türkiye

entry4501 galeri1227 ses2
    3130.
  1. Umarım tarihi bu zavallı köylülere benzemez dediğim anayurdumuzdur.

    Günlerden bir gün bir dağ köyünde bir muhtar varmış. Bu muhtar çok hırslı ve aç gözlü bir adammış. Köylülerden oy alabilmek için köyün sevilen hocasıyla oturup kalkar, ona imtiyazlar sağlarmış. Muhtar dindar görünüşlü olduğundan köy halkı da cahil insanlardan oluştuğundan: 'oturuyor allah diyor kalkıyor allah diyor. Biz buna verelim. Zaten diğer muhtar zamanında karımızın kızımızın başını açmaya çalıştı ' derlermiş.

    Gel zaman git zaman başka büyük köylerinde çok sevdiği bu muhtara; büyük köylerin muhtarları bazı isteklerini belirtmiş. Onların topraklarından faydalanmakla birlikte aynı zamanda onların köyünü daha düzenli daha iyi yapmak, nizamı sağlamak istiyorlarmış. Değerli köy imamı ve muhtar varıyla yoğuyla çabalamış fakat görmüşler ki; köyün yaşlılarına laf geçiremiyorlarmış. Ee ne yapalım derken; muhtarın aklına dahiyane bir fikir gelmiş. imam efendi kuran kursuna gelen gençleri ve muhtarın düşmanı olan diğer muhtarın destekleyicilerini kışkırtacak ve muhtarı dövdürecekmiş. Bu sırada imam efendi de diğer büyük köylerden birinde güvende kalacakmış. Hem bu sayede muhtara sert konuşan, rüşvet kabul etmeyen diğer köy imamına da artık kimse güvenmeyecekmiş. Operasyonun sonrasında ise 'artık muhtarlık tehlikede daha güçlü ve çevik kararlar almalıyız' diyerek yaşlılar meclisini feshedeceklermiş. Ve gerçekten de dedikleri gibi olmuş. Plân işe yaramış. Muhtarın evini taşlayıp dövmeye gelenleri ve onların bazı akrabalarını, olayla ilgisi olmayan berberi ve hatta kahvede çok konuşan devamlı köyün fakirleştigini söyleyen Rıfkı ve ailesini de jandarmaya verip hapse atmışlar. Ailelerine de düşman muamelesi yapıp koltuğu güçlendirmişler. Sonrasında ise imama ve muhtara gelen direktifleri uygulayabilmek için; muhtar yaşlılar meclisini koltuk tehlikede, demokrasi tehlikede diyerek fesh etmiş. Artık muhtarın dediği dedikmiş. istediğini hapse atıyor, istediğini köyden kovuyor, kiminin hasatına el koyuyor kimine ise maaş bağlıyormuş. Plân işe yaramış. Diğer büyük köylerin emirlerini harfi harfine yerine getirmiş. Diğer insanları bu haksızlıklara karşı uyarmak isteyen ikinci imamı ise kimse dinlememiş. Çünkü önce ki imam gibi bu imam da hain olabilirmiş pekala. Ayrıca zaten eski muhtarın da dediği gibi bütün imamlar aynıymış. Eski muhtar zaten imamlara güven olmaz demiş zamanında. Başlarına gelen tüm felaket imamlar yüzündenmiş. Kahrolsun imamlarmış.

