tutunamayanlar

entry766 galeri20 ses1
    341.
  1. okumaya başlayıp yarıda bıraktığım binlerce kitaptan birisi.
    0 ...
  2. 340.
  3. 339.
  4. rüyalarında hep yere çakılanların hazettiği kitap.
    0 ...
  5. 338.
  6. olric isimli hayali karakterin can bulduğu Oğuz ATAY kitabı.
    0 ...
  7. 337.
  8. Çare yerine avuntu arayanlardır.
    1 ...
  9. 336.
  10. güzel insanlardır bunlar. ilginçtirler. mesela raskolnikov en iyi örnektir tutunamayanlardan.
    1 ...
  11. 335.
  12. tek kelime ile muazzam eser.

    inat etmiştim ilk başladğığımda."bu kitap bitecek" dedim.aradan geçen 6 gün sonunda iyiki de o basit inada kanmışım diyorum. kitabın içinde oradan oraya sürükleniyor insan. bazen tutgut'a üzülür, bazen selim'e kızar hatta olriç'le bile konuşur hale geliyorsun farketmeden.üniversitede sayın hocalar bu kitabı tavsiye ettiğinde okumamıştık, burun kıvırmıştık. yok içinde böyle bir anlatım metodu varmış, yok şöyle bir yenilik yapmış derken bugün hemşerim olan oğuz atay'a saygılarımı sunuyorum.

    belki de isa o yerde yatan dilenciydi, kim bilir?
    0 ...
  13. 334.
  14. ilk okuduğumda üniversiteye yeni başlamıştım kaldığım yurtta ranzanın üst katında kahkahalarla okumuştum, ne komikti şu oğuz atay... bitirdiğimde aklımda selim ışık diye bir adam vardı sadece. etkilenmiştim yine de. sonra aradan yıllar geçti. tekrar aldım elime tutunamayanları. okuduğum her cümlede o yıllar önce gülen çocuğun haline üzüldüm. sonra burada bu kadar gülünecek ne vardı acaba diye düşündüm. hayır, acıdan başka bir şey yoktu bu kitapta, ağlamakla gülmek arasında insanı çelişkiye düşürüp acıya yuvarlayan bir kitaptı tutunamayanlar. yalnızlığın boşluğunda oğuz atay'ın yankısıydı. şimdi mi, evet korkuyorum tekrar okumaya...
    1 ...
  15. 333.
  16. aleladelikle savaşı daim, huzursuz ve duyarlı ruhları tanımlayan terimdir ki oğuz atay nami ile meşhur bir tutunamayan kazandırmıştır dilimize...
    1 ...
  17. 332.
  18. yıllardır kitaplığımda, sosyal medyadan takip ettiğim yorumlar yüzünden okuyamadığım oğuz atay kitabıdır..kendini anlamış sanan ayrı saçmalar bu kitap hakkında, anlayamadığını söyleyen de bambaşka şizoya bağlar yorumlamalarında..keşke kimse yorumlamayaydı da ilk aldığımda okuyaydım amk..napcaamı bilemedim len sizin yüzünüzden.*
    işin ilginç yanı, okuduğum kitaplarda romanlarda sürekli atıfta bulunulan bir kitaptır da bu ve içinde geçen karakterler ama bendeki de nasıl bir inatsa artık, senelerdir bakışıp dururuz karşılıklı.daha da ilginç bi yön var bu durumda..hani artık böyle yatmadan önce göz göze geldiğimizde ne ayaksın olm sen diyesim geliyo ama "yıllardır otu boku okuycaana beni okuyaydın ya mal adam" diyecekmiş gibi geliyo artık tırsıyorum, o derece inadız birbirimize..du bakali...
    1 ...
  19. 331.
  20. alıntıları hemen hemen bütün sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan hemen hemen her kafaya hitab eden bir kitap.
    0 ...
  21. 330.
  22. 329.
