seni seviyorum

entry1840 galeri48 ses1
    439.
  1. kirli ağızlarda, üstelik tamamen laf olsun diye söylenerek tekrarlara maruz kaldığı için değerini yitiren, değeri bilinmeyen cümle.bir şarkıda söylediği gibi
    seviyorum demek keşke zor olsa her zaman.ve keşke boş bir laf gibi gelmese insanlara.
    1 ...
  2. 438.
  3. kızlara söylendiğinde aa oyle mi ama ben seni arkadas olarak bilirdim denildiginde pişman olunan bir sözdür..
    1 ...
  4. 437.
  5. söylenilmesi gereken kişiye söylenilmesi gereken söz.
    1 ...
  6. 436.
  7. bir araya gelince anlamlanan, mecburiyetten yada karşıdaki insanı mutlu etmek için değil sade ve sadece dilinizden önce kalbinizin seni seviyorum dediği zamanlarda söylenesidir...
    1 ...
  8. 435.
  9. sevdiğin insandan bunu duymak dünyalara değişilmeyecek bir hadisedir.
    1 ...
  10. 434.
  11. gayet çokça söylenilesi bür bütün. "seni" ve "seviyorum" ayrı ayrı düşünemiyorum bile .
    2 ...
  12. 433.
  13. ilişkilerde çabucak, birçırpıda harcanan vakitli vakitsiz söylenen sözdür.
    1 ...
  14. 432.
  15. Sevmek... farkında olmaksa yaşadığının, Sevmek; bakmak değil görmekse eğer
    Aklın başından gitmesi değil, Duymak ve bilmekse eşit olarak; Yemeden, içmeden kesilmeden Çoğalmaksa sevmek eksilmeden, Çağına tanıklık ederek Ve kahrolmamaksa arabeske inat. için içine sığmamaksa Bir coşku, bir şenlik, bir erdemse sevmek;
    insanları, çocukları, kuşları unutmadan Verem olmamaksa sevmek senin aşkından
    Daha sağlam basıyorsam toprağıma, Unutmak, şaşkınlık, azap değilse...
    Bilinç, öğreti ve sevinçse, Paylaşılan bir ekmek gibiyse sevgi;
    SENi SEViYORUM ..!

    Öyle güçlü, anlamlı, sihirli, insanı yerinden oynatan iki kelimedir ki... duyduğumuzda içimiz mutlulukla dolar. Hangi yaşta, hangi mevkide, ne olursak olalım, bu kelimeler bizi büyüler. Seni seviyorum, diyebilmek ve dedirtebilmek, aslında çok önemli. insan bu kelimeleri kendine de söylemeyi unutmamalı. Kendini seven ve değer veren insan, herkesi sevebilir ve sayabilir. Bazen kilometreler bir nefes kadar yakın olur. Hayat engellerle uğraşacak kadar uzun değil. Sevgi cesaret ister, emek ister, yürek ister. içinizdeki sevda bitmesin diyorsanız eğer, yapacak daha pek çok şey olmalı. Hayat sizin, tercihler sizin. Zaman tüm haşmetiyle akıp gidiyor. Ve bizler hızlı dönen çarkın içinde bir oraya, bir buraya sallanıp duruyoruz. Ne kendimize, ne çevremize sevgiyi gösteremiyoruz. Korkuyoruz belki de. Başkalarının bizi nasıl gördüğü çoğu zaman daha önemli oluyor. içimize sevgiyi, saygıyı, şefkati, merhameti sindirmeliyiz. Neyi istersek, neyi çağırırsak, neyi dilersek önümüzde çoğu zaman onu buluruz. Yaşam zaten acımasız, insanoğlunu yıkmak için fırsat kolluyor. En kötü anda bile içimizde sevgi varsa, ışığı daha kolay görebiliriz. Bunu deneyerek anlayabiliriz. Tecrübeler ne işe yarar ki, ders alınmazsa. Yaşamdan edindiğim en büyük tecrübelerden birisi şu ki; Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene hiç kimse yardım etmez. Bizden sadece nacizane öneri... Seni seviyorum, seni seviyorum evet seni seviyorum bol bol tüketelim. Bizim için özel anlam ifade eden ve hayatımızda önemli bir yer teşkil ettiğini fark ettiğimiz insanlara, "Seni seviyorum ruhumla ve kalbimle" diyelim...
    1 ...
  16. 431.
  17. Paul Eluard' ın bir şiiri.

