tutunamayanlar

entry766 galeri20 ses1
    366.
  1. olric karakteri ile üne kavuşmuş iyi eserlerimizdendir.
    1 ...
  2. 365.
  3. başlığı bile her insana yenilgilerini ve hayatın nimetlerinin yetersizliğini hatırlatan kitap ve yazarıdır.
    1 ...
  4. 364.
  5. bu kitabı okuyan birçok arkadaşımda değişimlere sebep olmuştur. çok kalın olmasa çok merak ettiğim kitaptır.
    1 ...
  6. 363.
  7. ölmeden önce okunması gereken, yazarı oğuz atay yaşıyor olsa ismi muhtemelen "atanamayanlar" olacak romandır.
    2 ...
  8. 362.
  9. Okurken farkli bir hayatin icinde kaybolunan, kelimelerle ustaca oynanilmis, kisiyi yoklukla hiclik arasinda biryerde asili birakan, okunmasi oldukca guc ve ayni zamanda keyifli kalinmi kalin kitap. Farkli bir devrin gelecegi ve bu devirde insanlarin hayatlarini yonetebilecegini soyler yer yer, ama umitsizlik hakimdir kitaba. Tarih bir anlamda gecmisin hikayelestirilmesidir ve her insan hikaye icinde ufak ama kendi icinde buyuk ayrintilarda gizlidir bi anlamda. Selim gibi. Der kitap. Oguz Atay'in odullu eseridir. Turk romaninda farkli bir dil, farkli bir soyleyis seklidir. Tutunamayanlar sever, ancak hayati sımsıkı tutmuslarda bezginlik yaratabilir.
    1 ...
  10. 361.
  11. “Siz de benim gibi,
    Günleri sevgiyle isteyerek değil de,
    Takvimden yaprak koparır gibi gerçek
    Bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız
    Ankara güneşi sizin de
    Uyuşturmuşsa beyninizi, Ata’nın izinde
    Gitmekten başka bir kavramı olmayan
    Cumhuriyet çocuğu olarak, yayan
    Pis pis gezdiyseniz Hergele Meydanı’nda
    Bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi
    Bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi,
    Kaybettiniz (benim gibi).”
    1 ...
  12. 360.
  13. Türk edebiyatının postmodernist dalda ilk kitaplarından olup yazarın başka postmodernist kitaplarıda vardır.
    0 ...
  14. 359.
  15. 358.
  16. "Hiçbir gerçek yaşantım olmasaydı daha kolay geçirebilirdim zamanı yaşamak diye bir gerçek olduğunu bilmezdim oysa sen bana ilk gerçek yaşantıyı tanıtmakla yaşamadığım bütün hayallerimin gerçekleşebileceği saplantısına kapılmama sebep oldun."
    0 ...
  17. 357.
  18. Herkes geçer diyor, geçer mi Olric ?
    Herkes ne bilir acımı, herkes ne bilsin acımızı..
    Yaşar gibi yapmaktan, Özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan,
    Nefes alıp onu içimde tutmaktan, O nefeste boğulmaktan sıkıldım..
    Ki nefessizlikten değil, nefesten boğulmaktır marifetimiz Olric.
    1 ...
  19. 356.
  20. 355.
  21. çok şey yazıp da bir şey anlatmayan kitap. oğuz atay, kendi kafasında olan soyut düşünceleri bizim anlamamızı istemiş. nerede kiminle gerçekten konuşuyor, nerede kendisiyle konuşuyor, nerede selim konuşmaya dahil oluyor anlaşılamıyor bir türlü. kafamda bir sürü anlaşılmamış şeylerle kitabın 250. sayfasına zar zor geldim ve bıraktım kitabı. elbette, "arada bir" güzel şeyler söylüyor ama şimdiki geldiğim yere kadar kitabın bir şaheser olduğunu asla kabul etmiyorum. ha, soyut bir dille, şizofrenik bir şekilde yazması onu başyapıt yapıyorsa başyapıt kavramlarımız farklı demek ki. Ya da ben bu kitabı anlamayacak kadar aptalım.
    nEYSE, iLERiDE DEVAMINI GETiRiRiM ARTIK.

