tanrı

entry1125 galeri64 ses1
    269.
  1. en-el hak tanrı benim.tanrı yaratılanların hepsinin birleşmesidir.
    1 ...
  2. 270.
  3. 271.
  4. 272.
  5. tanrı, bizim insanlaşmamızdır, bizi insanlaştırandır, bize ruhundan üfleyen ve bizi beşer tutsaklığından özgürleştirendir. tanrı, emektir, adalettir, rahmet ve aşktır. tanrı, insanın külli sureti, insan tanrının cüzi suretidir. o ilk kötü söz, yani şeytan, yani emek vermeden, hak etmeden bu bana ait demek, yani üretim araçlarının özel mülkiyeti, yani bütün kötülüklerin kaynağı; işte insanın düşmanı budur, tanrının da düşmanı budur. hayatın temel antogonist çelişkisi işte bu söz ile insan arasındadır. baş çelişki beşer ile insan arasındadır. emeksiz mülkiyet ile insan arasındadır, şeytanla insan arasındadır. bütün diğer şeyler, tarih, din, devlet, doğu, batı, kapitalizm, sosyalizm vs..her şey bu ilk çelişkinin doğurgan halleri, suretleridir.( (bkz: ahmet özcan) http://www.haber10.com/makale/9052/ )

    insan beyni sıralama melaikesiyle çalıştığından dolayı varlıkları hiyerarşik düzene göre anlamlandırmaya çalışmaktadır. tıpkı hareketten kaynaklanan zamanı geçmişten geleceğe bir ilerleyen bir çizgi zannettiği gibi. hal böyle olunca giderek yükselen varlık hiyerarşisinde tanrıyı da en üst makama oturmaktadır. en uzağı gören en küçük sesi duyan, en güçlü en büyük vs...oysa ki başta islam olmak üzere semavi dinlerde durum daha farklı görünmekte ve mutlaklık devreye girmektedir. mutlak gören mutlak duyan mutlak gücün kaynağı ('es-semi el-basir el-kayyum el-azim).

    kuran da bize açıklanan allah lafzı karıncadan galaksilere kadar bütün varlığın tabii olduğu hareket, değişim, tekamül-evrim ve sonsuz enerjiyi ifade eder. bir hiyerarşideki en üst yeri değil bütün varlığın tabii olduğu yasaların tekil ifadesi. gerçeğin idealist veya materyalist iki yüzü olmadığına göre kendisi şey veya varlık olmayan fakat bütün varlığı kuşatan bu tekillik, bu mutlaklık din dilinde, bilim dilinde veya felsefi olarak farklı ifade edilir. kime ve neye inanırlarsa inanırsın aklı başında herkesin gördüğü gerçek kainatın, insanın, doğanın kendisinden aşkın bir denge, düzen, ölçü, hareket ve değişim içinde olduğu gerçeğidir. diyalektik materyalistlerin maddenin hareket ve değişim yasaları, doğanın diyalektiği dediği şey aslında kuranda tabir edilen allah kavramının suskun, bilinci olmayan halinden başka bir şey değildir. örneğin bütün varlık için değişmek, dönüşmek, hareket etmek, oluş bozuluş diyalektiği içinde olmak, doğumlu ve ölümlü olmak, kendisi başka varlıklardan oluşan bir bütün olarak kendisi de yine bir bütünün içinde yer almak, mutlak bütünden her varlık için farklı farklı olmak üzere parça parça izler taşımak vs. işte bu en ufak zerreye kadar bütün maddeye hakim olan ama hiç bir varlığın kendisine hakim olmadığı, olamayacağı tekillik. bütün varlığın değişimini enerjisini varoluşunu kapsayan fakat kendisinin hiç bir varlığa bağlı ve muhtaç olmadığı sınırsız ihtiyacın sonsuz kaynağı. din dilinde bunun ifadesi ihlas suresi.

    ''de ki: o, allah'tır; ahad'dır, tektir! allah'tır; samed'dir/tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği tek kuvvettir! ne doğurmuştur o, ne doğurulmuştur! hiç kimse o'nun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! (bkz: kuran ı kerimdeki allah tasavvuru/#10346490)
    1 ...
  6. 273.
  7. Allah - Arapça'dır, ilah'dan gelir. Allah putperest arapların en büyük putu olan ay ilahının ismidir. Al-ilah (En büyük ilah demektir.) ilah ibranice Elohim'den gelir, Rab arapçadır. farsça raab'tan gelir.. yaratıcının bir başka Farsça anlamlısı da Hûda'dır, ... Derler ki Tanrı çokluğu simgeler. ilah kelimesine ise taparlar. Çokluğu simgelediğini bilmeden.

    ingilizcesi god, almancası gott, fransızcası dieu, italyancası dio, iskandinav dilinde gud, hatta Zulu kabilesi ona Umkulunkulu der... Yani tanrı hristiyan dilinde veya gavurca bir şey değildir...

