Şiirin bütün geçmişinin dışında
Önceden açıklanan her şeyin dışında
Örneğin en sıcak ülkelerin yazında
En soğukların kışında
Yanarım üşürüm berbat olurum
Hiç bir şeye yaramam
Ama yine de seni severim
O zaman sen de beni sev
Evet.
kente kapandık kaldık tutanaklarla belli
sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden
yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar
ve her köşe bir tuzaktır
birer darağacıdır her meydan saati
öğle vaktini kesinlikle gösteren
oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır
çığlığım uzun uzun kalır içimde
yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde
rüzgâr bir dirimi dört yöne bölerken tepelerde
ve gece duruşmasından yeni çıkmışken
sabahın terazisi eksik tartar gölgemi
artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
kim gelirse gelsin acıya hep yer vardır
tutanaklarda duvar diplerinde ve bazı yerlerde
örneğin çukurova ve mekong köylerinde
acıdır ağacın gölgesini yapan
bunu herkes bilir
kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz
yatıyoruz seninle terli döşeklerde
saati seninle kuruyoruz bir çalar saati
sen donatıyorsun kalbimizi
kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek
kendi çoğunluğunu kendi üreterek
kente kapandık kaldık iki cadde iki alan bir saat
mutsuzluk acıya varana kadar
artık yeminimiz bir tatar gölgesi gibi
öyle bir gölge ki belki çok dardır
kısa vakitlerinde aceleci akşamın
artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
acıya hep yer vardır aramızda
dört cepli yeleğim aynı kolaylıkla taşır her şeyi
bozuk paraları da umutsuzluğu da
aynı kolaylıkla tutmuş gibi olurum
güneşin yedi renk ayasını
biliyor musun güçlü dağları görmenin zamanıdır
şimdi bir bağırsan çok iyi biliyorum
ya da üst üste silah atsan
kent tepinir belki bütün kuşlar uçar
belki değil mutlaka
ama
bir tanesi mutlaka kalır.
"şimdi akşam olur, sular buruşur
bir yastığa baş koyarım güvertede.
hangi dilden olursa, bir şarkı isterim
içimde kırık dökük besteler dolaşır.
kalbim avucumdadır artık,
bir sahilden sesler gelir, kaybolur
uzun uzun nefes alır sular
uzun uzun ağlamak isterim."
Biliyor musun
Aşk şiiri yazmaktan bıktım
Bir gün şöyle bir baktım
Yazdığım bütün şiirler öyle
Bir sarsılma, nedir bu
Bir otuz aşk şiiri daha
Kendimi hiç suçlamadım
Peki o zaman ben neden
Dereceler sokayım koltuğumun altına
Ateşim varsa zaten
Ey gözleri maden
Çünkü aşk bir suçlamadır
Sonuna kadar yaşanmamışsa
Bir bardak birada yeni bir deniz
Ve yağmur
Eski bir denizde yeni bir ada
Yaşanmamışsa
Sözgelimi Galata'dan Afrika'ya gidiyordum
Korsanları kralları ve bazı ülkeleri
Ve bütün madenleri
Ve kendi sonumu
iyi görmüyordum sonunda
Her türlü madeni
Elimde bir sürü kağıtla
Hazırladım kendimi
.
"söyle saadetini, çekinme
bir ekmek, bir kadın, birkaç çocuk.
tatlı gerinmelerin peşisıra sabahleyin
evinle işin arasında bir tatlı yolculuk.
...
alırsın kardeşim, almalısın
dünyadan o kadar az ki, istediğimiz
senin, benim, hepimizin, çocuklarımızın
iki olmamalı bir dediğimiz." dizelerinin sahibi, dünyanın en güzel sevebilen adamı.
iyi ki doğmuş, iyi ki aşık olmuş, iyi ki yazmış, iyi ki "tomris uyar olabilmek" gibi bir kavram ortaya koymuş.