bazıları için normal bir kelime. bazıları için ağıza sakız olmuş bir cümle. bazıları için ise o harflerin bile ağızdan dökülmesi melodik olan bir bağlaç. ama kimin kullanması önemli senin değer verdiğinin birisi o kelimeyi kullanıyorsa o senin için bir kelime bir cümle değil ruhun doymasıdır. kısa ve net bir cümle gözükebilir seni seviyorum kelimesi ama derin mevzular yatırır o kelimeyi kullanan kişi böyle seni seviyorum diyorsa sonuna kadar gitmelidir. sadece seni seviyorum sakız gibi kullanıyorsa zaten sen yanlış bir seçim yapmışsındır. ama birbirinizin elini tutup gözlerinizin o derinliklerinde boğularak seni seviyorum kelimesi kullanılıyorsa işte aşk o dur sevgi o dur. genellikle böyle leride canım cicim aylarında oluyordur. önemli olan sonuna kadar o kelimeyi saklamak ve de kullanmasını bilmektir önüne geçen herkese o kelime kullanılırsa kelimenin kutsallığı kaybolur yitip gider. sadece ama sadece birisi için kullanılmalı ve ömrünün sonuna kadar o kelimeye sadık kalmalıdır. kısa ve öz olan bu kelime ile insan şiir, hikaye, roman, felsefe bile yapabilir. kullanılcak kişi ilk ve son olmalıdır. aldığın değer kadar değer vermelisin demiş üstat.
seviyorum seni,
ekmeği tuza banıp, banıp yer gibi.
geceleyin ateşler içinde uyanarak.
gibi dizeler bile sevginin aşkın ne kadar önemli olduğu en basitinden göstermektedir. zira bir insan zaten seviyor ve de aşık olmuşsa ya yarı delirmiş veya yarı sanatçı ruhu öne çıkmaktadır. bir tarafınla ille aşkını göstermek ister yetenekte varsa o aşkın gücünle gazınla neler yapmaz neler tarihte zaten örnekleri olan efsaneler gibi çölleri aşmak, dağları delmek. kelimenin kutsal büyüsü çoktur o kelime ile ona yön verebilir istediğinizi bile yaptırabilirsiniz ama kullanmasını ve alan kişiye bağlı birşeydir eğer seninle oynamak isteyipte o kelimeyi kullanıyorsa sende yiyorsan onun çoktan oyuncağı olmuşsundur. o da zaten kelimeyi ağzında sakız yapmıştır bugün sana yarın ona söylerim felsefesi yapıyordur. iyi seçim yapılmalı herkesin öyle seni seviyorum deyip inanılmamalıdır. zira sonra tekme yendiğinde izi bir süre çıkmıyor kıçından. zira terk edilince acısını çeken sen oluyorsun onun umrunda bile olmuyor o çoktan o sakızı kullanmaya başlamış bile olabiliyor.
fazla kullanılmaması gerektiğini söyleyenlere inat, sık sık kullanılması gerektiğini düşündüğüm insanı mutlu eden cümledir.doğru kişiye ve hissedilerek kullanılırsa ve bu sevgi karşılıklıysa tadından yenmez bence.
bazı insanların iki gün içinde ayrı ayrı kişilere söylediğine tanık olduğum, sayelerinde pek çok kişinin tırsmaya başladığı cümle. dikkat edin lan, 2 gün ile 1 ay arası başkasına da söyleyebilir, ya da önce söylemiştir.
kuru lafa, bakışlara kanmasın kimse. ediz hun gibi bakar, filiz akın gibi bakar, rol keser. fedakarlık yapmıyorsa, yemeyin.
kizlarin her defasinda bolca duymak istedikleri fakat bunu erkeklerin sürekli olarak söylememesi gereken gercekten kutsal degerlere sahip, hak edenin duymasi gerekli olan bir cümledir. Ayrica sürekli söylendiginde bütün sihrini yitirir.
agzina yakismayanin söylemesi hic tavsiye olunmaz, hemen en yakinindaki kisinin tokati patlatmasi en makulüdür.
ne kadar titrek söylenirse inandırıcılık cazibesini o kadar arttıran bir cümledir.
Bilmiyorum kaç insan yaşadı bunu. Gece gündüz, yatıp kalkıp birbirlerine aşık olduğunu defalarca söyleyen, bunu söylemekten hiç bıkmayan ama buna rağmen hala kavuşamayan insanlar.