    Türklerin tarihin başından beri yaratıcıya söyledikleri söz.. Kut veya Tengri'dir. Anadolu Türkçesindeki söylenişi Tanrı'dır...
    3 ...
  8. 274.
  9. hani gözlerini kapayıp bir dilek tutarsın ya ; işte onu yerine getirmeyendir.
    6 ...
  10. 275.
  11. uğruna ölümü göze aldığın, kayıtsız şartsız itaat ettiğin, en çok değer verdiğin, her şeyin üstünde aziz ve yüce bildiğin, peşinden en çok koştuğun, en çok korktuğun ve en çok sevdiğin, mihenktaşın-denektaşın, değerlerinin merkezine aldığın o vazgeçemeyeceğin şey, her ne ise, şey, kişi vs farketmez, işte o şey senin tanrındır.

    kavramsal olarak böyledir.

    benim tanrım yok diyenlerin kastettiği, mesela, tanrı olarak allah'ı kabul etmedikleri olabilir. yoksa tanrıdan kaçamazsın. ara bak bir yerinde mutlaka sakladığın bir tanrın vardır. sırf bir inat uğruna kendi kendine bile itiraf etmekten korkarsın ama...
    2 ...
  12. 275.
  13. doğa olaylarını mistik olgularla açıklamaya çalışan kişilerin, her olayın nedeni olarak gördükleri ana kavramın türkçe ismi.kökeni teng-ri olan bu kelime zamanla tenri, son olarak da tanrı şeklinde yazılıp okunmuştur.

    doğa olayları karşısında(yağmur, gök gürültüsü, deprem vs.) kendini çaresiz hisseden ilkel insan bu olayların gerçekleşme sürecini açıklayacak bilgi birikime ve tecrübeye sahip olamadığı için, karşılaştığı bu olayları kendisinden daha güçlü bir varlığın laneti olarak algılamış ve bu lanetten kurtulma adına belirli ritüeller uydurmuştur.

    dikkat edilecek olursa ilkel toplumlarda insan olarak gerçekleştirilen "kurban" ritüeli, toplum modernleştikçe hayvan kurban etmeye evrilmiştir.amaç ve uygulama aynı olmak koşuluyla kurban edilen figür değişmiştir.

    tanrının resmileşmesi ise ilk olarak sümerlerde ortaya çıkmıştır.sümer yöneticileri toplumsal asayişi sağlama adına sadece tanrıların kavga edebileceğini, insanların bu tip eylemlere haklarının olmadığı iddiasıyla tanrıyı resmileştirmiş ve din kavramının temelini atmıştır.

    mesele aslında çok basittir.bilme eyleminin genişlemesiyle tanrı kavramı(ve doğal olarak din) ters orantılıdır.ilkel insan yağmurun neden yağdığını bilmez ve "tanrı yağdırdı" der.modern insan doğadaki su döngüsünü öğreninir ve olayın basit bir doğa olayı olduğunu kavrar.

    ancak evrimsel sürecin vazgeçilmez kurallarından biri olan "varlığın devamlılığını sağlama" konusu sadece canlı organizmalar için değil fikirler içinr de geçerli bir durumdur.o yüzden din ve tanrı savunucuları, bu kavramların devamını sağlama gayretiyle, modern insanın aklını karıştıracak(ve bir o kadar da korkutacak) yeni önermelerle ortaya çıkar. "yağmurun nedeni su döngüsü, ama su döngüsünü sağlayan tanrıdır!!" bilim su döngüsünün nedenini ortaya koyduğunda ise yine aynı refleksle(varlığın devamı): "tamam orası öyle, ama su döngüsünün nedenini ortaya çıkaran tanrıdır!" şeklinde sonu gelmez felsefi!! yaklaşımlara bel bağlar.

    sonuç olarak tanrı kavramı(ve doğal olarak din), öyle ya da böyle, reddetme cesaretini gösteremeyecek olan insanların(pascal en büyük örneğidir) kafasında yer etmeye devam edecektir.
    4 ...
  14. 276.
  15. sözlük formatına göre; başlığına tanım şeklinde entrylerin girilmesi gereken kavramlardan sadece biridir.

