politik anlamda el birliği ile kutuplaşıp iyice boktan bir yer haline gelmeye başlayan güzel ülkem.
genç arkadaşların sonu gelmez ve muhtemelen herhangi bir anlamda kimse için yarar sağlamayacak dipsiz tartışmalarla gençliklerini mahvedip politik görüşü ne olursa olsun emeğini, zamanını ve en önemlisi enerjisini buralara kanalize etmesi gerçekten çok kötü.
zaman geçiyor, yapılacak daha değerli şeyler, görülecek yerler, yaşanacak şeyler, tanışılacak insanlar yok mudur sizce de?
apolitik olun demiyorum elbette ama, fanatizmden gözünüz kararacak şekile bir şeyleri desteklemek aşırı saçma bir şey, konusu ne olursa olsun.
Muhalif bireyler, bir siyasetçi birkaç kelime etti diye yine gaza gelmeye başladılar. Kusura bakmayınız ama size bakıp bakıp “allam, ne salaklar var, bunlar akplilerle aynı kafadalar, destekledikleri parti ve savundukları biraz farklı ama düşünce aynı” diye düşünerek üzülüyorum. Yine gaza gelip seçimden sonra hüsrana uğrayacaksınız, üzgünüm. Çünkü aynı adamlara bel bağlıyorsunuz ve bu adamlar sovdan başka bir şey yapmıyor, bunu göremiyorsunuz. Biraz bilinçlenip insanları okuyabilseniz bunların farkına varırdınız.
Şimdi eleştiri yaptım diye eksileyeceksiniz, bunu da biliyorum (Bunu dedim diye eksi vermeyecekleriniz de olacak).
istisnasız her kesiminin çomarlardan oluştuğu ülkedir.
ülkesinin kurucusuna ayyaş diyen tipler vardır. ülkenin kurucusunu yetiştiren devleti atası kabul etmeyenler vardır. meclisinde vekil olup terör örgütü elemanı olan vardır. meclisinde iktidarda olup çoluk çocuk tacizciliğine göz yumanlar vardır. meclisinde kurucunun partisi olduğunu söyleyip onu solcu sanan bir tayfa vardır.
var oğlu vardır. insanı eleştirmeyi bilmez, kafasında yarattığı kalıplara uymayanları yaftalaması ile meşhurdur.
belkide dünya tarihinin en başarılı milletine sahip olmasına rağmen şuanki durumu insanı üzer. ah benim güzel ülkem.
insanlar tatile gitsin diye televizyon kanallarında kamu spotu verilen ülke.
yanlış duymadınız, sigara için, uyuşturucu veya alkol için değil yada trafik kazasına dikkat çekmek, şeker ve tuzda değil insanlar tatile gitsin diye kamu spotu veriyorlar.
Geçmişimiz talan ve yağma üzerine kurulu da ondan. Yağma ve talandan asla vazgeçmeyiz. Allahtan amazonlara gidememişiz de elimizden kurtulmuş. Artık kaz dağları, ander yaylası, belgrad ormanları ile idare ediyoruz. Aperatif olarak da sahilleri yağmalıyoruz.
içilebilir su açısından fakir, rüzgarı, akarsuyu elektrik üretimi için yetersizdir. Ortadoğu bölgesinde, bölgenin binlerce yıllık sorunlarıyla iç içe, halkı sağcısından solcusuna tümüyle yobaz, tarım açısından her şeyden var ama hiçbir şeyden yeteri kadar yok diyebileceğimiz bir konumda.
dünyanın en büyük 19.ekonomisi, 26. ihracatçısı ve ithalatcısı, en fazla nüfusa sahip 17., en fazla turist çeken 6.ülkesidir.
iki kıtada toprağı olan, 3 tarafı denizlerle çevrili, 4 mevsim yaşanan, her şehrinin ayrı bir güzelliği olan ülke. Tarih var, yemek var, deniz var, kayak merkezi var, yayla var, dağ var, deniz var, tarım var, nitelikli işgücü fazlası ile, varoğlu var insan diyorki gelde yaşama su ülkede.
Birde kötü tarafına bakalım, kişi başı gelirde 191 ülke içinde 72. sırada, 173 ülke içinde en kötü enflasyona sahip 16. Ülke, 109 ülke içinde en kötü işsizliğe sahip 19.ülke, hukukun üstünlüğüne 113 ülke içinde 101., yargı bağımsızlıgında 140 ülke içinde 111., ekonomik kırılganlık endeksinde 140 ülke içinde 1. sıradadır.
O kadar güzelliğin içinde bu kadar kötü durumda olmak. Seçim mi desek, bahtsızlık mı desek, şans mı desek ne desek bilemedim siz karar verin.