    Gel zaman git zaman yıllar yıllar sonra bir bakmışlar ki; abov! Meğer bizim muhtar yan köyde ki (hani zamanında toprak davası olan kavga edilen, ve hatta bazı köylülerin kan davası olduğu) muhtarlara köyün doğu tarafındaki bazı verimli topraklarını vermiş. Hatta mazotu pahalıya getirip köylünün belini büken de, köyün erkeklerini, büyüklerini jandarmaya ihbar eden de, bazı tarlaları yakan, çocuklara okul yapılmasını engelleyen de muhtarın ta kendisiymiş. Meğer bizim muhtar büyük bir projenin kukla muhtarıymış. Tüm bunlar bu yüzden yapılmış adımlarmış. Hatta kahvedeki rıfkı zamanında bunları söylemiş hatta 'bakın bu genişletilmiş yetkileri imam efendi köyden gitmeden muhtar için istiyordu zaten' demiş.
    Bizim zavallı köylülerimiz uyanmış Ama gel gör ki; artık ne akıllı bir nesil varmış ki planlı hareket edebilsin, ne ekonomisi güçlü köylüler varmış ki isyan etmeye güç yetirebilsin, ne de köyün akıllı güçlü erkeği varmış ki diğer köyün erkeklerini dövüp toprakları geri alsın. Artık herşey için çok geç olmuş. Kalan köylülerin bazıları muhtarı dövmek için evini basmış ve onu oracıkta öldürüvermiş. Sonrasında ise köyün muhtarı kim olacak deyip birbirlerini dövmeye başlamışlar.

    Bu kavgalar 3 ay sürmüş. Ve tam koltuğu artık küçücük kalan bir grup altı derken; aslında komşu olmayan büyük bir köy ve bir hasım köy ellerinde tırpanlarla ve bazıları da tabancalarla çıka gelmiş. Kalan 20 30 erkek köylüyü kolayca öldürüp köyün tapularını çalmış. Yerlerine de 5 erkek 60 kadın bulunan köyü idare etmesi için 16 yaşında bulunan bir çocuğu bırakmışlar. Köylüler başta onu sevmeseler de diğer zalimlerden korktukları için ve aynı zamanda zaten kendi çocukları olduğu için sahiplenmiş. Tüm bunların sonucu olarak bizim köylüler devamlı aşağılanmış, hor görülmüş, emeği ve toprağı elinden alınmış, kadınları kolayca tecavüze uğrar olmuş, çocukları küçük tartışmalarda koca adamlar tarafından dövülür ve öldürülürmüş. Ama köylüler her zaman bir umutla yaşama bağlı kalmış ve sabretmişler. Son.
    1 ...
  2. 3131.
  3. 3132.
  4. sorunu, insanların karakteri olan ülke; solcu sağcı, demokrat, muhafazakar vs... farketmiyor

    çalışmak yok, hakkını aramak yok, adalet duygusu yok, sahiplenme yok, icraat yok, aidiyet yok.
    tembellik had safhada, boyun eğme favori eylem, malk mülk sevdası gırla, rüşvet sorma gitsin, laf sürüsüyle.
    0 ...
  5. 3133.
  6. Doğduğum ve çoğu şeyini sevdiğim bir ülke. Her ne kadar avamlık ve devletçilik maksimum seviyede olsa da coğrafyamızın güzelliği ve tarihsel zenginliğimiz gerçekten de dünyada ancak sayılı ülkede vardır. Tek üzüldüğüm şey bu avantajlarımız sayesinde dünyanın en müreffeh ülkelerinden olabileceğimiz halde hala halkın ısrarla sürünmeye devam etmek istemesi.
    1 ...
  7. 3134.
  8. artık hiç sevmediğim ülke. umrumda bile değil. insanın evde otururken bile başı belaya giriyor. durduk yere borç çıkartıyorlar falan. evden çıkmazken bile illa bir şeyler başına geliyor. saçma sapan bir ülke.
    4 ...
  9. 3135.
  10. Bence türkiye de şöyle bir sorun var. Bilime yeterince yer verilmiyor ve aynı zamanda bilimle uğraşan akademisyenlerimizin çoğu öküz gibi egolular. Birisi bir hata edince rezil ediyorlar. Başka sorunlarda var ama alçakgönüllük çölde bir yerde.
    3 ...
  11. 3136.
  12. gariptir.

    ne kadar kaçsam ondan, uzakta, çok uzakta yaşasam da yine onda kalıyorum.

    yemeğine ''benzer'' yemeği bulsam yerken ağlamak eksik kalıyor.

    boş zamanlarımda hep kendimi bir türk filmine takılmış buluyorum.

    gazetelerini okumayı bırakalı 4-5 sene oluyordur.

    aslında türkiye'yi en iyi niteleyen cümle de bu galiba.

    ne çeşit ülkedir ki bu türkiye desen, üç aşağı beş yukarı şudur:

    gazeteleri okunmayı haketmeyecek, gazetecesinin yazmakla alakası olmayan, gazete patronunun şunun bunun adamı olduğu; doğruların söylenmediği, gerçeklerin bilinmediği, pembe hayaller mi satılmak istenen, yoksa düpedüz kötülüğün ardı arkası kesilmesin mi istendiğinin belli olmadığı ülke.

    bu aslında ortadoğululuktan falan da ayrı bir şey.

