güzel dizi lakin insan düşünmeden edemiyor.
bu insan evladı irfan eceviti nasıl tanımaz.
yani insanın hayatında kaç tane ecevit isiminde insan tanımıştır.
Yon Thomas'ın görüntü yönetmenliğini hakan okumuş'a bırakmasıyla ilk üç bölüm kadar şok etkisi yaratamayan dizi oldu maalesef.
yon thomas, aşırı yoğun çalışma saatleri yüzünden diziden istifa etmiş. "100 saatte bir bölüm çekilirse, çok kalitesiz bir iş çıkar. bu şartlarda çalışamam" demiş..
sözlük yazarlarını tatmin etmesi zor olsa da, genel olarak türk seyircisinin sevdiği dizidir... prison break benzeri bir yapısı olması güzel... ancak kurgu ve işleyişte yabancı dizilerdeki gibi bir yere gelmesi zaman alacaktır elbet...
kurgu hatalarıyla dolu dizidir. arşiv kayıtlarına ilaçlama işçisi bu kadar çabuk sızabiliyorsa vay memleketin haline. çarçabuk bulması da o kayıtları ayrı bir konu.
bu irfan dallaması ecevite her defasında nasıl inanıyor hayret etmemek mümkün değil, otobüs şöförü vardı geçen bölüm, noldu ona, hiç hesap soran yok.
takoz irfan'ın bana çok sempatik geldiği dizi. konu kısırlığına rağmen temposunu düşürmemiştir. son olarak murat yıldırım ne pis uzatmış lan saçını liseyi yeni bitirmiş gibi.
'nereden bileceksiniz' parçasının geçen bölümde içimizi parçaladığı, arada bir tekrar kullanılmasını istediğim son yılların başyapıt dizilerinden biri olmaya aday muhteşem dizi insanın duygu merkezine çat çat tokat atan dizi.
sarı'nın fena halde şapa oturduğu dizidir. şimdi irfan ecevit'e, ecevit'de sarı'ya patlayacak. sarı; "naim halletti" de diyemez çünkü sevgilisine "ben yaptım ben hallettim" demişti. ezik durumuna düşer.
geçen hafta izleyemedim, internetten izlerim dedim ama fırsat olmadı bir türlü.o yüzden bugün de izlemedim. farkettim ki garip bir rahatlık var üstümde, yarın ikisini birden izlerim belki ama dizinin konusu ilk 6 bölümde tükendi sanki, yani ne bileyim siz 5 ay sonrasını düşünebiliyor musunuz? acaba izlemesem o ilk 6 bölüm kalsa aklımda, ciddi ciddi düşünüyorum bunu. bilemedim şimdi.