hakikaten sadece ankara'da güzel olan yiyecektir. hatta ünlü gurme vedat milor'un söylemi ile '' ne simitler gördüm üzerinde susam yok, ne susamlar gördüm fransa'da yetişmiyor.''
ankara'da; sabahları teki 50 kr - 3'ü 1 tl. akşama doğru da 7'si 1 tl'ye satılan mükemmel yiyecek. eskiden pekmezde kaynatıldıktan sonra fırına atılırdı şimdilerde rengini neden aldığını bilmediğimiz ama bir tanesinin yanında 2 üçgen peyniri götürdüğümüz aş.
Parası olmayanın en güzel yiyeceği, parası olanda yiyebilir ama başka bişey alıcak imkanın olmayınca daha bi lezzetli oluyor o an insan dünyaki en güzel yiyeceğin elindeki simit olduğunu düşünüyor. kahvaltıdada bi ayrı oluyor zevki.
çok amaçlı kelimedir şöyle ki
çembersel bir şekilde bol susamlı peynir ve çayla süper olan kocaelinin meşhur yiyeceği.
yüzme bilmeyen insanların su yüzeyinde kalmak için kullandığı içi hava dolu yine çember şeklindeki balon.bazen yerini şamrele bırakır.
ve son olarak biz ilkokuldayken simiiiiiiiiiiiiit diye bağırarak sesin çıktığı kadar koşturma hakkınızın olduğu bir oyundur.
küçükken oynanılan bir çocukluk oyununudur.kural bir bölge seçilir orada seçili kişiye vurulamaz.seçili kişi o bölgeden "simiiiiiiiiiiiit" diye bağırırak diğer oyuncuların peşine düşer fakat birini elleyene kadar "simiiiit" söylemini uzatması gerekir. nefesi biterse seçili bölgeye gidene kadar yiyeceği dayağın haddi hesabı yoktur.ancak nefesi bitmeden birine ellerse işte o zaman çok mutlu olur. onun verdiği sevinçle gavura vurur gibi arkadaşına vurmaya başlar.
orta okul ve lise dönemi oynanan , ölümcül oyun.
hayatınız simit kelimesine bağlı olup, simit derken nefesinizin kesilmesi halinde o azgın kalabalık size
hunharca saldırmaya hazırdır.