Yunanların milli sokak lezzeti. Özünde bildiğimiz tavuk veya et dürümün aynısıdır. Bizim salçalı ve kimyonlu dürümlerimiz yerine zeytinyağı, bol limon ve kekik kullanırlar. Tek farkı bundan ibaret
Yunanistan'da denedim ama tatsız tuzsuz, kuru ve saman gibi bir şeydi. Eti kurutana kadar pişirip tüm suyunu kaçırmışlar. Bizim içi sulu, lezzetli dürümlerin yanından bile geçemez. Abartıldığı kadar bir numarası yok bizimkiler her türlü döver.
Yunan dürümü. Hiç denemedim. Yani yazları yunanistan’a gittiğimde aklıma deniz ürünleri tüketmek geldiğinden midir, bilinmez... bu yiyeceğin içeriğinde beyaz peynir, tavuk, yunan salatası, kızarmış hellim, sos olarak da cacıki varmış. Londra’daki sokak lezzetlerinde tüketmiş bir arkadaşım. ilginç gerçekten, tatmak isterdim.
orta yunanca “souvla” (σούβλα; “şiş”) sözcüğünden gelir.
klasik olarak tzatziki (cacıki), marul, domates, zeytinyağında pişirilmiş patates, soğan ve şişte ızgara edilmiş, yaygın olarak domuz, tavuk ve kuzu gibi et parçalarının gyros da denilen yağlı bir pide ekmeğine sarılmak suretiyle hazırlanıp servis edilen popüler bir yunan yemeği.
geleneksel olarak yalnızca souvlaki satan tavernalarda tüketilirse, orijinali yenmiş olur. şayet daha merkezî tavernalara gidilirse, gereksiz şekilde en az üç veya dört kat daha pahalı olan ve içi et dolu bir tabakta yemek durumunda kalınabilir. tıpkı türkiye'de bir büfeden döner alıp elde yemek ile bir restoranda tabakta döner yemek gibi bir farktır bu.
hızlı hazırlanan, elde yenebilir, yani alınıp taşınabilir bir yiyecek olduğundan “sokak lezzeti” de denebilir. ayrıca, evlerde de yapıldığı olur. hemen hemen her semtte iyi yapan mekânlar bulunabilmekle birlikte siz onu unutsanız da yolda yürürken kokusuyla sık sık kendini hatırlatır.
bu leziz yiyecek, hem ucuzdur hem de porsiyonu birhayli büyük olur. hâliyle çok doyurucudur. yendikten sonra genellikle tüm gün mideye lokma girmez.
et, evvelden, zeytinyağı, limon suyu, sarımsak ve kekik ile marine edilir. ızgarada yanmalarını önlemek için etler suya batırılıp çıkarılır, ardından et küpleri şişlere geçirilerek ızgarada pişirilmeye başlanır.
bunun erbâbı olan mekân, 40'lı yıllardan beri dede kosta tarafından pişirilen ve kendi adını taşıyan atina'nın merkezindeki aya irini meydanında meskûn tavernadır.