gitgide batan ülke. yaşamak bir hayli zor, düşünmek ise ölüm. herkes rant elde etme peşinde. artık vazgeçilmezim değilsin!!! senin için bir taraf tutma ya da tutmama düşüncesinde olmayacağım.. hiç bir şeyine karışmayacağım artık hem de hiç... elime bi fırsat geçerse seni terk edip arkama dönüp bakmayacağım.
her ne kadar ekonomi iyiye gidiyor, dünyada saygın bir konuma geldi densede bana göre osmanlı'nın duraklama dönemini andıran bir tabloyu yaşıyoruz ülkece.
osmanlı'nın kuruluşu > milli mücadele dönemi
osmanlı'nın yükselişi > kurtuluş savaşı bitimi
osmanlı duraklama > günümüz
osmanlı gerileme > ...
osmanlı yıkılış > ...
bu tamamen benim görüşüm ancak ülke hiç de iyi bir yere gitmiyor. inşallah yanılırım ama yönetenler şimdiki gibi peşkeş çekmeyi görev edinenler olursa gelecekte de ülke için yukarda kalan 2 madde de hayata geçecektir en kısa zamanda.
Son dönemleri, Göktürk'lerin yıkılma sürecinin başladığı döneme benzeyen ülke. o günkü çine girip kurtulma dürtüsünün yerini bu gün avrupa birliğine girip kurtulma modeli almıştır.
dincilerin döneminin yaşandığı ülke. kısacası yaşanmayan ülke. kızılayın başkanınında dediği gibi beğenmiyorsan siktirip gideceksin. tabikii siktirli filan konuşmadı ama o anlamda bir şeyler söyledi hatırlamıyorum.
yakında namaz kılmayanları fişlerler.. belki fişlemeye çoktan başlamıştırlar. bilmiyorum ama sonumuz kötü.
Harry Potter serisini gündemiyle bağdaşlaştırdığım ülke.
Zümrüdüankalı olana kadar izledim bağdaştırdığım yerler;
-Ruh emiciler Jitem, 80-90lardaki ordu bildiğin. Adamlarda insaf diye bir şey yok. Bölgelerinde çocuk, yaşlı, suçlu, masum kimi yakalarlarsa başlıyorlar vakumlamaya. Bir de gittikleri yerlerde ağaç mağaç sağ bırakmıyorlar. Yakılan ormanlar, köyler aklıma geldi. Zaten Azkaban'ın bekçileri. Azkaban'a giden de ya ölüyor ya kafayı sıyırıyor. Tam o dönemlerdeki hapishaneler, işkence yerleri.
-Voldemort ve ekibi bildiğin siyasal islam hareketi. Önce kendilerine karşı çıkanları ve farklı kesimleri(muggle'lar, melezler falan) öldürüyor, ortadan kaldırıyor ki bu da yapılan Alevi katliamlarını hatırlattı. Sonra ağır bir darbe alarak yokolmanın eşiğine geldi. Her ne kadar tasvip etmesem de aha bu darbe de 28 Şubat'tır.
-Voldemort ekibi cemaati de andırıyor. Ülkenin her yerine sızmış mına koduklarım. Bakanlığı da ele geçirmiş gibi görünüyorlar şimdi ama dur bakalım.
-Dumbledore bildiğin Hüseyin Aygün lan. Sistemin çok içinde olmasına rağmen hep sistemi eleştiriyor. Sistemin içine girerek bir şeyleri değiştirmek istiyor garibim. Ha gerçek dünyada Hüseyin Aygün'ü solcular da sistem yanlıları da sevmezken Dumbledore çok seviliyor.
-Kedisi olan tuhaf hademe de polis teşkilatı. Hiç kimse sevmiyor ama kimse bir şey de yapamıyor. Çünkü adam "Emir kulu".
-Draco Malfoy, babası her ne kadar pek tutmasa da bildiğin Bilal Erdoğan. Pek bi meziyeti yok, aklı kıt, babasının söylediklerine uyan, aslında temiz kalpli ama çevresi kötü bi gariban.