    1.5 yıldır ayrıyım. ne öğrendin, ne kazandın diye sorarsan, çok süslü cümlelerle, çok muazzam şeyler anlatılabilir.

    çok laf salatasıyla çok yangın döndürülebilir ama ben buraya gelmeden önce kimsenin bana söylemediği bir şeyi öğrendim.

    bazı şeyler sadece türkiye'de görülebilirmiş, türkiye'ye aitmiş ve bunlar müspet veya menfi bizim parçamız olmuş artık. galiba buna kültür deniyor. gerçi kültürün onlarca tanımı var, o konu uzar...

    işte bütün bu şeyler... sevdiklerim veya sevmediklerim beni buraya kilitliyor.

    zaman oluyor, türkiye'de, hele ki istanbul'da hayatta yaşayamayacağım kadar iyi yaşadığımı hissediyorum.

    yaptığım mesleği türkiye'de yapsam ne 2 gün hafta iznim olur, ne mesailerim için para verirler, ne de hadi eyvallah diyip tatile çıkabilirim. işe 20 dakikada gidiyorum, eve dönüş de aynı. trafik yok, araba yok, ehliyet, ruhsat, dolmuş, metrobüs, vergi... hiçbirisi yok.

    her şeye rağmen aklım da, kalbim de bir şekilde dönüp dolaşıp türkiye'yi buluyor.

    diyorum ki kendi kendime, bırakayım bu işi; döneyim türkiye'ye... gerekirse ufak bir iş kurayım, ne bileyim, hayal olduğunu bile bile. nerden tutsan elinde kalır.

    yani onca saçmalığa, onca haksızlığa, hatta manyaklığa karşın vatanımız, kültürümüz, dilimiz çok güzel.

    bu hafta geleceğim. çok istiyorum, kırayım kafayı, bir kumar daha oynayayım ama...

    bilirim, sonunda yine pişman ederler.

    yine de neresinden baksan başka bir atmosfer, başka renk, başka hülya.

    vapur, ada, ekmek, insan.
    0 ...
  13. 3137.
  14. 3138.
  15. Almanya birinci ve ikinci dünya savaşından ağır yenilgi ile çıktı 50 yıl sonra dünya lideri oldu.

    Japonya atom bombası yedi 60 yıl sonra dünya devi oldu.

    Çin komünist yönetim benimsedi milyonlarca insan öldü adamlar dünya devi oldu.

    Türkiye ye bakıyorum kurtuluş savaşından sonra toplumu derinden etkileyen bir olay yaşamadık ama hala dunyanin gelişmekte olan ülkeler arasında en sonlardayız.
    1 ...
  16. 3139.
  17. Elhamdülillah müslümanız. Allahın dediği olur. Kaderimiz neyse onu yaşarız kardeş. Allahın işine akıl sır ermez, vardır bir hikmeti.
    1 ...
  18. 3140.
  19. Rövanşların arenası. Sistem eksikliğinden dolayı ve sisteme olan husumet nedeniyle: bu ülkede işler dayı yeğen seviyesindedir. Doğu ile batı arasında kimlik bunalımı yaşayan, üç tarafı deniz, dört tarafı ahmaklarla dolu olan ülke. Ülkeyi ilk iğfal edenlerden biri, toprak ağası adnan menderes'tir. Sonrası çorap söküğü gibi gelmiş, siyasiler ve askerler arasında yamalı bohçaya dönmüştür. Kitlesel yoğunluğu Cehalet sevici ve övücüsüdür.
    1 ...
  20. 3141.
  21. anlamı türklere ait ülke olan isim. türk ülkesi yani.

    ne kadar güzel isimdir.
    1 ...
  22. 3142.
  23. 3143.
  24. Sabahtan beri batı medyasının kara propagandasına maruz kalan, belki de dünyanın en yalnız ülkesi, ülkem.

    Onlarca yıldır şu lobi faaliyetlerini sadece biz yürütemedik gitti ya harbiden ona yanarım. Zor muydu bundan seneler önce uluslarası teşkilatlara türkiye'nin hakkını savunacak insanlar yetiştirip onları orada makam sahibi olacak bir şekilde yerleştirmek?
    1 ...
  25. 3144.
  26. Yaşamaktan gurur duyduğum dünyanın en güzel ülkesi insanları biraz sinir olsada yaşamaya değer.
    0 ...
  27. 3145.
  28. Çobanın güdülmesine alışkın, sürü içgüdüsüne sahip bir ülke.

    Canım ülkem.
    17 ...
  29. 3146.
  30. Devlet bütçesi ilk kez 1 trilyon TL’yi aşarak 1 trilyon 10 milyar 723 milyon 151 bin TL olmuş ülke.
    https://www.sozcu.com.tr/...n-kesintiler-5383849/amp/
    0 ...
  31. 3147.
  32. doların yükselmesiyle beraber mavi yakalı kesimin hayat standardının yunanistan seviyesinden hindistan seviyesine düştüğü ülke. goa-hindistanda kuyumcu dükkanında satış elemanı olarak çalışan arkadaşımın maaşı 900-1100 dolar seviyesinde.
    fakir kesim ise direk bangladeş seviyesindedir.
    aradaki fark hindistanın hayvan gibi yerel üretim yapması, türkiyenin ise yapmamasıdır.
    yıllardır haketmediğimiz bir zenginlik yaşayan bir ülke olup, fabrika ayarlarına yavaş yavaş dönmeye başlaması iyi olmuştur.
    artık hakeden yurtdışına çıkabilecek, dükkanını ayakta tutacak, s.ke s.ke öğrenilecek basit şeyler.
    0 ...
  33. 3148.
  34. Oldukça kısıtlı imkanlarıyla amarika'ya kafa tutmaya ve diklenmeye kalkışırsa belirli sıkıntılar yaşaması muhtemel ülke.
    0 ...
  35. 3149.
  36. Biraz eğleneyim bütçesi minimum 250 tl olan topraklar.
    0 ...
  37. 3150.
  38. Asya, Afrika ve Avrupa arasında sıkışmış ülkedir. Ne kadar Avrupalı olmaya çabalasak da Afrika ve Asyalılar tarafından arkamızdan tutulup bırakılmayan bir kadere sahiptir. Bu yönüyle Sisifos'un kaderini paylaşır. Nitekim, Sisifos da Tanrıların onu cezalandırmasıyla sürekli bir taşı tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı. Ancak tam tepeye varmışken, taş tekrar yuvarlanıyor ve sisifos onu tekrar çıkarıyordu. Bu sonsuz bir döngü şeklinde devam ediyordu. Biz de ne zaman kendimizi kurtarmak istesek, bir anda kendimizi dipte buluyoruz.
    0 ...
  39. 3151.
  40. kimileri yükselen güc olarak adletmis. tarim yetersiz, üretim maalesef kisitli, özellesen ve kapanan üretimhaneler cogunlukta iken nasil yükselebilir ki? ekonomik belirsizlikler yatirimcilari tedirgin hale getiriken iyimser bir tablo cizmek oldukca hayalperest bir durum oluyor.

    umarim üzerimizdeki yüklerden siyrilir ve gercek bir üretim devleti olabiliriz.
    0 ...
  41. 3152.
  42. Çok sevdiğim güzel ce yalnız ülkem.
    1 ...
  43. 3153.
  44. Bim şok ve a101 olmasa ayvayı yiyecek olan ülke..
    0 ...
  45. 3154.
  46. Vatan toprağı kimisi için satan toprağı olmuş!
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük