stefan zweig

entry256 galeri28 ses1
    172.
  1. 173.
  2. Hediye olarak almıştım ay ışığı sokağını. Oturup okumamış bile aldığım kişi. Yazık olmuş.
    14 ...
  3. 174.
  4. Şüphesiz ki dostoyevski gibi insan bilincini tahlil üzerine ustalaşmış bir yazar.

    Ben ilk satranç adlı kitabını okudum açıkçası sonrasında okuduklarım satranç'ın üzerine çıkamadı.

    Eşi ile intihar ederek yaşamını sonlandırmıştır.

    Şöyle de müthiş bir intihar mektubu alıntısı mevcut,

    "sizler yeni bir gün doğumunu bekleyebilirsiniz, benim buna gücüm kalmadı."
    2 ...
  5. 175.
  6. okuduğum kitaplarından beni etkileyen yerlerin küçük bi kısmını paylaşabilirim. akıcı dili ve bence çok anlamlı hikayeleri ile okumasını sevdiğim yazarlardan.

    olağanüstü bir gece,
    “Bütün gece yana tutuşa aradığım şeyi bulmuştum sonunda: Birisi bana ihtiyaç duyuyor, beni arıyordu, ilk kez bu dünyaya ait birisi için var olduğumu hissediyordum.“

    bilinmeyen bir kadının mektubu,
    "Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum."

    satranç,
    "Bize hiçbir şey yapmadılar, bizi tümüyle hiçliğin içine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz."

    amok koşucusu,
    "belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla.. öte yandan, insanlara da katlanamıyorum, çünkü bütün gün gülüyorlar.."

    sabırsız yürek,
    "Kendi kendinden nefret eden, iğrenen, dibe vurmuş, mahvolmuş insan ben, sana nasıl yük olmam ki! Biliyorum, benim gibi bir insanın sevmeye ve hele hele sevilmeye hiç hakkı yok! Böyle birisi kendi köşesinde kıvrılıp gebermeli, varlığıyla diğer insanları rahatsız etmemelidir. Evet, bütün bunları biliyorum, biliyorum ve bunu bildiğim için de kahroluyorum."
    2 ...
  7. 176.
  8. 177.
  9. kitapları hemencecik okunup bitirilen kısalıkta olduğundan türkiyede bir hayli okuyucusu olan yazardır.
    2 ...
  10. 178.
  11. Son zamanlarda popüler kültür çatısının altına koyduğumuz yazardır.
    Kitapları incecik olduğundan hemen okunabiliyor oluşu ülkemizde baya bir okur kazandırmış olduğunu görüyoruz.
    Anlatımı çok naif çok güzel. Özellikle bir erkek olarak kadın karakterlerinin ruhuna bu kadar iyi girebilmesi müthiş bir şey.
    2 ...
  12. 179.
  13. Kader, yüreğe dıştan dokunmadan çok önce beyinde ve kanda içten içe ilerler her zaman. Kişinin kendini tanımaya başlaması aslında kendini savunmaya başlamasıdır ve bu, çoğu zaman beyhude bir savunmadır.

    Stefan Zweig - Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü.
    7 ...
  14. 180.
  15. Peynir ekmek gibi her yerde olup satılan ve okunan yazar.Kafamı çevirdiğim her yerde var.
    2 ...
  16. 181.
  17. efsanevi satranç kitabının yazarı,ayrıca intihar ederek yaşamına son vermiştir.
    2 ...
  18. 182.
  19. Türkiye'de ülkesinden daha çok okunmakta olan yazar.
    1 ...
  20. 183.
  21. eşinin eserlerini de kendi adıyla bastirdigindan şüphe ettiğim yazar. bir kadinin ruhunun bu kadar iyi tahlil edilmesi hiç normal değil.
    5 ...
  22. 180.
  23. bir yazar popüler olmasın bizim memlekette, kusturana kadar her yayınevinin tezgahında, her vitrinde. Hayır, okuyanların hepsi de bir anda amok koşucusu, satranç ustası.

    Tam da kafkaesk buhranlarımızdan yeni kurtulmuşken...