-Sentor muydu tam adlarını bilmiyorum onlar da Cepheliler. Mekanları imara açılacağı için bakanlığa öfkeliler.(bknz. kentsel dönüşüm) Sisteme karşı hep öfkeliler hiçbir şeyden de korkmuyorlar. Koskoca müdür kadını dağa kaldırdılar aq daha napsınlar?
-Sihir bakanı da Ufuk Uras! Ne bok olduğunu hiç anlamadım valla. Bi baktım Dumbledore'la kanka bi baktım Voldemort'a yakın saf tutuyor. Tam bizim Ufuk Uras işte. Bir de ikisini de pek fazla sikine takan yok.
-Weasleyler Kürt'tür! Çok fazla çocukları var, maddi durumları iyi değil, fiziksel özellikleri çok ayırt edici, aralarında sistemle en uyumlu görüneni bile gizli gizli Yoldaşlık'a katılıp solculuk yapmaktan geri durmaz, çocukları okumaya geldikleri okulda anarşiklik yapıp kaos çıkarıyor.
-Hermione ODTÜlü solcu kız. Açıklama yapmama gerek yok galiba.
Son yıllarda vahşetin, cinayetin, hırsızlığın arttığı ülke.
Türkiye'de her gün kaç namus cinayetinin yaşandığını biliyor musunuz? Kaç kişinin vahşi bir şekilde öldürüldüğünü? Kaç kişinin tecavüze uğradığını? Kaç kişinin tecavüze uğrayıp ardından vahşice öldürüldüğünü? Kaç çocuğun kaçırıldığını? Kaç çocuğun tecavüze uğradığını? Kaç çocuğun öldürüldüğünü? Kaç hayvana eziyet edildiğini? Kaç hayvanın tecavüze uğradığını? Peki ya her gün ne kadar uyuşturucunun hayatlarını mahvetmek üzere gençlerin hayatına girdiğini?
Cevap veriyorum; bilmiyorsunuz. Bu sizin suçunuz değil çünkü hiçbir yer böyle bir şeyin istatistiğini tutmaz. Ama yine de çok sayıda olduğunu bilin. Türkiye'de yaşayıp da tecavüz veya tacize uğramayan tek bir kadın yoktur. Onun dışında da her gün dalga geçtiğimiz, dedektifliğe soyunmuş kadın programlarına gelenlerin hikayelerine bakın. (Ki bunlar da oraya kabul edilebilen kişiler) Ya da gazetelerin iç sayfalarına sıkıştırılmış küçük ebatlardaki haberleri inceleyin. Ya da sizin bile etrafınızda her hangi bir suça kurban gidip adalete kavuşamayan kişileri düşünün. Her şehirde mesken tutan torbacıları ve müşteri kitlelerinin yaş aralığını inceleyin. Yüz yıllardır gelişmekte olan, über demokratik, dünya lideri ülkemizin uğruna can verilesi her karış toprağı böyle suçlarla dolu. Ama hepimiz kafamızı kuma gömüyoruz. Şimdi hep beraber tekrarlayalım "Hepimiz evlerimizin çelik kapıları ardında güven içinde ve suçtan uzak bir şekilde yaşıyoruz!". Bazen medya bizi buna inandırmak için ortaya bir iki suç kurbanı atar. Vahşice öldürülen bir genç kız, kaybolan küçük bir çocuk, bir sokak arasında bıçaklanmış bir holigan ya da ruh hastası bir orospu çocuğunun öldürüp videosunu yayınladığı bir kedi. Kurbanları genelde burjuva sınıfından seçer ama bu pek önemli değildir. Bu kurbanları ortaya atar, gazetelerinin siyah beyaz 3. sayfalarından manşetine aktarır, ana haber bülteninde sunucu gözleri dolarak anlatır, gece yarısı yayınlanan tartışma programlarının ana konusu yapar. Biz de süper duyarlı ve ahlaklı bir toplum olarak kollektif bir şekilde bu canilerden nefret eder, olayın üstüne gidilmesi için tek yürek oluruz. Çok geçmeden muhteşem polis teşkilatımız çözülemeyen diğer vakaların aksine bu olayların faillerini yakalar, adalete teslim eder ve biz de toplum olarak adaleti sağladığımızı düşünerek güvenli hayatımıza devam ederiz. Artık medyanın önümüze attığı kurbanlar için adalet sağlanmıştır, kurbanlar üzerinden yapılan programlarda reytingler tavan yapmıştır, duyarlı toplumumuzun gazı alınmıştır. Herkesin memnun olduğu mükemmel bir suç işlenmiştir, diğer binlerce kurban mı? Kimin umrunda? Medyanın önümüze attığı kurbanlara yeterince vakit harcamadık mı zaten?