  23. hakkında bu kadar entry girilince bi tutunamadınız amına koyim diyesim geldiği eserdir. şaka bir yana (he amk çok komik) gayet de başarı elde etmiş bir kitaptır. bu tür kitaplarla milletin eğilimli olduğu noktaları belirlemek de mümkündür.
    1 ...
  24. 328.
  25. Oğuz Atay'ın başyapıtıdır. Son zamanlarda Olric karakteri sosyal medyada bir hayli söz edilmektedir.
    Korkuyoruz. düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. insan olmaktan korkuyoruz. insana benzetirsek, onlara acımaktan korkuyoruz. işin içine bir kere acıma girerse, ondan bir daha kurtulamamaktan korkuyoruz. (sayfa 453)
    3 ...
  26. 327.
  27. aslında hepimizin bir şekilde selim ışık olduğunu, her satırda yüzümüze çarpan kitaptır. depresif , etkileyici şaheser kitaptır.
    2 ...
  28. 326.
  29. şu zamana kadar okuduğum ve hemen hemen her sayfasında kendimi bulduğum zeka pırıltuılıyla dolu cümlelerle bezenmiş büyük yazar oğuz atay ın türk edebiyatındaki sayılı başyapıtlardandır.
    1 ...
  30. 325.
  31. sıradan, vasat ve insana pek de bir şey katmayan daha çok ergenlerin ve ergen kalmış zihinlerin ve kendini özdeşleştirdiği kitaptır.
    1 ...
  32. 324.
  33. keşke finalde sorulacak kitap olması nedeniyle değilde, daha erkenden kendi isteğimle okusaymışım dediğim bir oğuz atay eseri. farkli bir uslüp kullanılmış. gerçekten okumaya değer.
    0 ...
  34. 323.
  35. "birçok meseleyi askıda bırakıp gittin. beni bıraktın bu makinenin çarkları arasında. ben de dişlilere ceketimi kaptırdım..."
    2 ...
  36. 322.
  37. Dayanamayıp ağladığım bazı yerlerinde de güldüğüm kısacası kendimi bulup kaybettiğim elden düşmeyecek bir Oğuz Atay baş yapıtıdır.
    1 ...
  38. 321.
  39. anlatınca olmaz. yaşamak diye bir problem yoktu bizim için. böyle bir problem
    çözmedi asistanlar tatbikatlarda. sonunda hepimizi kurt
    kaptı tabii. i̇nsan taklidi yaptığımız için, kurtlar bizi adam
    sandı. dünyanın hiçbir yerinde böyle bir rezalet görülmemiştir.
    az gelişmiş aşklar ülkesi olarak dünya milletleri arasında
    ön sıraları işgal ediyoruz. birleşmiş milletler istatistiklerine
    göre ancak nijerya ve gana bizden daha az gelişmiş.
    âşık olma oranı yüz binde kırk iki. beş yıllık plan yüzde
    yüz gerçekleştiği takdirde bu oran bin dokuz yüz seksende
    yüz binde seksen altı olacak. gene yeterli değil. planlama
    örgütünde herkes evli olduğu için, meselenin üzerinde
    çok durmuyorlar. beş yıllık planın uygulanmasına geçeli
    bizim sınıftan yalnız güner âşık oldu: o da bir bar artistine.
    cinsi aşk olduğu için sayılmadı. aşkta geriyiz de başka şey-
    lerde ileri miyiz sanki? yalnız trafik kazalarında birinciyiz.
    buyrun bakalım. binde dört onda iki. gururumuza dokunuyor.
    selim kadar olamıyoruz. ayrıca, büyük şehirlerde
    bir bakıma yüksek görünen bu oran, köylere doğru gittikçe
    azalıyor. milli gelirin dağılımı gibi. aşk sağlığı enstitüsünün
    bültenine göre, bir yıl içinde sadece on iki bin yedi yüz on
    altı muhallebicide buluşma, yedi bin sekiz durakta buluşma
    (bunun bin sekiz yüz yirmi beşi gerçekleşmemiş), bin dört
    yüz altmış iki çeşitli açık yer gezintisi (parklar, kırlar, adalar
    v.s.) ve yalnız altı yüz on iki sinema locası olayı tespit
    edilmiş. buna gizli aşkları da ekleyin (bültende selim’in
    adına rastlanmadığı için, bunu gizli aşk olayları arasında
    düşünebiliriz.) gizli aşk sayısının da, ihtimal hesaplarına
    göre dört bin altı yüz kadar olduğu tahmin ediliyor. emniyet
    genel müdürlüğünün tespit ettiğine göre de (yuvarlak
    olarak) yüz yirmi altı bin sekiz yüz bakıp da iç geçirme,
    kırk dört bin otobüs ya da dolmuşta hafifçe temas, dört bin
    iki yüz peşinden gidip de vazgeçme, sekiz yüz elli eve kadar
    izleme ve on beş bin yedi yüz uzaktan âşık olma ve sadece
    (bu sayı kesin) sekiz yüz on dört ümitsiz aşk olayı
    kaydedilmiş. bu arada, park bekçileri, seksen iki bin kadar
    çifti düdük çalarak, tabanca çekerek ve benzeri tehditlerle
    korkutmuş. parklar, bahçeler ve kırlar genel müdürlüğüne
    göre de, altmış bin papatya sevgi falı için koparılmış ve
    âşıkların üzerinde uzandığı yirmi sekiz bin metrekarelik bir
    sahanın çimleri ezilmiş. tahmini zarar, yarım milyon lira
    civarında. uzun sözün kısası, nefes alışın bile izleniyor selim.
    3 ...
  40. 320.
  41. bana kitap kurdu, boş hayaller kumkuması, hayatın cılız
    gölgesi gibi sıfatlar yakıştırılabilir. şövalye romanları okuya
    okuya kendini şövalye sanan don kişot’a benzetebilirsiniz
    beni. yalnız onunla bir fark var aramda: ben kendimi don
    kişot sanıyorum.
    “kitaplardan, yaşantılarım için yararlanamadığımı ve
    kendimi bir biçime sokamadığımı da yüzüme vurabilirsiniz.
    ne yapabilirim? kitap okumakla, manavın beni aldatmasına
    engel olamıyorum bir türlü. manava inanmadığım
    halde beni aldatıyor namussuz. ya inandığım dostalarımın
    beni aldatmasını önlemek: büsbütün imkânsız bu. dostlarım
    alay ediyor benimle. bu çocuğun sonu ne olacak, diyorlar.
    hiç olmazsa kitaplardan kitaplar çıkarmalıymışım
    bunu da yapamıyorum, yazamıyorum. kitapları, işimde
    kullanılacak bir mal gibi göremiyorum: kapılıyorum onlara.
    belki kitaplar da onlara karşı gösterdiğim aşırı ciddiyetimle
    alay ediyordur. biliyorum, kitaplar da beni adamdan saymıyorlar.
    fahişelerin, onlara barlarda para yediren tüccarları
    küçümsemesi gibi hor görüyorlar beni.
    ‘bütün bunları düşündükçe daha da tersleşiyorum, kendime
    daha çok zararım dokunuyor; benimle alay edenlerin
    gözünde daha da küçülüyorum. duvarlar duvarlar var çevremde.
    halsiz kalıncaya kadar başımı vuruyorum onlara.
    1 ...
  42. 319.
  43. ''bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz olric? cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız''
    4 ...
  44. 318.
  45. hakan günday'ın az isimli kitabını bitirenlerde okunmamışsa okuma, okunmuşsa tekrar okuma isteği uyandırabilecek oğuz atay eseridir.
    0 ...
  46. 317.
  47. insanlar bu romanı 30+ da okumalı. anlamak babında.*
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük