"noluyo amınagoyum" demeye kalmadan mermi yağmuruna tutulmuştu. Silahlar sustuğunda bir 10 dakika daha yerden kalkamadı. Olayın şokunu atlatamamıştı. Telefonun tekrar çalmasıyla irkildi. Telefondaki ses az önce hayatını kurtaran kişiye aitti. "30 dakika sonra benimle evinin yakınındaki kilisede buluş." dedi ses. Jeyn "siz kimsiniz? Neden beni öldürmek istediler!?" diye sordu. "hepsini öğreneceksin küçük kız. Boyun 1.60 ve 11. Nesil yazarsın değil mi?" diye sordu telefondaki ses. "evet ama nasıl bildiniz?" dedi kuşkuyla. "oytunkaran'ın donuz listesine alındınız. Artık hayatınız güvende değil."
Jeyn'e özel odasında çay demledi. Karşılıklı çaylarını içerken jeyn daha fazla dayanamayarak sordu "siz kimsiniz? Neden beni öldürmek isti...". Peder bir eliyle çayını içerken diğer eliyle de jeyni susturdu. Çayını bitirdiğinde "her şeyi öğreneceksin kızım. Ama benden değil. Burada onun gelmesini bekleyeceğiz. O geldiğinde sana her şeyi anlatacak.". "O da kim?" diye sordu ceyn. Peder cevap vermeden "o" odaya girdi. O kişi sözlükteki 11. Nesil yazarları örgütleyerek isyanı başlatacak olan.........
Sözlüğün minik alaycı kuşuydu. Ayrıca ceyne olan aşkını yıllardır içinde saklıyordu. Ceyn yaşadıgı şoktan sonra tam hatırlayamıyordu bazı şeyleri. Bunlardan biri de pederin onu öldürmeye çalışması değil aslında ölümden kurtarmasıydı.
Oysa jeyn pederin onu öldürmek istemediğini her zaman biliyordu. Peder sözünü yarıda kesmese bunu ona da söyleyecekti. Takma ismi "sözlüğün minik alaycı kuşu" olan bu yazar da kimdi? Onu tanımıyordu ama içinde ona karşı bir şeyler hissetmişti. "eğer isterseniz dışarıda konuşalım burası esmiyor." dedi alaycı kuş. Birlikte dışarı çıktılar ve jeyn kuşu dinlemeye başladı. "uzun yıllardır 11. Nesil yazarlara karşı sözlükte bir nefret vardı ama bu nefret hiçbir zaman ölümle sonuçlanmamıştı. Ta ki 1 ay öncesine kadar. 1 aydır 11. Nesil yazarların evi bir örgüt tarafından taranıyor. Tam 26 yazar bu saldırılarda hayatını kaybetti. Ölümlerin üstü zall yönetimi tarafından örtülüyor. Örgüt hakkında tek bildiğimiz başında "oytunkaran" kod adlı bir yazarın olduğu. Artık bir şeyler değişmeli. bu düşmanlıktan bıktık ve sorumlular cezalarını çekecek. Bu yüzden 11. Nedil direniş hareketini kurdum. Sayımız yüzlerle ifade edilecek çoklukta. Ve sen jeyn. Bize katılman gerek. Bu direnişin bir parçası olman gerek. ne diyorsun?" jeyn cevap verdi.......
Canta aslinda yoktur. Telefondaki ses evrende yolculuk yaparak insanligin mesajini tasiyan gemiye yetisir. Cantayi cope atma emrini yerine getiren gemi algi bozukluguyla insanligin mesajini uzay coplugune atar.
Bana iki çukulat ver bakkal amca karşıya geçerken acayip yoruldum dedi bunun üzerine gel hele albırt otur şura sana ne anlatacam dedi ak sakallı bakkal amca.
duydum ki sözlükte mermiye fisildiyan adam diye biri varmış , git onun eline öp. Sana o yardımcı olur dedi ak sakallı amca. Ama albırt zekiydi , ak sakallı amcanın sakallarının neden beyaz olduğunu biliyordu. YÜrü git dedi albırt. Senin sözüne inansaydık üst komşun necla gibi olurduk dedi albert. Çikolotan batsın pislik diyede bağırdı.
çocuk kendisine sövülmesine çok sinirlenmişti ama bir yandan da tahrik olmuştu. sanırım göründüğü gibi değil bu kız diye düşündü ve kendini cesaretlendirip bacıya biraz daha yaklaştı. bacı bir anda yüzünü çevirince sadece sokak lambalarının aydınlattığı yüzünde ürkünç bir detay farketti esmer çocuk. bacının sakal dipleri belli oluyordu. evet bu kız gerçekten de göründüğü gibi biri değildi.
sik gibi bir başına tren bekliyordu pamukova'da baktı etraf ıssız çıkardı bi sömek cigara, kırdı bi malbuşu ortadan ayıkladı sömeği bi de harmanladı mı üstüne tütünle yaptı zıvanayı aldı bir nefes baktı tek başına içilmez bu meret gitti makasçıyı çağırdı oturdular raylara döndüler durdular üçlü cigaraya, tren mi kim sikler treni.