Eğitim sistemi diye öğretim sistemi alıR kapitalist canavarlar yaratılır eğittik diye büyük adam sayılırlar bilim bilirler ama insanlıktan bi bok anlamayan insanlar yetişir sistemin istediği bu yapıcak bişey yok.
Basrolünde benim oldugum bi olayi aktariyorum.
lise sonda dil anlatim dersindeyiz ve fiilden ad, addan fiil uretimini isliyoruz.
hoca, sabahtan aksama 10 sinifa da ayni kpnuyu ayni bicimle anlatmaktan baymis bi bicimde, tahtaya okul yazdi ve 'evet arkadaslar, oku- fiil kokune -l sesi ekleyerek olusturdugumuz bu sozcuk fiilden addir' dedi. Avrupa kokenli okul sozcugunun, diger dillere şkola, schule, school,skol gibi ufak farkliliklarla degisip gecmesinr bi örnek de türkceye okul olarak gecmesidir.turkce olmayan hicbi sözcügün turk dil yapisiyla açiklanamayacagini türkçe olup olmadigini bile bilmedigi bu sözcügü yazmakla tahtaya ilk hatayi vermistir hoca. yillarin dilcisi bu adama bunu soyleyen ögrenciye 'aferin' diyen ögretmeni o hale getiren bu egitim sistemine yaziklar olsun diyor, egitim sisteminin duzelmesine cabalamayan hicbi ogretmenin aldigi maaşi haj olarak görmüyorum.saygilarimi sunuyorum.
Gemisini yüzdüren kaptandır sistemi. Paran varsa dershane, özel hoca, özel okul derken çocuğunu kurtarır, bir şekilde yurtdışına kapağı atmasını sağlarsın, yoksa durum umutsuz.
Heralde dünyada en çok değişen sistemdir. Öğrencilik hayatı boyunca sürekli değişen sistem bir süre sonra insan üzerinde kobaymıyım lan ben hissi oluşturur. En iyisini bulmak için deneme yanılma yolu tercih edilmiştir, olmuyorsa bir daha değişir. Bu da bir seçenek ama ilginç olan donüp dolaşıp başlangıç noktasına geri dönülmesidir.
geriye dönüp şöyle ilk okul çağlarımı düşündüğümde ne kadar da çarpık ve hastalığı olduğunu düşündüğüm eğitim sistemi.
mesela resim derslerine getirmeye bazen malzemem olmazdı malum 2000 başında bir çoğumuzun alım gücü çok da iyi değildi. boyalarım olmadığında sınıf öğretmeni, tahta dolabından kalmış eski, kırık dökük boyalardan verirdi boş boş oturmıyim diye. boyalar o kadar çok kullanılmış ki amk hiç biri kendi renginde boyamıyo mnskiym. mesela sarıyı alıyorsun siyah boyuyo, kırmızıyı alıyorsun mavi boyuyor falan.
daha ilk okul çağında soyut düşünme yeteneği bile tam gelişmemiş çocukken, salvador gibi, Van gogh gibi post modernizmin, sürrüalizmin doruklarında resimler yapardım aq ahaha. yeşil kafalı adamlar, kahverengi güneş, mor ağaçlar...
güneşi hiç sarı çizemedim ben ya da gökyüzünü mavi..
sıkıntı bu değildi elbet sıkıntı, olanaksızdan bile olsa gelişen bu yaratıcılığı, ilk okul öğretmeni olcak insanın - bak hala insan diyorum- dar kalıplarına sığdıramayışı. sıkıntı, sırf bu yüzden, pedagoji nedir bihaber bi kaltak yüzünden sınıf ortasında dayak yemen. neymiş efendim neden diğer arkadaşlarım gibi boyamıyomuşum. lan boyayabilsek boyucaz amk. ya işte böyle nice genç cevherler eğitim uğruna heba oluyo kim bilir.