sabah erken kalkacağının aklına gelmesiyle içini derinden bir hüzün kaplar. Sonrasında acaba yarın gitmesem mi diye için içini kemirir. uyuyamamak işte böyle lanet düşüncelere saptırır insanı.
özellikle uykunuz varken uyuyamıyorsanız oldukça sinir edici bir durumdur, rahatlayıp günün yorgunluğunu atmak üzere dinleniceğiniz yatağınız tam bir işkence yuvası haline gelir, sağa sola döner durursunuz yastığınızı ve kendinizi şekilden şekile sokarsınız ama nafile uyuyamazsınız...
hayatı zorlaştıran eylem. benimki kimsesizlikten sanırım. eskiden mesajlaşırken sızardım. hatta telefonla konuşurken uyuyakalırdım. şimdi duvarı izliyorum ve bu benim tercihim. alışmak zaman alacak sanırım.
öyle bir şeydir ki o an bomboşsundur. hiçbir şeyle uğraşmayan beyin gereksiz korkularla, takıntılarla uğraşmaya başlayıp onları gün yüzüne çıkarır. hele bir de uykun varsa ve kalkıp başka şeylerle de ilgilenemiyorsan delirirsin.
böylelikle yatak gözünde minimal bir cehenneme benzer. önce fobiye dönüşür uykusuzluk. ardından da alışkanlığa...
hava aydınlanmadan uyuyamama durumu vahimdir. yatakta 3-4 saat debelenip durduğumu bilirim,çıldırtır, sinir kat sayısını arttırır. uyuyunca da uyanmak bilinmez oda apayrıdır.
kantaron otunun iyi geldigi rahatsizlik durumu. ayrica, pasiflora, atarax gibi hafif sakinleştiriciler de işe yarar.
daha da olmazsa elime super dua karışımı geçti, uykusuzluga birebir.
Uzun süre devam ettiğinde biyolojik saatinizi değiştirip alışmanızı sağlayabilecek durumdur. Şahsım adına 3-4 saatlik uykuyu artık vücudum endekslenmiş olacak ki sıkıntı olmuyor.