Tam morga kaldırılacaklen, son anda bir kıpırtı görüldü yorgun ve çaresiz bedeninde. Pamuk ipliği ile tutunmaya çalılıyordu hala hayata ısrarla. Hemen yoğun bakıma alındı. Uzun uğraşlar sonrası doktor mutlu haberi verdi yakınlarına: yaşayacak...
Yaşadığına şükür mü etmeliydi, yoksa onu ölüme sürükleyen kadere sitem mi?
beni yaratan da kim deyip ulu roman yazarlarına seslendi, kendinizin yürüyemediği yollara beni itelemekten vazgeçin, mutlu sonlara geçin artık diyerek haykırdı..
çıkardı ama, sonra bir an duraksadı, paketin üstündeki kanser olursun uyarısını görmüştü, sonra siktir et dedi kendi kendine, o kadar mevzudan ölmeden çıkmışız, kanserden de ölmeyiz artık dedi, oysa ki o sırada kendisini izleyen bir çift gözden habersizdi.
sonra elindeki parayı buruşturup fırlattı, ağlıyordu, ben ne yaptım, utanıyorum diyordu, kadın da ağlıyordu, rıza baba tekrar geldi o sırada, rıza baba da ağlıyordu, dur diyordu , ağlama diyordu ama en çok o ağlıyordu,
hep beraber çıktılar evden, gittiler, ev de ağlıyordu.