midye yemek mesela çok güzel. o denizin tadını almak, üstüne limon sıkıp yemek. bazen sevdiğim insanı midyeye benzetirim, üstüne de bir limon sıkar yediğimi hayal ederim. hayal ettiğiniz üzere, bir hulk kadar götü başı büyük, ayrıca damarlarından dolayı eli yüzü mavi mor arası bir renge sahip biriyim.
Yanindayken dunyanin en guclusu benim hissi artik bir eylemde bulunurken onun fikrinide dusunmek, o varken dağlar kadar sıkıntınızda olsa yokmuşcasına tebessüm edebilmek, gece uyurken atesi gecmis mi diye kontrol edebilmek, ustunu ortup onu izlemek, o uyanmadan erken kalkip ona kahvalti hazirlamak sonra onu operek uyandirmak binlerce derdi o hissetmesin uzulmesin diye koskocaman bir gulucugun arkasina atmak onun icin calisip para kazanmak onu guldurebilmek ugruna rezillikler yapmak sirf o anlatsin ogretmek hosuna gidiyor diye araba surmeyi bilmiyormus gibi yapmak sonrasinda hep verici taraf olunmasindan kaybedilen kisidir sevgili.
"Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!"
tanrı rüzgarın kararsızlığını ve serinliğini, baharın kokusunu, uykunun derinliğini, güneşin sıcağını, tavşanın korkaklığını, kışın soğuğunu, camın kırılganlığı, taşın sertliğini ve yaprağın hafifliğini başka bir bedenle bahşetmiştir bize. insanoğlu doğruyla yanlışın, güzelle çirkinin, sıcakla soğuğun, akla karanın, galiple mağlubun, artıyla eksinin, acıyla tatlının, gerçekle sahtenin, iyiyle kötünün tek ortak paydasına aşk demiştir. sonucu ödül mü ceza mı, mutluluk mu acı mı bilmediğimiz bu duygu bazen umutla tek başına savaştırır insanı, bazen büker boynunu umutsuzca. ya ilktir ya son. ya aydınlanır dünyanız, ya kararır onunla baştan sona. neşe ve keder en büyük dostunuz oluverir birden. zıtla eşin dansıdır sevgili.
küçücük çocukken elinizden kaçan balon, okula giderken aldığınız ilk zayıf not, annenizden işittiğiniz ilk azar, yağmurlu bir günde işe giderken otobüsün üstünüze sıçrattığı çamur, ağladığınız ilk ölüm, sevindiğiniz ilk doğumdur sevgili. asla unutmazsınız, unutamazsınız. ne zaman gelir girer yüreğinize, ne kadar kalır, ne zaman sığmaz parçalar çıkar yüreğinizi belli değildir. bu yüzdendir ki bilemezsiniz daha kaç kurbağa öpmeniz gerek.