Kavuşamayan değil, kavuşmayanlar. Göz göre göre her gün birbileri için üzülüp ölenler.**
kuru bir seni seviyorum demenin yetmedigi asklar vardır yuzlerce kez soylesenizde belki hic duymasanız da yetmez milyonlarca kez haykırmak gelir icinizden, nefes alır gibi soylemek, soyleyemediginiz an nefesinizi kesilecegini sandıgınız anlar, karsılıksız da sevrsiniz yeter de bu size seni seviyorsam bundan sana dersiniz kimi zaman, bazen delirir gibi olursunuz yureginiz icinize sıgmaz beyniniz islemez o zaman derler aklını basına al mantıklı dusun delimisin diye kendilerine gore haklılardır deli gibi sevmenin bagırmanın manası yoktur nede olsa gunumuz aklı basında mantıklı uslu bir donemdir ask icin, sevgili icin delirmenin manası yoktur.
Ama bilmezler ki onlar degil deli gibi sevenler ve bunu soyleyenler guzellestirir bu gri ruhsuz dunyayı, milyon kere de soylesem, soylediklerimi duvara centik atıp saysam da yetmeyecek iste bu yuzden artık saymıyorum, karsılık mı hic beklemiyorum deli mi diyecekler desinler umrumda mı hayır sadece seni seviyorum demenin ruhuma kattıgı guzelligi yasıyorum.
Çiçeklerin en güzel renkleri gibiydin içimi ısıtıyordun.
Soğuk bir gecenin getirdiği sessizlik kadar gizemliydin beni kendine çekiyordun.
Yağmurun gökyüzüyle senfonisinden bir bölüm gibiydin sürekli seni duyuyordum.
Issız bir yolda yürüyen bir gezgin gibiydin ıssızlığımda seni arıyordum.
Neden diye sorma bana çünkü seni seviyordum.
Şimdi yorgunluktan bitap, dışarı bakıyorum göz ucuyla;
Sokak lambasının ışığında yürüyen insanlar,
Zemherinin ortasında birbiriyle dertleşen gençler,
Belki aşkımı nasıl anlatırım diye düşünenler...
Hiçbiri bilmiyorlar ben nasıl seviyorum.
Nasıl mı? Sırtı dağlanmış bir mahkum gibi. Deli gibi seviyorum.
En masum duygularını oyuncak misali başkasının eline verenler gibi değil.
Körler arasında gördüğü için cezalandırılanlar gibi değil.
Bir mahalle kabadayısının sevdiği gibi değil.
Yaşamayı sevdiğim gibi seviyorum.
Nefes aldığım sürece her içime çekişimde acı çekmem önemli değil.
Niye mi? Çünkü ben onu yanındayken beni bürüdüğü adam olarak seviyorum.
Kendim gibi seviyorum.
Gölgemi arıyorum çığlıklar içerisindeymişim gibi.
Sessizliğini buluyorum.
Onlarca kum tanesinin arasındaki eşsiz deniz kabuğunu bulur gibi.
Onu herşeyden sakınıyorum sanki tek bir su damlası ona değerse ölecekmişim gibi.
Bedenime bastırıyorum onu ve uzanıyorum kumlara sanki rüyadaymışım gibi.
Uyanmak istemiyorum çünkü onu bulamayacağımdan korkuyorum.
Onu düşlüyorum senmişsin gibi belki de sensindir o sevdiğim deniz kabuğu.
Hani şu çok sevdiğim hem de deli gibi...
Söylediklerine değil hissettiklerine inanıyorum.
Önümde yürüyen herkesi sen sanıyorum.
Güzel olan herşeyi seninle yaşamış olduğumu biliyorum.
Kör olmayı diliyorum hep yanında olduğumu sanmak için, biliyorum.
Seni seviyorum kendim gibi, en saf halimle.
Seni seviyorum kelimelere dökmenin mümkün olmadığı duygularla ve sadece seviyorum...
iki kelimenin çok ötesinde bir şey. hissetmeden söylenilmesi, hem söyleyene hem söylenene haksızlık olan cümle. ve her ne olursa olsun duyması insanın içini ısıtan bir cümle. belki de kulağa gelen en güzel müzik.
Seni benden almaya senin de gücün yetmez
Şu yaralı kalbime benim de sözüm geçmez
Anlamasan da beni, dinlemesen de olur
Başkasını sevemem saçmalama ne olur
Anılar kilitlemiş sana
Resimler delil gibi bana
Allahım da şahit buna
Gel içimden seni alsana
Kolaysa sen unutsana
Yazıklar olsun bana
Seviyorum, seviyorum seni çok
--spoiler--
Aşık Tolga der ki beynim değerlidir peynir ekmekle yemeye gelmez,
Bekarlık sultanlıktır Şirin bacım kralı da gelse beni enterese etmez,
Çok aşıkmış seviyormuş hadi ordan,bir bardak su iç üstünede pekmez,
Ferhat abiciğim sen evlenmişsin artık anlamayzsın bunları beynin yetmez.
--spoiler--