Sonuçta çarklar dönmüş, makine çalışmaya devam etmiş, boktan inançları içinde toplumumuz ikiyüzlü ahlak anlayışıyla huzura kavuşmuş ve kazanılacak bütün paralar kazanılmıştır. Medya önümüze yeni kurbanlar atana kadar evlerimizin konforu içinde, sistemin yarattığı güvende olduğumuza dair o sahte duyguyla, medyanın önümüze atmadığı diğer kurbanları siklemeden mutlulukla yaşayabiliriz. Yok canım bizim başımıza gelmez.
Bir ülkede cinayet işleyenler, tecavüzcüler, ihaleye fesat karıştıranlar, yalan haber yapan kin ve nefret pompalayan medya kuruluşları tutuklanmalıyken Türkiye'de demokratik hakkını kullanan bir eylemciyi 2 metre mesafeden kafasına nişan alarak öldürebilirsiniz ve bunun sonucunda hiçbir şekilde ceza almadığınız gibi yine de mağdur olabilirsiniz, eğer rütbeniz varsa birkaç arkadaşınızla bir kız çocuğuna tecavüz edebilirsiniz ve hiçbir ceza almadan bu işten de kurtulabilirsiniz, eğer hükümetin istekleri doğrultusunda yalan haberler yapıp halkı kin ve nefrete yöneltmeniz de yine suç değildir. Suç olmadığı gibi takdir de edilebilirsiniz. Ve yine eğer ihalelere fesat karıştırmış, kendi yandaşlarınızı zenginleştirmiş bir devlet büyüğüyseniz normal ülkelerdeki gibi istifa etmenize ya da en azından bu durumu düzeltmeye çalışmanıza kesinlikle gerek yoktur. Üstelik bütün bunları yapıp yine de %50'nin desteğini arkanıza alabilirsiniz. Gördüğünüz gibi Türkiye özgürlüklerle doludur, tabii ki gururlu, şerefli, paraya tapmayan bir insansanız o ayrı.
gericilerin, etnik bölücülerin, emperyalist devletlerin başını ezerek mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşları tarafından kurulan bir türk devletidir.
bizim genetiğimizle oynandı arkadaşlar. biz böyle değildik vallahi. toplum mühendislerinin ustaca çalışmaları sonucu ülke insanı kabuk değiştirdi.
magazinler ile para ve şan söhret hırsı
kurtlar vadisi aynalı tahir deli yürek vb dizileri ile şiddet eğilimi
spor dışında her bokun konuşulduğu o aşağılık spor programları ile bel altı dövüş aşılandı bu insanlara.
yeter be yeter dedirten ülke. kurulduğundan yana hiç sorunu bitmemiş ülke. ilk savaş sonrası fakirlik sonra ilginç dünya politikaları sonra kaçakcılar karaborsacılar sonra darbe sonra pkk sonra akp derken yıl oldu 2014. ulan bu ülke hiç bir zaman gün yüzü görmeyecek mi? ne zaman mutlu insanlar olacaz biz?