ilişkiler başlar, devam eder, bazen de biter. bu dünyada sizi mutlu edecek tek kişi o değil. terk edip gitmesi sizin ve dünyanızın sonu da değil. aksine; düşünürseniz avantajları bile var.
bir kere tecrübe yaşamış oldunuz. bundan sonra daha dikkatli ve daha ayağı yere basan ilişkiler kuracaksınız demektir. yaşamış olduğunuz şeyler sizi bir sonraki ilişkinizde daha güvenli ve mutlu edecektir. ama bunun için önce durumunuzu kabullenmeniz gerekmektedir. şu cümleyi kafanızdan çıkarmayın. artık özgürüm. artık istediğiniz şeyi yapabilecek, istediğiniz yere gidebilecek ve birisine hesap vermek zorunda kalmayacaksınız. yeni arkadaşlar edinebilir, bir zamanlar gözünüz görmediği için ihmal ettiğiniz akraba ve arkadaşlarınızı görebilirsiniz. ama ilk şart kabullenmek, aklınızdan çıkarmak ve intikam almaya kalkmamaktır. gittiyse gitti. kendisi kaybetmiştir. sizin üzülmeniz, ağlamanız, bunalıma girmeniz, ne intikamınızı aldırır ne de size bir fayda sağlar;
çok da lülü deyip, kendi hayatınıza bakmanızdır.
ilk basta inanmak istemezsin her zamanki kavgalarınızda olduğu gibi blöf yapıyo zannedersin ama iş işten çoktan geçmiştir; terkedilmişsindir. ilk umursamamaya çalışır ama günler geçtikte, onun yokluğu artıkça işin bokluğunu anlarsın. ondan sonra başlar arabesk müzik ve sabahlara kadar uyuyamamak. sonra ondan daha güzel kızlar görürsün ve dersinki; aman boşver sana kızmı yok.
arabesk dinlemeye sevk edecek durumdur acıdır vahimdir. arabesk dinleyerek senden daha kötü durumdaki şarkının kahramanından teselli alınacak duruma düşürebilir terk edilmek. bildiğim 5 tane arabesk şarkı var bire bir bu duruma adama cinsiyetini unutturur.
belki de terk etmektir. herkes terk edildim diye üzülür ama zamanında karşısındaki insandan gördüğü bir davranış ya da sözle terk eden taraf olmuştur farkında olmadan. derin düşünmek lazım.
Karanlık bir yerdeyim. Hayat akıyor ben duruyorum. Nasil gittin. Sen değil, kalbin benden nasıl gitti. Terk edilmek değil koyan. Herhangi bir sebeple, beni sevdiğini bilerek ayrilsak bu kadar koymazdi belki. Şimdi beni mahveden, yıllarca beni ısıtan, mutlu eden, varlığıyla hayatımı anlamlilastiran sevginin bitmis olmasi. Bana koyan o son sözlerin, son zamanlarda görmezden geldigim o durgun bakışlarin. Bana koyan sevgisizliğin. Sen beni terk ettin. Sen sadece kendine ait olanlari alip gittin. Ama bilmezsin ki, istedigin kadar git, artik bende sana ait olan ve nereyegidersen git, benden çalamayacağin şeyler var. Sen terket beni. Bir korkak gibi. Bende biraktigin her iz, bana senden bir hatira. Ve o izler öyle çokki. Sevmek öyle basit değil. Belkide görseydin beni, duysaydin sesimi, bu noktalara gelmezdik. Ama sen terk etmeyi seçtin. Beni sensiz bıraktin. Çok acıyor biliyor musun. Gülüşün, gözlerin, kokun hep aklimda. Sen beni terk ederken ardinda bir enkaz biraktin. Ben şimdi hayata tutunmaya, en basiti nefes almaya çalısıyorum çaresizce. Elimden hiç birşey gelmiyor. Bu kadar acımasız olabileceğini hic dusunmezdim. Terk ettin beni. Nefret ede ede, beni eze eze gittin. Ben artik sadece nefes aliyorum yaşamıyorum.
bütün hücrelerinde biriktirdiğin sevgi tohumlarının yavaş yavaş yeşermeye başlamasına fırsat vermeden, bu tohumların sevgi yerine nefrete dönüşmesini hızlandıran ve gözyaşlarında boğulmana neden olan bir süreçtir.
