Her zaman adaletli ve affedici olarak tasvir edilir. Hatta inanmayanlar tanrının ''adaletli olsaydı dünyada ki zulüme kayıtsız kalmazdı'' doğrultusunda birkaç savundukları fikir bile vardır. Nereden geliyor bu iyi kavramı? Ezilenleri avutmak için uydurulan bir aldatmaca mı yoksa?
Oldukça acımasız bir tanrının var olduğunu hayal edelim. Dünya daha farklı bir yer mi olurdu? veya acımasız bir tanrıya tapmayı reddediyorum diyebilir miydik? Tanrı sonuçta o. Ne isterse o olur. Senin acılar içinde çürümeni istiyorsa onu yapmaktan başka çaremiz var mı? cevap bana göre hayır.
Hegel'e göre tanrı mutlak iyiliğe tekabül eder. Yani eğer her türlü bilgiye sahip bir varlık varsa erdemli olmak zorundadır. Zulüm cahillerin işidir. Bilgi insanı erdemli insan yolunda adım adım ilerletir. Bunun son adımı tanrı olmaktır. Bu yüzdendir filozofların her zaman arayış içinde olması.
insanın efendilikten vazgeçip bir ölçüye yani bir efendiye sığınmasıdır. tanrılar toplumun elit kesimidir. aristokratlardır. cahil halkın ölçülü olması için yüksek kesim tarafından yaratılmıştır. sonra bazı ayak takımı kişiler tanrıyı kullanarak iktidara gelmiştir ve çok kötü şeyler olmuştur. tanrı bizleri o kimselerden korusun. amin.
yunan mitolojisinde yüzlercedir. onları seçmek dururken neden dayatılanı tercih edeyim. neticede ateist değilim. yüzlerce tanrının var olduğu bilinciyle yaşıyorum. evet şimdi yiyeceğim etiketlerden bazıları şunlar; salak, cahil, gerizekalı, mal, dingil ve aklınıza gelebilecek her türlü hakaret içeren sıfatlar.
bu sıfatları hakedecek ne yapmış olabilirim diye sorarım sonra. 4 büyük dinlerin inandığı tanrı ile benim inandığım tanrılar arasındaki farkları kıyaslamaktansa, inanan kişinin samimiyetine bakmakta fayda var. neticede her inanan kişinin tanrısı ve kendisi arasındaki bir mevzu.