türkiye

entry4501 galeri ses2
    1598.
  1. Son yıllarda vahşetin, cinayetin, hırsızlığın arttığı ülke.

    Türkiye'de her gün kaç namus cinayetinin yaşandığını biliyor musunuz? Kaç kişinin vahşi bir şekilde öldürüldüğünü? Kaç kişinin tecavüze uğradığını? Kaç kişinin tecavüze uğrayıp ardından vahşice öldürüldüğünü? Kaç çocuğun kaçırıldığını? Kaç çocuğun tecavüze uğradığını? Kaç çocuğun öldürüldüğünü? Kaç hayvana eziyet edildiğini? Kaç hayvanın tecavüze uğradığını? Peki ya her gün ne kadar uyuşturucunun hayatlarını mahvetmek üzere gençlerin hayatına girdiğini?

    Cevap veriyorum; bilmiyorsunuz. Bu sizin suçunuz değil çünkü hiçbir yer böyle bir şeyin istatistiğini tutmaz. Ama yine de çok sayıda olduğunu bilin. Türkiye'de yaşayıp da tecavüz veya tacize uğramayan tek bir kadın yoktur. Onun dışında da her gün dalga geçtiğimiz, dedektifliğe soyunmuş kadın programlarına gelenlerin hikayelerine bakın. (Ki bunlar da oraya kabul edilebilen kişiler) Ya da gazetelerin iç sayfalarına sıkıştırılmış küçük ebatlardaki haberleri inceleyin. Ya da sizin bile etrafınızda her hangi bir suça kurban gidip adalete kavuşamayan kişileri düşünün. Her şehirde mesken tutan torbacıları ve müşteri kitlelerinin yaş aralığını inceleyin. Yüz yıllardır gelişmekte olan, über demokratik, dünya lideri ülkemizin uğruna can verilesi her karış toprağı böyle suçlarla dolu. Ama hepimiz kafamızı kuma gömüyoruz. Şimdi hep beraber tekrarlayalım "Hepimiz evlerimizin çelik kapıları ardında güven içinde ve suçtan uzak bir şekilde yaşıyoruz!". Bazen medya bizi buna inandırmak için ortaya bir iki suç kurbanı atar. Vahşice öldürülen bir genç kız, kaybolan küçük bir çocuk, bir sokak arasında bıçaklanmış bir holigan ya da ruh hastası bir orospu çocuğunun öldürüp videosunu yayınladığı bir kedi. Kurbanları genelde burjuva sınıfından seçer ama bu pek önemli değildir. Bu kurbanları ortaya atar, gazetelerinin siyah beyaz 3. sayfalarından manşetine aktarır, ana haber bülteninde sunucu gözleri dolarak anlatır, gece yarısı yayınlanan tartışma programlarının ana konusu yapar. Biz de süper duyarlı ve ahlaklı bir toplum olarak kollektif bir şekilde bu canilerden nefret eder, olayın üstüne gidilmesi için tek yürek oluruz. Çok geçmeden muhteşem polis teşkilatımız çözülemeyen diğer vakaların aksine bu olayların faillerini yakalar, adalete teslim eder ve biz de toplum olarak adaleti sağladığımızı düşünerek güvenli hayatımıza devam ederiz. Artık medyanın önümüze attığı kurbanlar için adalet sağlanmıştır, kurbanlar üzerinden yapılan programlarda reytingler tavan yapmıştır, duyarlı toplumumuzun gazı alınmıştır. Herkesin memnun olduğu mükemmel bir suç işlenmiştir, diğer binlerce kurban mı? Kimin umrunda? Medyanın önümüze attığı kurbanlara yeterince vakit harcamadık mı zaten?

    Sonuçta çarklar dönmüş, makine çalışmaya devam etmiş, boktan inançları içinde toplumumuz ikiyüzlü ahlak anlayışıyla huzura kavuşmuş ve kazanılacak bütün paralar kazanılmıştır. Medya önümüze yeni kurbanlar atana kadar evlerimizin konforu içinde, sistemin yarattığı güvende olduğumuza dair o sahte duyguyla, medyanın önümüze atmadığı diğer kurbanları siklemeden mutlulukla yaşayabiliriz. Yok canım bizim başımıza gelmez.
    0 ...