bilmiyorum nereden esti. geçirdiğim son günlerde bir uyku problemim var. esasında bunun en büyük nedeni bir hafta boyunca evde ağırlamak zorunda olduğum kuzenlerim ve daha sonra yurt dışından gelen arkadaşım olsa da derinde yatan problemin farklı olduğuna dair içimde hisler var.
1. saçma rüyalar.
bazen o kadar saçma rüyalar gördüğüm oluyor ki bilinçaltıma hayret ediyorum. örneklendirirsek; 2-3 gün önce sözlükten birinin düğünü vardı ve ben geç uyandığım için düğüne yetişemiyordum.
2. ışık.
odamın camının tam önüne sokak lambası diken bir belediyem var. gururluyum.
3. düşünmek.
belki de sorunların en büyüğü bu. sürekli aklımda düşünecek bir şey oluyor. bazen yaptığım planlara şaşırıyorum. bu düşünme seansları yüzünden kısa vadede hiç bir şey yapamıyorum.
4. hayaller.
günlerce aynı hayali tekrar başa sarıp, o ruhani dünyada geceleri yaşadığımı bilirim. bir gece futbolcuydum, bir gece hoşlandığım kızı gecenin bir vakti çatıdan çatıya uçuran batman... belki de " deli misin olm? " diyeceksiniz ama hayallerim olmazsa ben de var olmam. (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler)
5. şarkı.
bir gece düşünün, hayatınızda 1 kere dinlediğiniz serdar ortaç ın bir şarkısı dilinize dolanmış. nasıl uyursunuz, ey uuserlar?
bir kaç saçma neden daha var ama onları yazmama gerek yok sanırım. işte benim dünyam böyle...
en en ve en sinir bozucu durumlardan biridir. Bir saatlik uyku için bile her şeyinizi feda etmeye hazırsınızdır. Gün boyunca mal gibi hissedersiniz. Agresifleşirsiniz ilişkilerinizde. Aynı odayı paylaştığınız bir insan varsa ona karşı kıskançlık beslersiniz. Kısacası huysuz, aksi ve çekilmez olursunuz.
(bkz: Kendimden biliyorum)
tam olarak gece 3 sularında yatağa gitmişliğim ardından, yurttta kalmam sebebiyetiyle bir süre bir arkadaşın horlamasndan uyuyamadım, o tarafa bu tarafa dönelemek kaçınılmaz olduğu için yatakta bir ısınma sezinlememin hemen ardında yatağıma yakın olan pencereyi açmamın da akabinde uyku zuhur etmiş olacak ki, vızıldama sesleriyle 4.50 sularında uyuanmamın da takibinde, vücudumun her yerini pike ile kaplayarak siper almama rağmen sivrisineklerin sesli saldırılarını duyabiliyor ve hissedebiliyordum, nefessizliğin de verdiği dayanılmaz psikolojik baskıyla atıp pikeyi bilgisayar başına koştum entarimi gireceğim sizi mahvedeceğim der gibi, kaşınarak girdiğimi arz ederim.
antidepresanın yan etkisi olarak görülüp düşük seyreden tansiyonun oluşturduğu ağız kuruluğu ile birleşince dayanılmazdır. hele ertesi gün de uyumayacağını biliyorsa kişi, sıçtığının resmidir.**
hamileligin en cileli durumudur. uykun gelse bile bir turlu uykuya dalamazsin. en cok da geceleri gorulur. e bu durum, haliyle gunduz butun gun esnemenize neden olur.
sabahın bu saatinde entry girmemden de anlaşılacağı üzere bir kaç gündür yaşadığım durum. aklıma acayip acayip, kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler geliveriyor bir anda. sebebini de anlayabilmiş değilim henüz.
yaz sıcaklarının gelmesiyle beraber yine vuku bulan olay. sağa dönersiniz, sola dönersiniz, ı ıh. yastığı kaldırır kafanızın üstüne koyarsınız, ı ıh. zaten klima çarpıyordur sizi, pencereyi açarsınız essin diye, damla rüzgar yoktur dışarıda. terlersiniz, "bir duş alayım, serin serin mis gibi uyurum o zaman" diye düşünüp duşa girersiniz, çıktıktan 5 dakika sonra kurur, 10 dakikada terlersiniz. yatağa girene kadar yağlı güreş pehlivanı gibi olursunuz.