bazen bu ülke hep karanlık bir tarafa doğru gidiyormuş gibi gelse de yine de ümidimi yitirmiş değilim. çok değil daha 10 15 sene önce bile bir ahenk vardı televizyondaki en önemli haber eurovizyon'u kazandığımız veya kaybetmemiz oluyordu. yaptığımız en önemli geyik bu sene de kazanamadık oluyordu, dünya kupasında oynadığımız brezilyaya sahayı dar ettiğimiz maçı konuşuyorduk. gündem böyle şeylerdi hep. her şey daha güzeldi, bi ayrışma bi elektriklenme yoktu ülkede, ülke için hepimiz üzülür hepimiz sevinirdik. herkesin birbirine hoş görüşüsü vardı özellikle televizyondaki haberler bile psikoloji bozacak kadar berbat değildi. ya hoş görü kaybedildi ya da insanların birbirine sevgisi. bildiğim tek şey var o da tekrar geri kazanılması gerektiği.
gelirine oranla , Dünyânın en pahalı akaryakıtını, akıllı telefonlarını , teknolojik aletlerini, etini , peynirini satın almak zorunda olup neden demeyen insanların ülkesi.
Türkiye demek dostlarım,
Türkiye demek...
Çanakkale'de kınalı asker,
Kocatepe'de Mustafa Kemal,
izmir'de Hasan Tahsin'dir.
Ve bir çığlıktır Türkiye!
Din için, dil için,
Bağımsızlık için bir çığlıktır!
Edirne, Kars, Hakkari, Hatay...
Türkiye sadece bunlar değildir.
Bizim Türkiye'miz bir haykırıştır,
Bir mazlumun her göğe bakışındaki çığlığıdır.
işte o çığlıktır Türkiye.
Ve o çığlık Misak-ı Milli'dir.
Halep, Kerkük, Musul,
Batum, Kavala, Selanik,
On iki Ada, Kırcaali ve Dedeağaç...
Elbette Türkiye Kıbrıs'tır.
Türkiye'm,
Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın, Çerkez'in,
Yetmiş iki milletin,
Hayat alanı, yaşam bahçesi...
Güzel yurdum!
Türkiye'm
cumhurbaşkanı; recep tayyip erdoğan
başbakanı; binali yıldırım
genelkurmay başkanı; hulusi akar
tff başkanı; yıldırım demirören
gs başkanı; dursun özbek
fb başkanı; aziz yıldırım
gazetecisi; ahmet hakan
en popüler spor ikonu; arda turan
ekonomisti; yiğit bulut
sanatçısı; mustafa ceceli
...
şimdi dikkat ettiyseniz sadece foroğrafı çektim, herhangi bir olumlu ya da olumsuz yorumda bulunmadım.
peki siz bütün bu isimleri okuyorken içinizden neler geçirdiniz?
acaba 100 kişide 10 kişi var mıdır; vay be ne güzel memleketmişiz, ne vasıflı toplum önderlerimiz varmış diyen?
var mı? gerçekten bu ülkede kaliteli herhangi bir şey kaldı mı?
2 milyon çocuk işçi var.
100.000'den fazla çocuk sokaklarda yaşıyor.
4 milyon insanın evinde tuvalet yok.
enflasyon ve işsizlik eşit: %20
çocuk istismarı yüzde 10'un üzerinde.
8 milyona yakın mülteci var. (hepsi suriyeli değil) (ekonominin güya yüzde 5 büyümesinin sebebi, aslında küçüldü.)
meclis, uyum yasaları ile devre dışı kalmak üzere.
devletin tüm kurumları varlık fonuna aktarılıyor, varlık fonunun tek vasfı devletin satılamayan ya da borçlu olan kurumlarını daha da borçlandırıp iflas ettirdikten sonra yandaşlara peşkeş çekmektir. ayrıca fonlar yasalar ile değil, kararnameler ile yönetilir. bu da denetim olmayacağı manasına geliyor.
16 nisan'da 6.5 milyon oy çalındı.
iç piyasa kritik seviyede daralıyor.
ohal, terör saldırılarını engellemediği gibi ekonomiye büyük ölçüde zarar veriyor.
eğitim sistemi tamamen işe yaramaz şekilde düzenlendi.
450 milyar dolar dış borç, 250 milyar dolar özel sektörün borcu var. kur:3.50
hayvancılık bitti, tarım can çekişiyor.
silahlı kuvvetler mevla'ya emanet edildi.
yıllık turizm geliri yüzde 95 düştü.
bist 100 dün 100000'i gördü. Allaha şükür bugünü gördük.
Türkiye dünyadaki en önemli 10 ekonomisinden biri olma yolunda bir virajı daha atlattı. Önümüzdeki 33 yıl türkiyenin dönemi olacak ve türkiye dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri haline gelecek. Azerbaycan, ermenistan, kuzey ırak, gürcistan, kazakistan, özbekistan ve dahi nice ülke bizimle para birimi birliğine ekonomik birliğe gidecek.