    Tanımadığım bütün kadınlar adına seviyorum seni
    Yaşamadığım bütün çağlar adına seviyorum seni
    Enginlerin kokusu sıcak ekmeğin kokusu adına
    ilk çiçekler adına eriyen kar adına
    insanın ürkmediği temiz kalpli hayvanlar adına
    Sevmek adına seviyorum seni
    Sevmediğim bütün kadınlar adına seviyorum seni

    Kim yansıyor bana sen değilsen ben kendimi pek az görüyorum
    Sensiz uzayıp giden bir çöl görürüm yalnız
    Geçmiş ile bugün arasında
    Bütün bu ölüler vardı atlayıp geçtiğim samanın üzerinde
    Delemedim aynamın duvarını
    Yaşamı sözcük sözcük öğrenmem gerekti bana
    Unutur gibi

    Benimki olmayan bilgeliğin adına seviyorum seni
    Sağlık adına
    Yalnız kuruntu olan her şeye karşı seviyorum seni
    Zorla tutmadığım bu ölümsüz yürek adına
    Sen kuşku sanıyorsun kendini oysa akılsın
    Sen başımda yükselen güneşsin
    Güvendiğim zaman kendime.
    7 ...
  18. 430.
  19. sevgiden çatladığın, anlatabilir sözcük bulmak için kıvrandığın zamanlarda bunu söylemek bile yetmez. hatta 'çok' zarfıyla birlikte kullanmak bile eksik bırakabilir. seviyorum dersin, çok seviyorum dersin ama karşılamaz bir türlü içinde taşan-karışan şeyi. çok kötü bir şey bu sözlük. * * *
    1 ...
  20. 429.
  21. doğru olduğu orantıda karakter sayısı artar:

    seni seviyorum > sni svyrm > s.s
    3 ...
  22. 428.
  23. - seni seviyorum.
    + yok ebesinin ami ali sami!
    - peki.
    2 ...
  24. 427.
  25. En derinlerde, en korunaklı yerlerde saklanması gereken cümle. Lütfen öyle önümüze gelene kullanmayalım. içimizden geldiğinde kullanalım. Çünkü hakkaten çok değerli bi cümle. Yani benim için ve birçokları için de öyle olmalı zaten en değerli cümle. Bi insanın bir diğerine verebileceği sevgiden başka ne var? para pul verirsin de manevi olarak sevgi verirsin. O yüzden bu en değerli cümleyi en değerli anınıza sakladığınızda çok işinize yarayacak göreceksiniz. Hem karşınızdaki bunu hissedecek hem de siz onu gerçekten değerli hissettirdiğinizi bileceksiniz.
    2 ...
  26. 426.
  27. duymak istediğim kişiden duysam, mutluluktan öldürme etkisi yapabileceğine inandığım iki tanecik kelime.
    3 ...
  28. 425.
  29. biz zor söylenir bilirdik bu sözü. hani öyle çok sevmeli ki diyebilmeli insan!
    çok kolaymış meğer söylemesi, duydukça öğrendik bunu.
    'keşke hiç duymasaydık' dediğimiz cümledir artık.
    2 ...
  30. 424.
  31. dogru zamanda ve dogru yerde soylenilmesi gereken sozcuk grubu. yanlis bir zaman ve cok farkli olaylarin uzerine soylenildigi kosulda negatif etki yaratir.

    en iyisi zaman kontrollu bir thread kullanmak.

    class ILU extends thread {
    boolean _isactive=false;
    .
    .
    1 ...
  32. 423.
  33. 422.
  34. dilde pelesenk olduğunda hiçbir anlamı olmayan cümle.
    2 ...
  35. 421.
  36. ne aksi bir gündür yoldaşlar
    evde eş dost patates haşlar
    batısı lan medeniyet doğudan başlar
    deli ediyor beni bu yapışkan tuşlar

    herşeye kadirdir o iki kelime
    ilkönce derler sonra tayyip verir eline
    kimse sahip olamaz ki diline
    iktidara koyayım
    özür dilerim meclis seni seviyorum.
    2 ...
  37. 420.
  38. karşıt anlamı "seni sevmiyorum" değildir. çünkü o, çelik; bu ise kartondur.
    6 ...
  39. 419.
  40. tuhaf hislere gark eden laf. söylemesi ayrı, duyması ayrı bir derttir bunun.

