erkek, "kendimi iyi hissetmiyorum, güçsüzüm. hiçbir şeyle uğraşacak durumum yok. zaman lazım bana. kafayı yiyeceğim yoksa. ne olacaksa olsun" dediğinde doğmamış çocuklarını düşünen..
öyle de anaç.
ne çocuğu. hani nerede, ben niye göremiyorum?
kimse bana anlatmasın. kadın için sevgili; maddi ve manevi menfaatlerinden faydalanabildiği, cazibesi olan herhangi biridir. bunu böyle bilip yaşamanın topluma büyük faydaları olacağı kanaatindeyim.
sağda solda görüyorum. adamı öyle bir yerinden kırmışlar ki, amı götü dağıtmış. toplayamıyor. ondan sonra "vay efendim şöyle piç, böyle duygusuz. ruh yok herifte" falan filan. çok var etrafta hiç girmeyeceğim.
sözüm "birbirimizi çok seviyoruz. bir çok şeyi göze alırım onun için" diyen kamillere.
diğer tarafta ise kadın "artık dayanılmaz olmuştu, katlanamıyordum anlıyor musun. ben de insanım. bana yazık değil mi yaa. üü.." diye boşta kalmış eliyle tutunacak bir dala doğru uzanır.*
dinlemesi iğrenç gelebilir. dinlerkenki samimiyet ve yalnızlık durumu da göze kestirilmiş bir pozisyonda olunduğu da anlaşılır. dileyen üzerinden geçer, dileyen kenarından. ben üzerine işeyip geçmek istiyorum ama bazı şeyler ulu orta olmuyor tabi. bu noktada müslüm gürses'ten nilüfer şarkısı çalsın istemek de ayrı bir işkence türü.
tam her şeyden umudu kesmişken, hayatınızda yalnızlığınız üzerine planlar yaparken birden bire ortaya çıkan, size tekrar yaşama sevinci veren kişidir. hem de sizi anlayan, her daim yanınızda olan biriyse...
ismini duyunca yanakların kızarır birilerinin karnında sigara söndürdüğünü hissedersin. serdar ortaç şarkılarında bile bir anlam aramaya çalışır tabelalarda onun ismini gördüğünde sırıtırsın. onu görünce çaktırmadan yüzünü incelersin böyle hani olur ya bi sarılsa tüm sorunlar bitecek sanki. ve boynu öyle güzel kokar ki... sakalları yanağına batınca kaşınır kızarır ama mutlu olursun. o da seninle konuşurken heyecanlanır zaten. kelimeleri bulamaz utanır sıkılır öyle sevimlidir ki o an. şebeklikler yapıp seni mutlu etmek ister. annelerdeki iç güdüyü o da barındırır başına bir şey gelecek paranoyaklığını yaşar bu nedenle saat başı telefonun çalar. ama kıyamazsın çünkü bilirsin ki kontörü yoktur şaşkının. sürekli didişip kavga edersin ama o mutlu sonla bitirmeyi bilir. hah işte o ilginç yaratık sevgilidir.
hayatı ve hayalleri süsleyen yegane kişidir elbette. lakin bazen üzebilendir. bak işler sonra daha farklılaşacak şimdi ne sana ne başkasına söyleyebiliyorum da, gel dinle beni böyle olmaz bu iş. 5 yıl oldu, sen nerdesin ben nerdeyim... zaten bir şey olacağı da yok. neyse tarihe bir not düşeyim dedim zamanı geldiğinde hatırlatırım, kendime.
Duydum ki bugün bu şehirde değilmişsin. Hoş, söylemeseler de olurdu. Güneş soldu yine, bulutlar ağır.
Yokluğunda bu şehir dünyanın en ıssız köşesi gibi geliyor bana.
aynı zamanda en iyi arkadaş, yeri geldiğinde anne-baba, abi-abla olan kişi. uzak kalınca çok özlenen, kendinizi eksik hissetmenize neden olan, varlığı mutluluk kaynağı...