Yetersiz olduğunu iddia edenler tarafından ingilizceyle kıyaslanan dil. Bir futbolcunun yeterliliğini ölçmek istediğinizde o futbolcuyu messi'yle mi kıyaslıyorsunuz?
önceikle dil konusunda hassas bir insanim, türkce klavyem olmadigi icin harflerin hepsini dogru bir bicimde yazamiyorum ancak imla kurallarina kesinlikle dikkat ederim. Hatta özellikle ki ve de gibi ekleri ayiran insanlara daha bir sempati duyarim. Konudan cok sapmayayim. Türkceye dair sevdigim pekcok sey var. en basitinden bir cocukla muhatap olurken türkcede fiillerin ne kadar kolay oldugunu anliyorsunuz. Gel, al, ver, koy, yap, et vs. sebebi göcebe yasam tarzi olabilir mi diye düsünmeden edemiyorum.
tarihi kimi türkologlar ve linguistlerce m.ö 5000 lere götürülürken yazılı kaynağı olmadığı için en fazla m.ö 400-300 lere kadar gidebilen dildir
bana kalırsa m.ö 1500-2000 lere hatta 3000 lere kadar gider proto-türkçe yi de sayarsak
dünyanın en eski dilleri tamilce(dravit dilleri),sanskritçe,çince,eski mısırca,sümerce,elamca gibi diller kadar eski olmasa da tahmin ediyorum slav,cermen,baltık,ermeni dillerinden eskidir.
Ahmet bican ercilasun'un başlangıçtan yirminci yüzyıla türk dili tarihi kitabının sonunda yer verdiği türk dili ve türk dilinin kronolojisi'ne göre başlangıcı m.ö. 3100-1300 yılları arasında yazılmış sümerce metinlerin içindeki ortak türkçe kelimeler olan dil.
Cinsiyet belirtmemesi zamirlerin, yoksul oldugunu göstermez dilin. Kültür ile alakalıdır bu.
Yani, şey gibi kelimelerin çok kullanılması da türkçenin kelime haznesinin yoksul olmasindan kaynaklanmaz, bilakis sizin kelime haznenizin dar olmasından kaynaklanır.
Günlük kullanılan kelime sayısının azlığından şikayet ediyorsanız kendinizinkini geliştirin. Arkadaşlarınızla konuşurken de kullanın onlar da öğrensinler.
Bugün katıldığım ve şu an devam etmekte olan bir konferansta konuşmacı olan Türkiye bilimler akademisi şeref üyesi değerli hocamızın sözlerinden birkaçını paylaşayım:
- bir gün bir dükkana girdim. Don alıcam, dedim. Kadın sağa sola bakınıp bana döndü, külot demek istediniz herhalde, dedi.
Fransızcam yok bilmiyorum, ben don istiyorum, dedim.
Neymiş efendim kibarlık içinmiş. Don eski Türkçede pantolon anlamında kullanılırdı. Külot ise Fransızca "kü"den gelir ve burada size onun anlamını izah edemem. Külot da "bilmemnecik" demektir.
Nerdeymiş kibarlık? Bunu anlayanınız varsa lütfen benimle de paylaşsın efendim.
Konu Türkçe olunca kullanılan yabancı sözcükler de elbet konuşuldu ve hocamız yabancı sözcük kullanma bahanelerinden birini harika bir şekilde eleştirdi.
Hadi gösteriş meraklısı, boş insan dediğimiz kişiler bir tarafa bari bilgili, bilinçli olanlar bu hataya düşmesinler. Ve en önemlisi çevrelerindekilere, topluma örnek olsunlar.
Türkiye'nin tanınmış bilim adamlarından biri bunu yaparsa, demek ki olması gereken bu diyebilir insanlar içi rahat bir şekilde. Ya da siz aynısını yaparsanız size saygı gösteren çevrenizdekiler de aynı tepkiyi verebilirler.
Balkanlardan japonyaya zor götürür ama yaygın dildir. Bir imparatorluğun esas öğesinin dil oşmasıma rağmen yayılmmış olması da üzücüdür. Öyle sömürmedik vs durumundan değil padişhlar dahi bizzat farsç arapça şiir yazmışlar kendi dillerini korumaya özen göstermemişler maalesef.