    Malum zümreyi "koyun" olmakla suçlayan "aydın zümre"; ne kadar da özgün ve sürüden uzaksınız!
    14 ...
  24. 181.
  25. ülkedeki zweig parlamasının nedenlerini inceleyen bir çalışma olsaydı gerçekten dikkatle okurdum.
    0 ...
  26. 182.
  27. tanışmak isterdim.. zira kitapları etkileyiciydi.
    1 ...
  28. 183.
  29. Hikaye konusunda usta olan zweig romanlarında gereksiz betimlemeleri uzun karakter tasvirleri ile roman hikâyenin uzatılmış şeklidir tezini bize kanıtlamıştır.
    1 ...
  30. 184.
  31. “Fakat sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?”
    2 ...
  32. 185.
  33. bir aşkım kapışmak değil ama yine de idare eder.
    0 ...
  34. 186.
  35. her geçen gün bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim ve kendi dilimin dünyası battıktan, onu yitirdikten ve manevi vatanım avrupa kendisini yok ettikten sonra yeni bir yaşam kurmayı istemezdim.

    birinin 60 yaşından sonra hayata yeniden başlaması özel güçler gerektirir ve ben bu güçleri yıllarca evsiz dolaşarak tükettim. dünyadaki en değerli şeyim, kişisel özgürlüğüm ve en güzel mutluluğum olan kültürel çalışmayı çok seven ben, hayatımı burada noktalıyorum.

    tüm dostlarımı selamlıyorum. ümit ediyorum ki onlar, bu uzun karanlık geceden sonra şafağı görürler. en sabırsız olan ben, onlardan önce gidiyorum ( şafağı görmeye).

    intihar mektubu.
    2 ...
  36. 187.
  37. yazarın intihar notunda sevdiği ülke brezilya'dır. çünkü o bir avrupalı olarak farklı etnik kökene sahip insanların böylesine bir arada mutlu bir şekilde yaşadığını görmemiş hatta hitler kanserine tutulan avrupa'nın yani kendi halkının kan ve revan halinde savaştığı, ırkçılıkla uğraştığı sıralarda brezilya'da rengarenk insanların haftalarca süren festivallerinde o insanlarla mutluluğu yaşamıştır. fakat pek çok eğlenen insanın aksine o kalbinin en derinliklerinden insanların böylesine gereksiz konulardan öldürüldüğünü asla söküp atamamış, hitlerin tüm dünyayı yok edeceğine emin böyle güzel ülkenin ve mutlu insanların da yok olup gideceğini düşünmüştür. içinde milyarlarca insanın ölümü kadar bir kedere sahip olan bu güzel yazar yine onun kadar hassas sevgilisiyle birlikte intihar etmiştir.

    bazı insanların kendi hayatlarının ötesinde büyük kederleri vardır.
    3 ...
  38. 188.
  39. 189.
  40. acımak kitabını bitirdim en son. güzeldi.
    7 ...
  41. 190.
  42. 10 üzerinden 5 veriyorum. vasattır. telif hakkı bitip, bedavaya ekmek su gibi üretilmeye başlandıktan, parlak popi dönemi bittikten sonra kitapları 2,5 liraya a101 e düşmüştür. bir zamanların modası olan her şey unutulmaya mahkûmdur.
    8 ...
  43. 191.
  44. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1981825/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1981826/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1981827/+

    78 yıl önce bugün (22 Şubat 1942) Naziler nedeniyle Avrupa'nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve düş kırıklıkları nedeniyle Stefan Zweig ve eşi Lotte Altmann Brezilya'nin Petropolis kentinde yaşamlarına son verdiler.

    Saygı ve özlemle anıyoruz.

    Naziler iktidarı ele geçirdikten sonra Stefan Zweig'ın eserlerini Nazi ideolojisi ile bağdaşmadığı gereçsesiyle yakarak imha etti. Zweig bu olay sonrası Almanya'yı terk etmek zorunda kaldı.
    Sürgün hayatında son durağı 1941 yılında Brezilya olan Stefan Zweig burada Satranç eserini kaleme aldı.

    ''Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz.’'

    Satranç, Stefan Zweig

    Zweig çifti, 22 Şubat 1942'de içtikleri uyku hapları ile intihar etti.
    Veda mektubundan:

    ''Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın ışığını görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.”⁠

    Stefan Zweig.
    1 ...
  45. 192.
  46. Ateşli bir arzunun ani gerçekleşmesi kadar kuvvetle içten duyuşunuzu allak bullak eden bir şey yoktur.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük