandirma.
edit 2: yok abi yine dayanamadim. amcamiz turkiye'nin issizlik sorununa harika bir cozum bulmus. buyurun:
işsizlik bu gün tüm dünyanın öncelikli sorunları arasındadır. Bunun en kestirme yolu erkeklerin fıtratına uygun işlerden kadınlar çıkarılıp evinin hanımı yapılsın sorun çözülüverir. işsizlik neticesi nice erkekler intihara kadar gidebilmektedir. Çünkü onların çalışacağı yerler kadınlar tarafından işgal edilmiş.