çocuk koşarken bacıyı kesmeye devam ediyordu. bacının da zall'ı kestiğini farketti. acaba diye düşündü, hayır bu kadar güzel bir kız.. böyle bir şey olamazdı. aklında bu düşüncelerle koşarken zall bir anda durdu. bacı müthiş refleksleriyle bunu erken farketse de durmadı. arkadan zalla çarpıp bir "oyhş" sesiyle birlikte düşme numarası yaptı. sanırım korktuğu şey doğruydu.
Rüzgar tenini yalayıp ellerini diken diken kolunda gezdirdiğinde ise, ellerine diken diken olmuş tüyleri değilde gerçeklik takılıyordu adeta. Sol elini aşağı sarkıtıp sağ eliyle de dirseğinin hemen aşağısını sıvazlayarak bir kaç sokak yürüdü. Yürüdükçe açıldı zihninin okyanuslarında. Kaybetti kimi zman kendini bazen kendi kendini boğulmaktan kurtardı.
Rüzgar yüzüne her çarptığında gerçekliğe uyanıyordu. Yaşam onun için ram uykusunda gördüğü rüya gibiydi. Zira günün az saatinde yaşıyordu. Rüzgar geçtikçe daldı yine derinliklere.
Yine kendini ait hissetmediği o evde o yatağındaydı. Gitmek istiyordu. Gitmek gidememek.. zaten herkes gitmek istemez miydi. Lakin bırak şehri her gün sigara almak için girdiği büfeyi bile terk edemezdi. Öyle bir çaresizlik...
bahçe kapısından girdi. kimlik sorarlarsa kimliksizim efendim diyecekti. şuralarda bir yerde çatlamış bülbül, sarı çiçek, ayakkabılık, şiir tanrıçası, semerkant..neysem işte.. bu bu bahçenin şehadetine yakışık almaz diye düşünüp sandaletlerini çıkardı. rahmet miydi yağan ki sırasıyla melekler, yağmuru dansa kaldıran mevlana idris sonra da kinyas ve kayra tarafından karşılandı. söylemeliyim kimse 23 ünden önce okumasın onu diye düşündü. ellerini havaya kaldırdı. tanrı'nın gökyüzünde olduğuna inanmayı bırakalı çok olmuştu ama olsundu. secde etti ılık karanlığa ve serin yıldıza..ta ki ses gelene kadar.. senden sana yoldur bu kızım. senden sana bir yoldur. senden sana. yoldur.
uzaktan depo gibi olan yere yaklaşınca anladılar depo olmadığını burası 1960lardan kalma harabe bi köşktü..ürpertici ve esrarengizdi aynı zamanda. adam wv'sini parketmeye çalışırken kadında şaşkın ve bi o kadarda korku dolu bakışlarla köşkü süzmekteydi..
Ardı ardına cinsel cima yaptılar fütursuzca.
Yavaş yavaş inen gecenin jartiyer çorabına benzer silikliğinde doyumsuzluğun en derinsellikçi aşk bokunu kaşıkladılar ansızın.
Nihayetinde herkes aç kalktı sofradan.
Zira bu post apokaliptikliğe doğru sfesifik sıçışan sarkastik hayatın ani gelgitlerini kim ciddiye alabilirdi ?
Elleri üşümüştü, parmakları zor kıpırdıyordu. Sigarayı tutuşuna baktı, sarı filtreyi kavramış mor-kırmızı renkli derisini gördü. Kış hep böyle geçerdi onun için. Soğuk havalar daima üşümeye mahkum ellerini ceplerinde ısıtmaktan ibaretti.
O yoktu bu kış da yanında. Çok uzun zamandan beri (her yaz) sahilde kimsenin olmadığı boş bir açıklık bulduktan sonra oturup onun gelişini düşlediği ılık akşamüstleri soğuturdu mevsimi.
Jack, yeni, boktan türkiyede, nüfus müdürlüğüne giderek ismini değiştirmeye, ve hayatında yeni bir sayfa açmaya karar verdi. Yeni ismi artık "ceyms hetfiyıld" olmuştu. Amansız ceyms..
Lanet olası dünya artık ona çok anlamsız geliyordu. Maaşından kalan son 240tl ile kendisine jack daniels viski almaya karar verdi. Bu viskiyi tercih etmesinin tek sebebi, eski ismi olan "jack" i son bir kez şereflendirmekti. Haciz gelen eşyasız villasının en üst katına çıktı, son kalan tekli koltuğuna oturdu ve sigarasını ateşledi, viskisini açtı ve düşünmeye başladı..
Bu kadar boktan olan bir dünyada, bu kadar fazla boktan insan olması tesadüf olamazdı. Odaya usulca yayılan sigara dumanı, artık onun tek dostuydu. 2 ay önce ayrıldığı eşi Britney, ona son bir öpücük verdiğinde herşeyin düzeleceğini hayal etmişti oysaki.
Kanına yavaş yavaş karışan viskinin etkisi, başını usulca döndürmeye başlamıştı. Herşey bu kadar güzel bir şekilde giderken nasıl olurda britney onu terk edebilirdi ki? Lanet olasıca sigarası bittiğinde, viskinin dibinin geldiğini fark etti, "ne kadarda hızlı içici bir erkeğim?" Diye düşündü kendi kendine.
Tuvalete doğru yol almaya başladı ceyms, tam o sırada kapının tıkırtısını işitir gibi oldu ve kapıya doğru ilerlemeye başladı, saat gecenin 1 iydi, içini bir ürperti kapladı, dönen başının etkisi ile birlikte kapıyı araladı, gelen kişi...