terk edilmenin basit bir şey olmadığını biliyordum fakat çok mutlu bir çiftin bir anda ayrılıp, erkek tarafının yerle bir olduğuna çok az şahit olmuştum. bu çift ikiz kuleler gibiydi.. ne kadar kuleler çelik yığını olsa da bunlar da sevgi yığınıydı. bu kuleleri sevgi çimentosu, sevgi kumu, sevgi çeliği ile inşaa etmişlerdi. kızın ailesinin baskısıyla bu ikiz kulelere çok büyük bir uçak(2. bir erkek) çarptı. bu sevgiyi hiçbir kuvvetin, hiçbir insanın yıkamayacağına o kadar emindim ki hala birinin enkazını izlerken diğerinin ayakta durduğuna şahit oluyorum. oysaki bu sevgi kulelerinin birbirine sözleri vardı. ayakta duracaksak beraber ayakta duracağız,yıkılırsak beraber yıkılacağız diye. yine olmadı. yine hiç bitmeyecek bir aşk bitti..
ilişkiler konusunda bir hayli tecrübeli bir adamın bu durumlara düştüğünü görünce ister istemez kalp ritmim bir hızlandı bir yavaşladı resmen bünyemle dalga geçmeye başladı. ve yine kulağımda can yücelin ''Çok sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hemde hep senin kalacakmış gibi...'' sözleri çınladı.
bir insanın Gözyaşının gözden çıktığı ilk andaki sıcaklığı 40 derecedir... her terk ediliş bir iç yanmasıdır, her terk ediliş bir volkandır, her terk ediliş bir cehennemdir. içimiz, içimiz yanıyor diyorduk da hala inanmayanlar vardı bize...
ayrılmanın subjektif bir tanımı. bu tanımı oluşturan teoriye göre bir terkeden vardır, bir de terkedilen ve genelde terkedilen bunu haketmemiş olduğu iddiasındadır. yani ayrılan taraflardan konuyu kesinlikle nesnel ele alamayanın kendi durumunu dile getirdiği fiildir terkedilmek, esasen önce bir güzel içirip, ikinci gün de serinkanlı olabileceği koşullarda bir daha anlatmak gerekir bu arkadaşa, olmadı kendi haline bırakmak gerekir ki, zavallılaşana kadar aynı yerde dönsün dursun. kuşkusuz herkesin başına arada bir geldiği ve bir daha gelmeyeceğinin garantisi olmadığı için bir yerlere not olarak düşmek gerekir: nesne değilseniz eğer, bir ediminiz olduğunu düşünüyorsanız terkedilmezsiniz, istenmeyen bir ayrılıkla karşı karşıyasınızdır. ötesinde terkedilen her şey nesnedir, cansızdır örn. ev, memleket, mahalle...
karsindaki arkasina bile bakmadan soyleyeceklerini soyleyip noktayi koymustur. Seni unlemlerle,soru isaretleriyle basbasa birakmistir, sana kalan cumleyi tamamlayip, son noktayi koymaktir.
terk edenin vicdanı rahattır 'nası da terk ettim' egosuna ister istemez bürünür adam.
terk edilen taraf da yarım kalmışlıkla karışık ' terk edilecek adam miydi lan' lar mevcuttur.
Bütün sevgilileri tarafından terk edilmiş, aldatılmış bir adam olmak da var. Aldatmak illa başkasıyla olmaz. Yalan da geçerlidir. Ben de hayatıma pompalı tüfek olarak devam etmeye karar verdim.
ha bir de kendinize anlatabilirsiniz saatlerce günlerce acınızı. zira dostlarınız artık tükenişizi görünce sitemkar bir şekilde hayat devam ediyor derler.
siz de farkındasınızdır hayatın devam ettiğinin. çünkü vakti zamanında sizin hayatım dediğiniz devam ediyordur fütursuzca yaşamına.
çünkü o terkedilmek fiilindeki gizli edilgendir nesneyi etkileyen.
o üzerine düşeni yapmıştır.
nasıl siz avuçlarınızın içinde hissedecek kadar sevdiniz.