    edit: kitabı bitirdim ve yukarıdaki düşüncelerim pek değişmedi. kitap yer yer çok güzel, yer yer berbat. kitaptan elbette bir yerlere not edeceğiniz veya unutamayacağınız derecede vurucu yerler de var. tek samimi bulduğum karakter var, o da olric. az ama öz, açık konuşuyor. selim'in de birçok yönünü kendime benzettim. sanki beni anlatıyormuş gibi hissettim. ama dediğim gibi, bu kitabın başyapıt olarak görülmesine katılmıyorum.
    0 ...
  22. 354.
  23. ...hayat dusunceleri tutan bir hapishanedir.insan,can sıkıcı bir saç demetidir,ben de akilsiz bir robotum.-sayfa32
    2 ...
  24. 353.
  25. ''kitaplar yüzünden çok acı çekiyorum esat ağabey derdi. sanki hepsi benim için yazılmış.''
    2 ...
  26. 352.
  27. kısa bir süre önce hollandaca'ya çevrilen kitap. ingilizce çevirisi 2008 yılında yapılıp da ödül almasına rağmen çeşitli problemler nedeniyle yayınlanamamıştır. hatta kitap hakkında hollandaca yazılmış birçok makale bulabilirsiniz.
    (bkz: Het leven in stukken)
    1 ...
  28. 351.
  29. "Bana anlayış göstereceğin yerde büfeyi gösterdin." cümlesiyle birçok şeyin özetini anlattığına inandığım kitap. Anladıklarını söylerler, geçecek derler ama anlamazlar. Anlamak dediğin kavram bazen sımsıkı sarılmadan öte bir şey değildir, olamamıştır ve gerisi anlamsızdır...
    0 ...
  30. 350.
  31. --spoiler--
    Mısra 263: Hayattan yok çıkarım
    Oysa... çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaklardır. Her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır. Yaptıkları işlerin gizli kalmasını isteyenler, bunda başarıya ulaşacaklardır. Kimse, onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. Bir gün öldükleri zaman, arkalarında küçük bir iz, bir anı, bir gözyaşı, bir eser bırakmadan yok olacaklardır. Gazetedeki ölüm ilanı bile, yedinci sayfada bir kenarda kalacak, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Herkesin mezarında güller ve menekşeler büyürken, onların mezarlarını otlar bürüyecektir. Mezarları bir kenarda kalmasa bile, büyük ve muhteşem anıtların arasına sıkışıp kaybolacaktır. Cennetteki muhallebicide de garson onlarla ilgilenmeyecektir. Ağız tadıyla bir keşkül yiyemeden masadan kalkacaklardır. Gene de garsona bir bahşiş bırakmak zorunda kalacaklardır. Hayattan çıkarı olmayanların hayaTı, çıkmaza sürüklenecektir. Kendini beğenmişliğin cezasını daha bu dünyadan çekmeye başlayacaklardır. Sıkıntılarını kimseyle paylaşmasını bilmedikleri için, yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. Duygu alışverişinden nasipleri olmayacaktır. Duygusuz, hareketsiz, tatsız bir hayat yaşadıkları sanılacaktır. Istırapları, ne yüzlerindeki çizgilerden, ne de saçlarının beyazlaşmasından anlaşılacaktır. Çektikleri acılarla, yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasına izin verilmeyecektir. Güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli oldukları sanılacaktır. Hayattan çıkarları olmadığı da asla kabul edilmeyecektir. Böyle bir yanlışlığa düşülmeyecektir. Aslında, hayattan çıkarları olduğu ispat edilecektir; çıkarlarını korumak için canları çıktığı halde, bunu beceremedikleri için, çıkarlarıyokmuşdabirşeybeklemiyormuşçasınagillerden göründükleri yüzlerine vurulacaktır. Onlar da bu saldırılara bir karşılık bulamayacaklardır. Kendilerini yokladıkları zaman, bütün ileri sürülenlerin gerçek olduğunu, hayatlarını boş yere harcadıklarını, ne yazık ki artık çok geç kaldıklarını onlar da açık ve seçik olarak göreceklerdir. işte o anda dahi, delice bir harekette bulunmalarına, anlamsız bir hayatı anlamlı bir şekilde bitirmelerine göz yumulmayacaktır. Kendilerini öldürmeyeceklerdir. Onlara anlatılacaktır ki, böyle bir davranış bütün yaşantılarıyla çelişki içindedir, gerçekle bir ilgisi yoktur: kendilerini öldürürlerse, onlar hakkında varılan isabetli yargıları çürütmek için gene boş bir çaba göstermiş olurlar. Bu hiçbir şeyi değiştirmez. Onlar, bu rezilliğe de katlanarak sürünmeye devam edeceklerdir. Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? Hayattan çıkarı olmamak, hem Tanrının hem de insanların gözünde affedilmez bir suçtur; gelişip yayılması için gerekli her türlü tedbir alınacaktır. Bütün tarih, bütün iktisat, bütün sosyoloji, bütün psikoloji, kısaca bütün lojiler, hayatın çıkarcılığa dayandığını göstermek için yırtınacaklardır, yırtınmalıdırlar. "Ben çıkarıma bakarım" diyeceksiniz, bunun için "Babamı bile tanımam" diyeceksiniz. Kimseyi tanımayacaksınız; hele hayattan çıkarı olmayanları hiç!
    --spoiler--
    2 ...
  32. 349.
  33. bel ağrısına iyi geliyor. yatakta sırtüstü yatarken belimin altına koyup 2-3 saat sabit yattığımda, günün yorgunluğunu attırdığını farkettim. adam güzel yazmış kalın kalın. seviyorum bu tür kitapları. suç ve ceza'nın arasına da sünger koyup siktim. aynı am gibi oldu.
    6 ...
  34. 348.
  35. tutnamayanlar düşer baba bu hep böyledir. bence bu kitabı da bu kadar kalın yapmalarına gerek yokmuş, aha sana ana tema. *
    3 ...
  36. 347.
  37. anlatılan, anlatılan, anlatılan kitap. bu kitap bir halk efsanesi gibi okunmak yerine anlatılıyor. okuyanlar ise bu popüler anlatıma dönüp bakmak bile istemiyor.

    okumaya ne dersiniz?

    http://oznurdogan.com/201...enlere-gonderilen-mektup/
    1 ...
  38. 346.
  39. 345.
  40. isminin okunamayanlar olarak değiştirilmesi gereken kitap. 3 aydır rafta duruyo okuyamadım nedense bir fobi oluştu bu kitaba karşı. açınca ergen kimlik bunalımları ve facebook iletileriyle karşılaşıcam gibi geliyor.
    1 ...
  41. 344.
  42. 343.
  43. varoluşçuluk felsefesini bilmeyenlerin pek bir şey anlamayacağı kitaptır.
    2 ...
  44. 342.
  45. insanın hayatını degiştiren, kendini ve hayatı sorgulamasını sağlayan bazı olaylar vardır. benim için bu tutunamayanları okumak olmuştur. O yüzden bu kitap sadece bir kitap değidir. konusu ile hayatla bazen dalga gecen, bazen eleştiren, bazen ise insanoğlunun aslında ne kadar yanlız oldugunu bir kez daha bize gösteren bir başyapıttır.

    --spoiler--
    Bazen yok olmak hiç olmaktan iyidir Olric!
    Yok mu olalım efendimiz?
    Var mıyız ki Olric!
    --spoiler--
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük