Zaman nasıl akıp gidiyor,
insanlar maskelerini ne çok seviyor,
Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da,
Hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya,
Mecbursun yalnızlığa..
Oysa sevgili, bir tek sevgili,
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeyini,
içimdeki fırtına ele geçirdi beni,
Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya,
Orda yeniden gördüm kendimi,
işte sevgili, bir tek sevgili,
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini..
Şimdi asla pişman değilim,
Yaşadığım herşeyin bedelini ödedim,
Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini,
Hem cehennem, hemde cennet yeryüzünün mevsimleri,
O kadar şey değişti ki,
Artık kimse masum değil,
Duygular çok eskidi..
O zamanlar biz ne güzel çocuklardık,
Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık,
Ve işte ozaman kırdığın bu kalp,
Şimdi kırıyor başka kalpleri,
Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi.. **
sagliga zararli kisidir..
zira bol miktar sinir, asabiyet ve maksimum stres sahibi yapar bunyeyi..
saglikli yasam icin sevgiliyi birakalim onerisi bile getiricem yakinda..
yanındayken kendini güvende hissettiğin, bakmaya kıyamadığın, beraberken zamanın nasıl geçtiğini hesaplayamadığın, ilerisi için kurduğun bütün hayallerine ortak ettiğin kişidir.
kaybetmemek için elinden geleni yapması gereken kişidir. yapmadıysa eğer, sizi de suçlamaması gerekir. gerçek sevgili, aklınıza hiç kimseyi getirmeyeceğiniz kadar yakın ve ilgili olan sevgilidir.
çeşit çeşittir efendim sevgili. eski sevgili , yeni sevgili , müstakbel sevgili, platonik sevgili, aldatan sevgili, aldanan sevgili, ideal sevgili ... tamamı sayılamayacak kadar çoktur. ama içlerinden birtanesi en tehlikelisidir. afyon gibi sevgili uzak durulmalıdır bağımlılık yapar. onun yanında iken içinde bulunduğunuz mutluluğu hiç bir şey vermez ve o mutluluk için daima sevgilinin yanında olmak istersiniz. bu durum söz konusu sevgili, eski sevgili olduktan sonra bile geçerlidir. bir kereden birşey olmaz demeyin ilk dozunda bağımlı olursunuz ve tedavisi henüz bulunmamıştır.
surekli yanında olmak istenen, kokusu bebek kokusunu andıran, senin, benim gibi ama sanki daha farklı bir insan.
(*) sadece sevginden, tum vucudunla sararak dıs yapısını olusturmak istersin ama zarar gormesini istemezsin, bu yuzden bu fantastik dusunceleri de bir kenara atarsın. cok seversin.
(*) mutlu olsun diye hep onun rahatını dusunursun, kendi rahatsızlıgın pahasına. **
(*) eski sevgililerini bile kıskanır, kesin onlar benim sevdigim gibi sevmemislerdir, onlar benim kadar ciddi degildiler, diye dusunursun. ama en cok da "acaba sevgilim beni sevdigi gibi onları da cok sevmis midir?" sorusu aklını cok kurcalar. "neler yasamıslardır acaba?.." dersin.
(*) surekli seni arasın, mesaj ceksin, hep sana olan sevgini belirtsin istersin, cok yaparsa bunu sıkılırsın, az yaparsa kuskulanırsın, hoslanmazsın bu durumdan. *
(*) sonra herseyin yolunda gittigini gorunce nedense sıkılırsın o herseyden, ondan da... kolayca bitirirsin. aynısını o yapsa derbeder olursun. *
ilk dönemlerde asla onsuz nefes alamayacaginizi düsündügünüz, onun herkesten farkli oldugunu sandiginiz ama bir zaman sonrada bu farkliligindan ötürü " niye herkes gibi degil ki " diyerek dengesiz davrandiginiz kisidir.
insanın hayatına ilk girdiği zaman kalpte her mesaj sesinde bir pıtırtıya sebep olup, bir süre sonra hayatın o olmadığı zamnaki gibi rutinleşmesine sebep olabilen sevilen kişi. Geçici heyecan.
Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.
Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?
Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep'in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?
Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan 'lar gidince sen Yaşar ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar a don falan aldım...
Artık yuvana dön, asabımı bozma!
bugünlerde havalar nasıl oralarda stop. seni çok özledim stop. annene, babana benden hörmetler stop. kardeşin remzi yi benim için öp stop. şafak 425 stop. eğer beni aldatırsan askerden geldiğimde seni nüfusa geçiririm stop. öpüyorum en güzel yerinden stop.
seni ben ellerin olasın diye mi sevdim ? allah belanı versin !! hani hep derdim ya sana ; "ölürsem ellerim mezarın dışında kalır, sen tutasın diye"
şimdi de diyorumki ; "ölürsem ellerim nah işareti şeklinde dışarıda kalır, göresin diye".
git ne halin varsa gör. allah belanı tersinden versin.