uyuyamadıkça kendini tekrarlar bu. yatarsın, dönersin yatakta, kendine bir ninni söylersin tutmaz uyku, gelmez senin odana doğru. kalkıp bi sigara yakarsın, evde turlarsın yine de olmaz. belki de asıl sebebi yalnızlıktır bunun, huzursuzluktur, yarın sabah kalktığında herkesi mutlu görüp senin hala mutsuz olacağını bildiğindendir. huzursuzluğun, mutsuzluluğun kemirir içini sabah kadar. ve sen yine gözüne uyku girmeden sabahı edersin. bütün bunların adını da uyuyamamak koymak istersin.
özellikle yaşamla başa çıkılamadığı, bir şeylerin hep yanlış gittiği ve bir türlü düzeltilemediği, akıldan intihar senaryoları geçirilip neyse ki cesaret edilemediği dönemlerde, çoğu kez, kişinin kendi belirlediği tercih ve davranışlarıyla kendini taşıdığı varoluş konumuna yönelik bir suçluluk, yoğun bir hoşnutsuzluk duygusuyla aralıksız beslenen huzursuzluk hali yüzünden, kendini sürekli tekrarlayan zihinsel aktivitelerine bir nihayet verememesi, dolayısıyla o dinlendirici uykuya, duyulan acıyı geçici bir süre içinde olsa dindirecek o bilinçsizlik yurduna bir türlü geçememesi sendromu, işkence.
biri sizi uykuya dalmamanız için zorlar gibi bir histir. gözünüzü kapatabilirsiniz sadece. anılar ve çıdırtan bir sevgi rahat bırakmıyorsa sizi, pişmanlıklarınız aklınızı kurcalıyrsa, kalbinize dayanılmaz ağrılar giriyorsa, başınız çatlıyorsa uyku kavramı yalan olur efenim. bu eyleme uyuyamamak deniliyor. bir aydır kendisiyle savaş içersinde olup bu eyleme maruz kalanlara sabır dilemişimdir. bünyeyi çok ciddi anlamda alt üst eder. hastalıklara davetye çıkarır. bayılmalara ve iştahsızlığa sebep olur. anlama gücünüzü azaltır. **
berbat bişi.
lan bi sen eksiktin hayatımda.
zaten ağlayamıyorum, adam akıllı konuşamıyorum, düz yolda yürüyemiyorum... şimdi de uyuyamıyorum. negzel uykucuydum ben, 10 oldumu gözümü açamazdım noldu?
pek cogunun tedavisi cok kolaydir.
uyunamiyorsa hic kendini zorlayip uyumaya calismadan, yataga yatmadan vakit gecirilmeye baslanir.
bir gece, hadi olmadi iki gece hic uyumadiktan sonra bir yerde mutlaka sizar insan.
diz kapaklarına kadar uzanan çizmeler giymiş bir kadın istiyorum şimdi
eteğiyle diz kapağı arasında en az 20 cm boşluk olması lâzım,
çorapları da şekilli olmalı, hani fantezi çorap dedikleri türden,
bir kaç kalın yüzük olmalı parmaklarında,
ellerine kınadan dal çiçek dövmeler yaptırmış olsun,
bir büstiyer olsun üzerinde, altına bikini giymiş bulunsun,
boynunda bikinisinin askısını göreyim,
göbeği açıktan bana göz kırpsın,
saçlarına hiç karışmam kendi bilir, ama kısa kestirmişse felâket
cartlak kırmızı, muhtemel bir ihtimal vişne çürüğü rujunu da sürmüş olsun,
herhangi bir kulağına küpe takabilir, diğerine de takabilir ama çıkarsın; emeceğim,
rimel de sürsün, bordo mu olsa acaba, yeşil de olmasın, mavi de, hay sikeyim, renk körlüğünü,
yanakları kremsiz olmasın asla, yumuşacık olsun o yanaklar ki sevdikçe göneneyim,
biraz uzun olsun boyu, biraz uzun,
sakız çiğnemesin mümkünse bir müddet,
incecik olsun parmakları sigara eline yakışsın,
beli de ince olsun, tuttuğumda ellerimin dışına taşmasın, ya da en azından tutabileyim,
sesi davudi olmasın, kadın sesi olsun yeter,
sesi nasıl olursa olsun, hiç çekinmeden bir şarkı söylesin bana veya benimle bir şarkı söylesin,
24 saat boş boş oturup saçlarını okşasam da rahatsız olmasın bundan,
koltuk altları sıcacık olsun, elleri de öyle, baldırları da,
uyurken göğüslerini tutmak istersem mutlu olsun,
ya da ortada hiç bir şey yokken pıt diye gelip öptürsün göğüslerini bana bazen,
o oturuyorken birden gidip dizlerine uzanırsam "ne oldu" diye sormasın, anlasın,
ne gibi kokarsa koksun, isterse doğduğundan beri banyo yapmamış olsun; kadın koksun
ben içki içince yapma etme demesin, kadehimi doldursun, ölene kadar içeceksem de benimle olsun,
bir kadeh de kendine doldursun "şerefe" desin,
sızarsam gitmeyeceğini bileyim yeter,
bazen ben mutfağa su içmeye gitmişken, herhangi birinden yine "sway" falan gibi bir şarkı koysun,
içeri girdiğimde boynuma dolasın kollarını, dans edelim, salınalım, oda dar gelsin, ama bölmeyelim,
bir gün de o bana çiçek getirsin gelirken mesela, televizyonun kumandası onda dursun,
ister soyunsun, ister soyunmasın,
bir yerlerime dokunsun veya isterse hiç dokunmasın,
sadece, bu gece yanımda uyusun,
ama uyuyamıyorum ben yine,
bana zerre dokunmasan da olur,
yeterince dokunuyorsun zaten,
sen yanımda uyu bu gece,
sadece
sen.
evde ilginç enstantaneler yaşanmasına da sebep olan, feci olaydır. göt gibi gezinirsiniz ortalıkta. babamın bu konuda muhteşem bir bombası da vardır.
ertesi gün önemli bir toplantıya gidecektir. uyumaz, sabah 6'da bütün aile niyeyse ayaktadır. babam "seviyorum sizleri, naber? uyumuyorum ben, ayaktayım evet. hepinizi kucaklıyorum, bay bay." diyip dışarı çıkar, akşam vakti annem arayıp ne yaptığını sorar. aldığı cevap "otoparka çektim arabayı uyuyom, bay bay." olur.
hayatı boyunca ağzına içki sürmemiş adam, alkollü olduğunu zannetmiyorum, uykusuzluktan bir garip olmuştu. artık gülmekten gözümden öyle yaş gelmişti ki, sel götürüyordu bütün mahalleyi, o derece.
edit: "oha gitmedi mi lan?" diye soranlar oldu. gitmiş toplantıya, çıktıktan sonra da uyuyup gece gelmiş.
kısır bir döngünün içine girmektir. psikolojisi bozuk olan kişiler uykuya dalamaz ve bu dalamamayla birlikte iyice psikolojisi bozulur.
(bkz: düşmanımın başına)
bu durumun çeşitleri vardır. bazı insanlar uyuyamayınca dertlerini hatırlarlar (bu çekilmezdir). bazı insanlar uyuyamadıklarında hayal kurarlar (bu hayaller genelde güzel olur), bazı insanlar uyuyamadıklarında başka bir şeyle ilgilenirler (bu durum o anı güzelleştirebilir). çeşitler çoğaltılabilir.