the pacific

    14.
  1. dizinin üçüncü bölümü melbourne'de türkleri yine barbar olarak göstermekten kaçınmayan bir amerikan yapımıdır. "2. dünya savaşı'na katılmadık bile; amerika, japonya, pasifik, avustralya derken türkiye ne alaka?" şeklinde düşünüp diziyi izlemeyenler için spoiler olabilir anlatacaklarım.

    --spoiler--
    abd denizcileri* gualdanacal'da fena çarpışıp başarılı oluyorlar. ancak ordu çok yıprandığı için avustralya'nın melbourne şehrine götürülüyor. askerlerin tekrar pasifik'te savaşabilmeleri için biraz kendine gelmesi sağlanıyor.

    bob adında bir amerikan askeri stella adında bir kıza yazıyor melbourne'de bir gece. kız da adresini verip ertesi ayık olarak evime gel diyor. denizci bob gidiyor kızın evine, kızın ana-babası da evdeler. yemek hazırlamışlar. stella'dan anlamış olabiliriz ki aile bir yunan ailesi. işte olay burada başlıyor. bizim denizci bob, kızın annesine "yunanistan'dan neden buraya geldiniz?" şeklinde bir soru yöneltiyor. yunan anne de smyrna'dan* geldik diye yanıtlıyor. denizci bob "orayı türkler almamış mıydı?" diye soruyor. yunanlı anne üzgün bir ifadeyle türklerin 1922 yılında izmir'i yakıp yıkıp türklerin elinden aldıklarını, kendileri şanslı olup denize atladıktan sonra bir gemiye yüzebildiklerini söylüyor. ancak evini barkını türklere kaptırdığı için(!) atina'da kalamayıp ta melbourne'lere göç ettiklerini anlatıyor.
    --spoiler--

    biz o kadar "mustafa kemal atatürk önderliğinde kurtuluş savaşı verdik, düşmanı yurttan attık" diye tarihimizle övüne duralım; adamlar kendimize ait olan izmir'i yunan işgalinden kurtarmamızı bile barbarlık olarak gösteriyor. ki bu diziyi dünyada kaç milyon kişi izliyor düşünün. biz avrupalarda, amerikalarda türkiye reklamları, türkiye tanıtımları yapmak için paralar saçalım; dizide geçen tek bir diyalogla, tek bir sahneyle adamlar tüm imajımızı zedeleyebiliyor.
    11 ...
  2. 20.
  3. izmir'i türkler'in yaktığını, yunanın elinden aldığımızı bize öğretmiştir bu dizi. tarihi yeniden yazmışlar helal olsun. gülsek mi ağlasak mı bilemedik. ama öğrenilen o ki bu senaryonun sebebi de yakında bir izmir soykırımı ortaya atmakmış. güya izmir'deki ermeni mahallelerini yakmışız. güya kurtuluş savaşı yapılmamış da mış mış da. her şey planlı giderken bizim hala hiçbir şey yapmıyor olmamız çok yazık. biz hala siyasi görüşümüze şeboist yazalım. ülke giderken arkasından çok bakıcaz bu gidişle.
    6 ...
  4. 16.
  5. dizinin üçüncü bölümünde türklerin izmiri yunanlılardan kurtarması barbarlık olarak gösterilirken, yunanlıların da ayrıca ne kadar misafirperver olduğu göstermiştirilmiş. zira bir yunan evine misafir olarak gidildiğinde evin kızı odanıza teşrif ederek fantezilerininzi gerçekleştirmenize yardımcı olabiliyor.

    edit: anlatılan izmir'den bir kesit (#1633321)
    6 ...
  6. 18.
  7. türk ün türk ten başka dostu yoktur tezine bir kez daha gönülden inanmamı sağlayan 2. dunya savaşi dizisi.
    türkiye milyonlarca dolar harcasın, bi taraflarını yırtsın, imajını düzeltmek için.. elin adamı çıksın aslı astarı olmayan filmlerle, dizilerle bi çuval inciri b.k etsin. hayır, hiç kimse mi sormuyor bunlara yunan askerlerinin üç yıl boyunca izmirde ne işi varmış. çeşmeye tatile gelmişler de bizimkiler mi olayı anlayamamış. oldu olacak güllerle, kırmızı halılarla uğurlasalardı. hiç olmadı, ayıp etmişler bizim atalarımızda..
    6 ...
  8. 19.
  9. bu türklerin izmiri işgali* olayından sonra yaptığım kücük bir arastırmayla ,the pasific adlı dizinin yazarlarından biri olan George Pelecanos un yunan asıllı bir amerikalı oldugu sonucuna vardım. vikipedinde kendisi icin Greek-American deniliyordu.belli ki ,tam olarak emin değilim tabiki, bu pelecanos kişisinin bu işte parmagı var gibin.

    ahanda linki,

    http://en.wikipedia.org/wiki/George_Pelecanos

    küfür felan edecekseniz bu da kendi sitesi,*
    http://www.hachettebookgr...features/georgepelecanos/

    yani göreceğiniz üzere yunanlıların ve rumların , her ne kadar fazla belli etmeseler de , izmir ve istanbul aşkı sürekli iclerinde patlıyor.bazen bu fazla basınctan, the pasificde oldugu gibi, buldugu bir delikten gün yüzüne cıkabiliyor.
    6 ...
  10. 22.
  11. 3. bölümünde kulağımızı çınlatan dizi. setine milyonlarca dolar harcayacağınıza, biraz tarihi araştırsaydınız.
    5 ...
  12. 33.
  13. 3. dizisini izlerken tarihin bu derece çarpıtılmasına bi anlam veremediğim dizidir.

    (bkz: hepiniz mi türk düşmanısınız ulan)

    (yunan kızın annesi)-biz izmirliyiz, ama vatanımızı terkettik
    (amerikalı asker)+ aa evet türkler orayı yakıp yıkmışlardı değil mi
    (yunan kızın annesi)- siz nerden biliyosunuz
    (amerikalı asker)+ şey ben biraz okurumda

    tabi dizide bu açıklamaların ardından türkler tarafından ezilen gururlu yunan ailesinin biricik kızı, amerikalı askerin yatağına girmiştir, bu da beni biraz sakinleştirmiştir
    4 ...
  14. 34.
  15. ilk bölümünü izleyip, devam etmekten vazgeçtiğim dizidir.
    herhangi bir savaş filminden pek farkı yoktur, ayrıca türklere gönderme yapmış olması hiç de hoş değildir.
    4 ...
  16. 60.
  17. Band of Brothers yani kardeşler takımının bu sefer pasifikte savaşını ele almaktadır. benzerliklerinini başlangıcı da her iki filme de yapımcı olarak katılan steven spielberg ve tom hanksdenn ileri gelmesidir.

    büyük bütçeli savaş filmi yapmak yerine aynı bütçeyi sanırım dizi oluşturarak bölmek daha hesaplı geldi anlaşılan. ülkemizde bile artık yerli yapım türk filmleri yerini daha kazançlı yerli dizilerin alması gibi diyebiliriz.

    üstelik daha çok etkili ve filmde yer alamayacak kadar konuyu barındırıp kısaltmak zorunda kalmıyorsunuz.

    aslında önemli bir konuya da yer verelim. yukarıdaki entrylerde de çokça bahsedilen yunanlı bir aile hakkında dizide yer alan bazı konular canımızı çok sıktı. işgal ettikleri izmirden kovulmalarını barbarlık olarak nitelendirilmesi ve misafirperver görünmesi gibi.

    o kadar ajansımız ve dunyaya ulkemizi tanıtmak adına hazırlanan yüksek bütçeli reklam, sloganlar ve ihya edilen reklam ajansları yerine boyle filmlerde esas kendimizi tanıtsak sanırım daha iyi olacak.

    reklam sadece advertising değildir ve hala tv nin nimetlerini anlayamıyoruz.hoş amerika tv nimetlerini kullanmaya 60larda başladı bizse 90larda emeklemeye basladık.
    3 ...
  18. 25.
  19. Beklentilerin aksine 4. bölüm itibarıyla vasatın üzerine pek çıkamamış,japon öldürme dizisi.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük