sonuna kadar desteklediğim görüşü bulmacasının arasına gizlemiş muhalif gazete. onlar çatışmada kapıyı kapatıp olay "yok gibi" davransın, hiç yardım etmesin ve üstüne sütlük sen fedakarane savaş ve öl. sonra da bunlar için değer miydi? deyince suçlu ol ne âla. yahu iyi mi oldu 3 gencimizin ölmesi? peki ölmelerinde en önemli sebeplerden biri nedir? konsoloslukladaki amerikalıların yardıma gelmemesi değil mi?
ne hikmetse cahil cühela kesimin sahiplendiği, en iyi tuvalet kağıdı olarak kullanılabilecek yobazlıkta son nokta paçavra. elin oğlu da bulmacasında "gavurlar için değer miydi" yazısını savunmuş. bilmez ki prosedürü komik bebe.
konsolosluk güvenlik görevlilerinin amacı öncelikle "içeriyi" korumaktır, herhangi bir saldırı anında kapılar sistem tarafından kilitlenir, içeridekilerin hayatı onlardan sorulur. ilk amaç düşman içeri girmesindir. dışarısı o ülkenin güvenlik güçlerinin alanıdır. bir abd konsolosluk görevlisi sokaklarda terörist avına çıkamaz.
islamı, insanı müslüman olan-olmayan diye ayırt eden gereksizlerin sahiplenmesi yüzünden batı dünyası, terör=islam dini olarak kabul edecektir. kendi ayağına kurşun sıkan bu zevat da bu gazeteyi korur, savunur. danıştay baskınında işte o üyeler diye insanların hedef gösterilmesini doğru bulur. şiddet özün, tırnağımdaki kir kadar değerin yok.
aydın doğan şakirtlerinin vurun kahpeye deyu hucum ettikleri küçük gazete. yalnız şunu söyleyim o bulmacadaki sözün doğru mu yanlış mı olduğuna dair bir anket yapılasa türkiye'nin yarısından fazlası doğru der. gidin bakın çevrenize sorun soruşturun. bakkalla, çakkalla, berberle sohbet edin. hepsinin söylediği söz aşağı yukarı aynı. millet anlamaz öyle otomatik kapanan kapılardan falan. ayrıca ben de sikerim öyle kapının otomatikliğini. benim trafik polisim kırmızı da geçenlere ceza yazmak üzere işine bakıp orda mudahale etmeseydi belki ölmezdi. lakin facia daha büyük olabilirdi. onun için şimdi yeniden söylüyoruz ki: öyle otomatik kapının ebesini sikerim.
+ nurettin abi vakit le ilgili haberi duydun mu abi başkonsolosluğa yapılan saldırıyla ilgili bu gavurlar için değer mi yazmışlar bulmacada ya böyle gazetecilik mi yapılır?
- olm doğru yazmış adamlar yalan mı değmez tabi bu gavurlar için.
+ iyi de abi gavur müslüman teist ateist ya da diğer tüm ayrımlardan önce insanlık gelmez mi? diğer tüm kimliklerinden önce insan olma onuru gelir abi birlikte yaşamak tüm insanlığın onurlu bir yaşam sürme hakkını savunmak daha öncelikli değil midir? insanların hayatlarını değerli olan ve olmayan diye ayıracak mıyız? bu düşünceyle ulusal ve küresel bir barış nasıl sağlanabilir? illaki bir değerlendirme yapacaksak insanları değerli kılan kimliklerinden ziyade düşündükleri ve ürettikleri değil midir? kaldı ki olaya senin dünyandan bakmak gerekirse, islami düşüncede de yaratılanı yaratandan ötürü sevmek fikrinin hakim olması gerekmez mi? bu fikri ve benzerlerini ortaya koyan insanlar hep bu topraklardan çıkmamış mı? ayrıca..
- alert! alert! please check your system whether it meets the requirements or not!
birçoklarının * haberlerine karşı kaynak aldıkları gazeteler ya hürriyet ya milliyet yahut vatan* olur. sebebi bilinmez* bu 3 gaste de vakitle ziyadesiyle uğraşır. çoğuzamanda bir yerlere jurnallediği de görülür. anlaşıldığı kadarıyla arka sayfasında g-stringli yada üstsüz resim altına bira reklamı* koyulmadığı için birçoklarının içini gıcıklar. kendisine referans aldığı nokta islam olan tek gazetedir. referans alınan noktaya bakılırsa neden bukadar sevilmediği meydandadır.
tüm zamanlarda yazdıkları her şeyin bugün dogru oldugunun ortaya çıktıgı vakittir. ergenekon vakit gazetesinin dogrulayıcı turnusol kagıdıdır. hiçbir zaman bombalanmamış ve bombacısı kardeşi çıkmamıştır, hiç bir terör örgütü davasında ismi gecmemiş, danıstay saldırısında ismi karıştırılmaya çalışılmış fakat karıstırmaya çalışan gazetenin ismi karısmıstır. o ulusalcıdır bu aşagılık, nasıl bir paradokstur bu yasadıgınız anlamak mümkün degildir.
gün anadolu da vakit in günüdür, gün kurtuluş günüdür, pisliklerden taharet günüdür, hemde hukuk eli ile, tam da olması gerektigi gibi.
hedeflediği kitleyi uyutarak bazı kendi gerçeklerine inandırmaya çalışan kuruluş.. eğer cennet-cehennem kavramı varsa bu adamların işi zor olması gerekiyor..
yazdıkları ile mide bulandıran, zihniyet olarak osmanlının bile fersah fersah gerisinde olan yayın organı. özellikle karikatürleriyle eleştiri sınırını hayli aştıkları ortada.
"Vakit; gazetecilik dışında başka hiçbir ticari faaliyeti olmayan bir gazetedir. Bunun içindir ki, Vakit kullandığı kağıt
bedelini, baskı paralarını, personel ücretlerini okurlarından aldığı 50 kuruşlarla karşılamaktadır. internette yapılan
gazeteciliğin elbetteki bir hizmet yönü var. Ancak ücretsiz hizmet verebilmek için herhangi bir ek geliri olmayan
bu gazete; internetteki yayınını sembolik bir ücretle* yapma mecburiyetiyle karşı karşıyadır. Bu bakımdan internet
sitemize sembolik bir ücret ile ulaşılabilecektir. Yeni dönemde okurlarımız, gazeteyi tam sayfa orijinal hali ile
görebilecek ve okuyabileceklerdir. ilgi ve anlayışınız için teşekkür ederiz.."
pekin olimpiyatları'ndaki başarısızlığımızı da ergenekon'a bağlayarak an itibariyle nirvana'ya ulaşmış gazetedir.Tabi bu konuda hasan karakaya adlı köşe yazarı kişisinin payı büyük.
ramazan ayında oruç tutmayıp, su içen yargıtay üyesini topa tutan, buna rağmen anasayfasında, bir tavuk firmasının kızarmış piliç resimleriyle dolu reklamını yapan gazete. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. sizin oruç tutan müminlere hiç mi saygınız yok be *.