    ilk duyuşumu hatırlıyorum.

    izmir'deki yazlığımızdaydık. babamın bir tanıdığının torunu olan koray'a acayip bir sempati (!) duymaktaydım. benden iki yaş büyüktü yanlış hatırlamıyorsam. yani işte ben 9 yaşında isem, o 11 falan. bu böyle uzun yıllar sürdü. ankara'ya döndüğümde de sınıf arkadaşım olan engin'e yazardım. az değilmişim, ama küçüktüm, olur öyle diyerek geçiştiriyorum bu mevzuuyu.

    bir de benimle yaşıt çiçek isminde bir arkadaşım vardı. bu koray hakikaten tuhaf bir çocuktu, iyi biri oduğu halde o yaşına rağmen tam bir ayarmatördü ve bu yüzden olsa gerek kimse koray'ı sevmezdi. yani koray'ın iki arkadaşı vardı; biri ben, diğeri çiçek. bu koray'ı dövmeye çalıştıklarında falan bizim eve kaçardı. ben sevinirdim. elimden gelse koray'ı dövmeleri için diğer çocuklara rüşvet verecektim. vermedim tabii.

    sonra birgün çiçek'i ağlarken gördüm. yanına gidip ne olduğunu sorduğumda bana sarıldı. dedi ki, "ben koray'ı seviyorum. büğveaaa." içimden "vay kaşar" dedim, ama aslında onun öyle biri olmadığını biliyordum. "tamam işte, ne güzel" falan diye geçiştirmeye çalıştım; "bunun için mi ağlıyorsun?"

    "yok" dedi. "koray seni seviyormuş". utanmasam kalkıp göbek atacaktım. ama "olur öyle boşver" falan diyorum kızcağıza. ne diyeyim? "aaa öyle mi çiçek'ciğim çok sevindim, hadi canım ben gidiyorum. okybye" hö?

    her neyse, çiçek'i teselli ettim. sonra her zamanki gibi, sıradan bir şey oldu ve koray yine bizim eve geldi. bu sefer eve almadım. ablam alacaktı. kapıyı kilitleyip anahtarı çaldım. çiçek'in onu sevdiğini bile bile bunu yapamazdım çünkü. ayıptı.

    sonuç olarak, koray o gün ilk dayağını yedi sitedeki çocuklardan. ertesi gün patlamış dudağıyla yanıma geldi (ki dudakları çok inceydi, sevmezdim, bence dayak yemiş haliyle daha yakışıklıydı)

    koray: dün niye öyle yaptın?
    ben: sen niye öyle yaptın?
    k: ben ne yaptım?
    b: çiçek?
    k: ne çiçeği çiçek mi istiyosun? (bunu gerçekten dedi.)
    b: çiçek seni seviyormuş
    k: e biliyorum.
    b: sen niye onu sevmiyosun? (yuh amk yuh!)
    k: ben seni seviyorum.
    b: git lan. (küçükken de kabaydım)

    onun gitmesini beklemeden arkamı dönüp koşarak eve girdim. bütün yaz tarkan'ın yine sensiz albümünü dinleyip hüzünlendim. küçücük bokken, neyimeyse?! hatta kimdi gibi hareketli bir şarkıdan, başlarken insanların göbek attığı bir şarkıdan kendime bir aşk acısı fon müziği çıkartmıştım ben. hatırlıyorum. ben böyle çocuğun hissiyatına koyayım.

    her neyse, sonra o yazın sonuna kadar benimle konuşmadı. ertesi yaz sünnetine gidip onunla dalga geçtim. önceki yaz onu döven çocukların hepsi yatağının çevresine kurulmuş, pipisine bakmaya çalışıyorlardı. kızlar bile. orospu çocukları.

