yanındayken kendini güvende hissettiğin, bakmaya kıyamadığın, beraberken zamanın nasıl geçtiğini hesaplayamadığın, ilerisi için kurduğun bütün hayallerine ortak ettiğin kişidir.
kaybetmemek için elinden geleni yapması gereken kişidir. yapmadıysa eğer, sizi de suçlamaması gerekir. gerçek sevgili, aklınıza hiç kimseyi getirmeyeceğiniz kadar yakın ve ilgili olan sevgilidir.
çeşit çeşittir efendim sevgili. eski sevgili , yeni sevgili , müstakbel sevgili, platonik sevgili, aldatan sevgili, aldanan sevgili, ideal sevgili ... tamamı sayılamayacak kadar çoktur. ama içlerinden birtanesi en tehlikelisidir. afyon gibi sevgili uzak durulmalıdır bağımlılık yapar. onun yanında iken içinde bulunduğunuz mutluluğu hiç bir şey vermez ve o mutluluk için daima sevgilinin yanında olmak istersiniz. bu durum söz konusu sevgili, eski sevgili olduktan sonra bile geçerlidir. bir kereden birşey olmaz demeyin ilk dozunda bağımlı olursunuz ve tedavisi henüz bulunmamıştır.
surekli yanında olmak istenen, kokusu bebek kokusunu andıran, senin, benim gibi ama sanki daha farklı bir insan.
(*) sadece sevginden, tum vucudunla sararak dıs yapısını olusturmak istersin ama zarar gormesini istemezsin, bu yuzden bu fantastik dusunceleri de bir kenara atarsın. cok seversin.
(*) mutlu olsun diye hep onun rahatını dusunursun, kendi rahatsızlıgın pahasına. **
(*) eski sevgililerini bile kıskanır, kesin onlar benim sevdigim gibi sevmemislerdir, onlar benim kadar ciddi degildiler, diye dusunursun. ama en cok da "acaba sevgilim beni sevdigi gibi onları da cok sevmis midir?" sorusu aklını cok kurcalar. "neler yasamıslardır acaba?.." dersin.
(*) surekli seni arasın, mesaj ceksin, hep sana olan sevgini belirtsin istersin, cok yaparsa bunu sıkılırsın, az yaparsa kuskulanırsın, hoslanmazsın bu durumdan. *
(*) sonra herseyin yolunda gittigini gorunce nedense sıkılırsın o herseyden, ondan da... kolayca bitirirsin. aynısını o yapsa derbeder olursun. *
ilk dönemlerde asla onsuz nefes alamayacaginizi düsündügünüz, onun herkesten farkli oldugunu sandiginiz ama bir zaman sonrada bu farkliligindan ötürü " niye herkes gibi degil ki " diyerek dengesiz davrandiginiz kisidir.
insanın hayatına ilk girdiği zaman kalpte her mesaj sesinde bir pıtırtıya sebep olup, bir süre sonra hayatın o olmadığı zamnaki gibi rutinleşmesine sebep olabilen sevilen kişi. Geçici heyecan.
Menekşe moru gözlüm, al yanaklım, seni bir daha dövmeyeceğim. Lütfen artık eve dön. Bak Yaşar halıya kustu, kusmuk seni bekliyor. Ayaklarım bugün de hep seni aradı, yıkanmak için. Seni çok arıyorum, bir haftadır akşam rakılarının tadı tuzu yok... Ev sensiz çok ıssız. Gerçi nasıl, nerede yattığımı, kime nasıl çaktığımı falan hiç hatırlamıyorum ama onun sen olmadığını bir büyük rakının sonunda dahi hissedebiliyorum.
Kezban, ben sana aşığım. Eve döndüğün gün, bunu arkadaşlarla kutlayacağım. Sen, kanlar içerisinde evden kaçarken nasıl duygulandığımı bilemezsin. Elimdeki şişeyi, hırsımdan ananın fotoğrafına fırlattım. (Artık duvarları gelince silersin.) Kezban bir de gelirken 2 paket kısa Maltepe getirebilir misin?
Dün Zeynep okula gitmeyip dolma sardı, ben de okeye dönerken dikkatleri dağıtmak için habire dolma yiyip,"yiyin yiyin nefis olmuş" dedim. Nasıl zeka ama.. Zeynep'in tezkeresinde okul ve sınıf kısmını boş bıraktım. Onu da mı ben dolduracağım?
Bu sabah seni kaçırışım aklıma geldi, efkarlanıp bir cıgara yaktım. On dört yaşlarında taş gibi kızdın. Nasıl; Mehmet, Abidin, Ramazan, Yusuf gelip seni döve döve taksiye atmıştık? Peki, seni piknik tüpü ile dövüşümü hatırlıyor musun? Yeni evliydik, bir boğaz gezisi dönüşüydü. Mehmetgiller kapıda bekliyorlardı, sen daha roka bile hazırlamamıştın ve Ramazan içeriden "ROKA!" diye bağırmıştı. Mutfağın kapısını içeriden nasıl kilitlediğimi, ocağın oradan tüpü nasıl kaptığımı falan hiç hatırlamıyorum. O gece Ramazan 'lar gidince sen Yaşar ı doğurdun. Huysuz mu huysuz, koca burunlu Yaşarımı... Bu arada son maaşınla Yaşar a don falan aldım...
Artık yuvana dön, asabımı bozma!
bugünlerde havalar nasıl oralarda stop. seni çok özledim stop. annene, babana benden hörmetler stop. kardeşin remzi yi benim için öp stop. şafak 425 stop. eğer beni aldatırsan askerden geldiğimde seni nüfusa geçiririm stop. öpüyorum en güzel yerinden stop.
seni ben ellerin olasın diye mi sevdim ? allah belanı versin !! hani hep derdim ya sana ; "ölürsem ellerim mezarın dışında kalır, sen tutasın diye"
şimdi de diyorumki ; "ölürsem ellerim nah işareti şeklinde dışarıda kalır, göresin diye".
git ne halin varsa gör. allah belanı tersinden versin.
dün bir ilk yaşadım telefonumu evde unutmuşum. gittiğim mesafe uzaktı. yoksa koşa koşa giderdim eve. diyeceksin ki " bırak kalsın altı üstü bir telefon".. demezsin ama dersen diye söylüyorum. yoksa nereden haberin olacak..
değil işte. altı üstü bir telefon değil. altı üstü herşey.
her ne kadar bir aya yakın bir süredir aramasanda "ya aradıysan" diye düşünmek bile beni saçımı ağartıyor. hayatımda herşey böyle olmuştur zaten. ilkokulda her daim ödevimi yapardım, istisnasız. bir gün elektrikler kesildi diye ödevimi yapmadığım zaman ödev kontrolü yapılırdı. gelde çık işin içinden. buda bunun gibi. aradığında ya orada olmazsam? sıçayım şansıma..
velasıl akşamı iple çektim. telefonuma kavuşmak için koşarak eve geldim. sonuç yine aynı tabi. senden yana ne bir mesaj nede bir çağrı vardı. gerçi bi değişiklik yok ama eve giderken ki hoşnutluğum çoğu şeye değerdi. garip bi hissiyat şöyleki. tüm gün çişini tut.. taaki altına işemeye ramak kalaya kadar. sonra işe.. işte o anki hissiyatın nasılsa benimde öyle bişey. "ııyy ne pissin bee" deme. öyle hakkaten.
......
neyse hayıflandığım bir husus vardı, onu söylemek istiyordum sana. bugünlerde
5 dakikada olsa görüşelim dedim. özellikle 5 dakika dedim... sınavlarını bahane ederek vakit ayırmayacağını bildiğim için, 5 dakikaya bişey demeyeceğini tahmin ettim. onada hayır dedin. epey bir vakit sonra
tekrar aradım. kütüphanede arkadaşlarınla ders çalıştığını söyledin. tekrar 5 dakika zaman istedim.... tabi 5 dakika arkadaşlarına ayıp oldu..
....
şimdilerde ise senin yanındayken yokmuşsun gibi geliyor bana. yani yanımdasın ama yoksun. konuşuyoruz ama konuşmuyormuşuz gibi. cümlelerin dandikliğinden anlayacağın gibi olmuyor böyle bişey.
iyisimi artık ben seni buradan sevecem.. o nasıl olacak dimi.. hakkaten garipsedim ilk zamanlarda ama şimdi olduğu gibi yapıyorum. çok kolay oluyor böyle. seni görmek istediğim zaman gözümü kapıyorum. gözümün önündesin. yani benim için varsın. yanımdasın. telefonumu evde unutmam da sorun olmuyor artık. gözümü kapadığımda sen yanımdasın.. aksi durumundada böyle değil mi zaten.
sen yanımda iken yok değil misin?
böylesi daha iyi olur sanırım.. her gözümü kapadığımda yanımda olman güzel şey... gidemezsin artık yanımdan.. orada nereye gidiyorsan git.. artık hep benim yanımdasın..