    düşünceye mistisizm ve bilinmezlik kattığı için varlığının-yokluğunun kanıtlanması ya da kanıtlanamaması entry yazacak kişilerin kendisini ilgilendirir. ayrıca bunca entry boyunca bir şeylerin kanıtlanmaya çalışılması okunulurluğu azaltır. tanım yapınız geçiniz efendim, kasmayın kanıtlayacağım diye(varlığını ya da yokluğunu*).
    1 ...
  16. 277.
  17. 278.
  18. 279.
  19. biz insanlar, zihinlerimizde yarattığımız tanrıyı elbet gün gelecek yok edeceğiz.
    ama önce onun adına milyonlarcamızı kurban edeceğiz. adı ister allah olsun, ister god, ister kutsal ruh.
    1000 yıl sonra hepsi bir tarih kitabında 3 sayfa geçecek.
    2 ...
  20. 280.
  21. islam için Allah olsada her ne kadar çarpılma ihtimalime de karşı söylenişi bazen daha sempatik olan kelime ..
    2 ...
  22. 281.
  23. arapçası ilah olan kelime.
    ingilizcesi god.
    farsçası hüda.
    yunus şiirlerinde çalap olarakta geçer.

    tanrı çoğul olarak kullanılır. dişil formu tanrıçadır. insanların yaratma fiilerini isnad ettikleri varlıktır tanrı. terbiye edendir tanrı. koruyandır tanrı. gözetendir tanrı.

    insanoğlu bu özellikleri bir çok varlığa atfederek sahte tanrılar icad etmiştir kendine. nesneleri ve hayvan, bitkileri tanrılaştırarak hem eşyaya hem kendi nefsine zulmetmiştir.

    vahiy akıldaki bu yanılgıyı düzeltmek için hz adem (a.s.) dan hz muhammed (s.a.v.) e kadar insanları uyarmış ve gerçek tanrının kim olduğunu anlatmıştır.

    kur an gerçek tanrıyı anlatmış ve onun özel isminin allah olduğunu ve daha nice güzel isimlerinin (esma ül hüsna) bulunduğunu haber vermiştir.

    ihlas suresi bu anlamda müthiş bir özettir.
    3 ...
  24. 282.
  25. tanrı nesnellikten en uzak varlıktır. Toplum en çok bu konuda yanılır. öznel tanrı da yaratmamıştır.
    1 ...
  26. 283.
  27. allah tanrının belasını versin.
    necip fazıl kısakürek.
    1 ...
  28. 284.
  29. kötü fikirlerimizin, eylemlerimizin kılıfı...
    1 ...
  30. 285.
  31. i. çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan, insanüstü varlıklardan her biri, ilah.
    ii. dişi olan tanrıya da tanrıça denir.
    2 ...
  32. 286.
  33. tanrı, allah, god, dieu, dios adı ne olursa olsun insanoğlu kendi yarattığı bu kavrama inanarak ve onun istediklerini yaparak ya da belki de daha önemlisi onun istemediklerini yapmayarak kendi türüne ( dolaylı olarak diğer canlılara ) en büyük kötülüğü yaptı ve yapmaya devam ediyor.
    3 ...
  34. 287.
  35. Elinde mercekle karınca yuvası başında bekleyen ve bundan zevk alandır.
    2 ...
  36. 288.
  37. insanlar tarafından uydurulmuş yada yaratılmış varlık.

    insanlar tanrıyı yarattıktan sonra bir de o'nun dediklerini yaparak, daha önemlisi onun istemediklerini yapmayarak insanlığa en büyük kötülüğü yaptı.

    fakat düşününce, eğer tanrıyı insan yarattıysa, tanrının istediği yada istemediği kanunları da yine insan koymuş oluyor. böylelikle insanlık aslında tanrının değil, kendi isteklerini yapmış oluyor. bu da demektir ki konunun tanrıyla bir ilgisi yok. demek ki insan tanrıyı yaratmamış olsaydı da yine istekleri bunlar olacaktı.

    şayet bu kanunları allah koyduysa demek ki allah vardır. o halde... yeaaahh
    1 ...
  38. 289.
  39. bir "bilmem ne" atasözü der ki:
    eğer her şeyi kontrol edebiliyor olsaydım, tanrı yoktur diyebilirdim.

    bir başka söz de der ki:
    eğer gökyüzündeki bir kartalın gözlerindeki mucizeyi görmemiş olsaydım, aklımın gereksiz olduğunu düşünürdüm.

    ama sen daha kendini bile kontrol etmeyi beceremiyorsun değil mi? o yüzden kırıp döküyorsun. o yüzden kendini tutamayıp ağlıyorsun.
    o halde ne bu havalar yıpranmış çoraptan fırlayan parmak misali. *
    2 ...
  40. 290.
  41. bebekken ağladığımızda ağzımıza verilen emzikler gibi bir şey. koca bir emzik. susalım diye.
    2 ...
  42. 291.
  43. 292.
© 2026 uludağ sözlük