    şu an ne yapıyor bilmiyorum. ama bence artık dayak yemiyordur.
    6 ...
  41. 418.
  42. Söylenmesi gerçekte zor olan ama artık bazılarının ağzına sakız olmuş gelene geçene söylenen cümle.
    1 ...
  43. 417.
  44. bu kelime sadeliği anlatmanı insanlığı
    masum,sade,yalın kullandığında insan
    inanılmaz güzel anlam yükleniyor sanki üstüne
    en güzel onur akın kullanmıştır bu kelimeyi
    seviyorum seni tuza ekmeği banıp banıp yer gibi
    geceleyin ateşler içinde uyanarak
    agzımı dayayıp musluga su içer gibi...seviyorum seni...
    1 ...
  45. 416.
  46. kim bilir şimdiye kadar kaç kişi kaç kere kullanmıştır?
    kaç kişinin yüzünde gülücük oluşturmuştur bu iki kelime,
    kaç kişinin hayatını değiştirmiştir,
    kaç kişinin gözyaşını dindirmiştir...
    zaman, mekan yada karşındaki kişinin kim olduğu önemli olmasada herkesde aynı mutluluğu veren tek cümledir; seni seviyorum...
    3 ...
  47. 415.
  48. ARAPÇA - Ana Ba-heb-bak
    ARNAVUTÇA - Te dashuroj
    BiRMANCA - Chit pa de
    BULGARCA - Jbichim te
    CAVACA - Kulo tresno
    ÇEKCE - Miluju te
    DANiMARKACA - Jeg elsker dig
    ENDONEZYACA - Saya cinta kamu
    ESTONYACA - Mina armastan sind
    FARSCA - Asheghetam
    FiLiPiNCE - Iniibig Kita
    FiNCE - Mina rakastan sinua
    FRANSIZCA - Je t'aime
    GALCE - Rwy'n dy garu di
    GRÖNLANDCA - Asavakit
    HAWAiiCE - Aloha I'a Au Oe
    HIRVATÇA - LJUBim te
    HiNTÇE - Mai Tumhe Pyar Karta Hoon
    HOLLANDACA - Ik hou van jou
    iBRANiCE - Ani ohev otach
    iNGiLiZCE - I love you
    iRANCA - Mahn doostaht doh-rahm
    iRLANDACA - Taim i'ngra leat
    iSPANYOLCA - Te amo
    iSVEÇÇE - Jag alskardig
    iTALYANCA - Ti amo
    iZLANDACA - Eg elska thig
    JAPONCA - Ore wa omae ga suki da
    KAMBOÇÇA - Bon sro lanh oon
    KATALANCA - T'estim molt
    KORECE - Tangshin-i cho-a-yo
    KORSiKACA - Ti tengu cara
    LAOCA - Khoi huk chau
    LATiNCE - Vos amo
    LETONCA - Es milu tevi
    LiTVANYACA - Tave Myliu
    LÜBNANCA - Bahibak
    MACARCA - Szeretlek
    MAKEDONCA - Sakam Te
    MALAYCA - Saya sayangkan mu
    MALEZCE - Saya cinta kamu
    MAYACA - Canda munani
    NORVEÇÇE - Jeg elsker deg
    PAKiSTANCA - Mujhe Tumse Muhabbat Hai
    PERSCE - Tora dost daram
    POLONYACA - Ja cie kocham
    PORTEKiZCE - Amo-te
    ROMENCE - Te Ador
    RUSCA - Ya vas liubliu
    SIRPÇA - Ljubim te
    SLOVAKCA - Lubim ta
    SLOVENCE - Ljubim te
    SRiLANKACA - Mama Oyata Arderyi
    SURiYECE - Bhebbek
    TAHiTiCE - Ua Here Vau Ia Oe
    TAYLANDCA - Phom Rak Khun
    TUNUSCA - Ha eh bak
    UKRAYNACA - Ja tebe koKHAju
    ViETNAMCA - Toi yeu em
    YUGOSLAVCA - Ya te volim
    YUNANCA - S'ayapo
    ZULUCA - Mena Tanda Wena
    ZAZACA-EZ TIRA-HES-KENA
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük